Download Instagram Photos

YIKILAN SADECE BEN-HUR’MU?


TSG (TercumaniAhvalSenaryoGrubu) olarak dünyadaki önemli projeleri izliyoruz. Bu günlerde grubumuzun yazarlarından İbrahim Demirkan’ın bir yazısında bahsettiği olayın gerçekleştiğini görüyoruz.Şöyle diyordu Demirkan:

“Sinema özellikle ABD sineması 3D İmax teknolojisiyle büyüleyici etkisini sürdürmek istesede bu teknolojinin bile evlere girmesi elini zayıflatan bir gelişme.

Birde gerçek hayat hikâyeleri ve yaşanan skandallar artık sinemada anlatılan hikâyelerden daha ilgi çekici olmaya başladı.

Öyle haberler ve olaylara şahit oluyoruz ki filmlerde anlatılan entrikalı dünyaların alasını reel hayatta görüyoruz.

Bu durumda ilgi çekici hikaye arayanlar için sinemadan önce gerçek hayata bakmalarının yeteceği bir dünya sunuyor.

İnternet sinema olmuş yani.

Bu anlamda dizi ve sinemaya senaryo yazanların işi zorlaşıyor.” (http://www.tercumaniahval.com/sinemanin-gelecegi/)

Yine TSG grubu yazarlarından Rafet Küçük’te FİLM VE GERÇEKLİK-JESUS FİLMLERİ başlıklı yazısında (http://www.tercumaniahval.com/film-ve-gerceklik-jesus-filmleri/) Hollywood yakın zamanda önce Nuh, sonra Musa filmi yapmıştı, şimdi de İsa filmleri geliyor. Yani düzenli bir Kutsal Kitap akışı.. dedikten sonra ‘nihayetinde bir şekilde dine yönlendiren filmler bunlar, günümüz ise öylesine dünyevi ki; dini, ahireti bir şekilde çağrıştıran işler bile rağbet görmüyor.’ diyerek önemli bir tespitte bulunuyordu.

TSG’nin bu tespitini 3D çekilmiş iddialı bir sinema filmi olan BEN-HUR’un yaşadığı gişe hüsranı doğrular nitelikte. Timur Bekmambetov’un yönettiği (Yan rolde Haluk Bilginer’inde oynadığı hatta Türkiyeye özel afişlerinde Haluk Bilginer’in resminin konulduğu ama filmin fragmanında bir saniye bile gösterilmediği) 100 Milyon dolara yapılan Ben-Hur gişede çökmüş. ABD’nin ünlü sinema dergisi Variety’e göre İncil kıssaları öne çıkartılıp Hristiyan kitle hedef alınmış ama hedef kitleden istenilen seyirci sayısı çekilemediği için 65-75 milyon dolar zarar bekleniyormuş. ABD box office raporlarında laik bölgelerde izlenmedi deniliyor.(http://variety.com/2016/film/box-office/ben-hur-box-office-loss-1201842938/)

Aslında dindar senaristler ve yönetmenler için düşündürücü bir durum. Modern drama anlayışı vahye dayalı metinlerde nasıl devreye sokulmalı soruları bizleri bir hayli meşgul edeceğe benziyor.

Aslında bu konuda bizde Ben-Hur tarzı bir çalışmaya imza attık. Yakın zamanda katıldığımız herkesin doğal olarak iddialı olduğu bir kısa film yarışmasında bir Kuran kıssasındaki mantığı kullandık. Kısa filmimizin senaryosu ve konseptini okuyanlar/dinleyenlerden ‘Ashab-ı Kehf kıssası’ gibi tespitlerini duyduk.

Evet Ashab-ı Kehf kıssası bu konuda ilham vericiydi ama geleneğin, vahye ait eserlerin modern bir sanat dalı olan sinemada nasıl kullanılması gerektiği hakkında bize halletmemiz gereken bir çok problem olduğunu gösterdi.

Kurgu hakikatten haber verebilir mi sorusundan başlayıp bizde beğenilen drama,komedi anlayışlarının ‘hakikatin diline’ ne kadar uygun olduğuna dair bir çok konu üzerinde yeniden kafa yormamız gerektiğini düşünüyoruz.

TSG olarak kısa filmimizin sinemamızda bir ‘Uyanış’a vesile olmasını dileriz.

Çok yakında gösterimde olacaktır.

Bu yazı ancak link ya da TSG (TercumaniahvalSenaryoGrubu) kaynaklı olduğu belirtilerek yayınlanabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 7

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız