ZORLAŞAN MESELE: MÜMİNLİK KAFİRLİK

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Şunu unutmayalım ki; insan hakikate iman ediyor ya da inkar ediyor ve temel imtihan bu. O yüzden bu işi ciddiye almalıdır, sonra dönüşü yok çünkü. Ve iman dediğimiz şey, birbirimize sen müminsin, ben müminim, o mümindir demekle olmuyor. Öncelikle iman edilecek şey nedir diye ciddi ciddi düşünmeli kişi. İman edilecek şeyler ise en başta Allah ve Kuran-ı Kerim’dir. Çünkü Kuran’a iman eden, Peygamber’e, ahirete, diğer konulara da iman etmiş oluyor.

Kuranı Kerim ise 1400 yıl önce gelmiş ve günümüzde çoğunlukla “hükümleri eskimiş gibi görülen” bir kitab. Lakin hem öyle düşünüp  hem de inananlar da var.. Çünkü belli bir kültürel aidiyet noktası İslam. Beri yandan; Kitab, Levhi Mahfuzdan gelmiştir ve kıyamete kadar geçerlidir. Peki nasıl hem kıyamete kadar geçerli hem de eskimiş olacak?!.. Eskimemişse bu görüntü ve çözümü nedir? Bu meselenin gayet anlaşılması gerekiyor, değil mi? Bakın iş ne kadar boyutlandı. Bu çerçevede bir tefsir yazdık ve yayınlar yapıyoruz.  Pek çok hakikatlere ve çözümlere de ulaştık. Fakat adeta kimsenin böyle bir derdi yok, çünkü ilgi alaka sıfıra yakın. Ekranlara ve sosyal medyaya baktığımızda ise dini konularda konuşanlar çok ve bir ilgi de var görünüyor. Lakin bunlar ya rasyonalist ya gelenekçi mantığı temsil ediyorlar ve çeşitli yönlerden birilerine “iyisin iyi” demiş oluyorlar aslen. Biz ise herhangi bir kitleyi amaçlamadan işe yöneldik. O yüzden bizi ciddiye alın deriz.

Elbette biz ilkesel olarak; “inanıyorum” diyene “kafir” demiyoruz. Fakat bu, kimseye kurtuluş pasaportu değildir, sadece işin raconu böyle. Ve elbet bizim de sonumuz belli değil, fakat şunu unutmamalı ki; küfr örtmek demektir ve hakikati örtmektir, ille de ağzıyla resmi bir şekilde Allah’ı inkar, Kitab’ı inkar ve bunu deklare etme değil. Burada kal dili kadar hal dili de belirleyicidir. Ve hakikat noktasında bunca birikim ortaya koyduk. Ve gerekiyor da.. Şu halde, bütün bunlara körlük ettiği halde mümin olabilir mi kişi dersek?.. Elbet dünyanın bin türlü hali var, niyetler alemi var, şu var bu var; fakat zorlaşıyor iş, belirtelim. Ve unutmayalım ki şeytan da var, nefis de var..

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 1

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız