YENİ ANAYASA YENİ BİR ZİHNİYETLE YAPILMALIDIR-SON-

Birde CHP’den miras altı ok meselesi var.

Altı ok ısrarla başta darbeciler olmak üzere çok lazımmış gibi anayasaya yazıldı ve yazarken de CHP ilkeleri diye yazılmadı.

Atatürk ilkeleri diye yazıldı bu da onlara bir dokunulmazlık kazandırdı.

Eğer biz CHP’nin bu ilkelerini değiştirmeyeceksek niye seçim yapıyoruz ki?

Ülkenin ruhunu bu altı oka göre düzenliyorsak partiler seçime niye giriyor ki?

Bütün vatandaşlar CHP li olmadığına göre fi tarihinde yapılmış CHP parti tüzüğüne göre bu ülke yönetilmek zorunda bırakılabilir mi?

Bunun adı Cumhuriyet midir mecburiyet midir?

Kılık kıyafet meselesinde de özgürlük olmalı. Tek sorun başörtülü vatandaşların eğitimde ve kamuda çalışamaması. Başörtülüler bu ülkenin misafiri değil ev sahibidir unutulmasın.

Başörtüsü bir suç aleti değildir ve bu yüzden her alanda serbest olmalıdır.

Kanunlar önünde herkes eşittir bu nedenle kişiye özel kanun olmamalıdır.

Demokrat parti Atatürk’ü devlet dairelerinden resmini indiren, paradan puldan silen İsmet İnönü’yle mücadele ederken –Ticani olaylarını da bahane edip- Atatürk’ü koruma kanunu çıkarttı. Sırf ‘Sen kötüsün cumhuriyete asıl ihanet eden sensin yoksa atamızın resmini kaldırtmazdın’ diyerek İnönü’ye vurmak için.

1950’lerin siyasi çekişmesinden kalan bu hatırada ortadan kaldırılmalı. Atatürk’e hakaret ile eleştiri iyi ayırt edilmeli hakaret edildiği zamanda zaten ceza hukukunda ki maddelere göre muamele edilmeli.

Tek adam hayranı bir eğitim müfredatı ile yola devam edilmemeli Milli Eğitim kendi bünyesinde bu düzenlemeyi yapmalıdır.

Zaten son KHK ile MEB teşkilat yasasında Atatürkçülük çıkartıldı, çıkartılınca ne oldu?

Ne sevenlerinde bir azalma ne de düşmanlarında bir çoğalma oldu çünkü sevgi kalpte gerçekleşen bir şeydir zorlamayla yapılan her iş geri teper buna din de dahil.

Askerî yargı, İnkılap kanunları, Tevhid-i Tedrisat kanunu ve Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) kaldırılmalıdır.

Resmi tatil günü Cuma günü olacak şekilde yeni bir düzenleme yapılabilir. C.tesinin ya da Pazarın bir kutsiyeti yok Cuma gününün de fakat ortada bir realite var çünkü Cuma namazından dolayı çalışanlar gün içinde uzun bir ara vermek zorunda kalıyorlar.

‘Devlet ibadet özgürlüğüne saygılıdır ve bu konuda talepleri destekler’ gibi maddelerin uygulanabilir olmasına özen gösterilmeli gerekirse anayasada açıkça yazılmalıdır. Yoksa Necip FAZIL’ın dediği gibi “Camiler serbest ama yolları yasak onlar meydana hakim, biz ise camide tutsak” durumuna düşeriz.

Birde Başkent konusu da İstanbul-Ankara bağlamında tartışılabilir. Kültürel başkent İstanbul idari başkent Ankara gibi fakat İstanbul’un kaosa dönen trafik ve nüfus gibi problemleri düşünülüp oraya bir nüfus akışını engelleyecek şekilde dizayn yapılmalıdır.

Tekke ve Zaviyeler yeniden açılmalı. Özellikle cemevleride bu kapsamda yasal statüye kavuşturulmalı. Böylece sol ideolojinin yönlendirmesiyle Ali’siz Alevilikten Allahsız Aleviliğe götürülmek istenen Alevi-Bektaşi çizgisi asli ruhuna dönmelidir.

Underground çalışan tarikatlar ise legalleşmeli rahatlıkla kendi tekkelerini açmalı böylece her şey şeffaflaştığı için suiistimallerin önüne geçilebilmeli.

Sonuçta bir hayli konuşulacak uzun bir mesele ile karşı karşıyayız.

Bizim derdimiz herkes kendi dünyasında rahatça yaşasın devlet kimseye baskı yapmasın.

Şu an bir içki yasağı yok ama kamuda ve eğitimde başörtüsü yasağı var.

Demek ki özgürlüğe en çok muhtaç olan kesim İslami kesim.

Kendini laik olarak tanımlayan insanlarımızın da korkuları giderilmeli özgürlükler konusunda herkesin eşit olacağı vurgusu yapılarak sadece dindarlara yontulan bir anayasal düzenleme yapılmadığı belirtilmelidir.

Son Not: Hükümet anayasa konusunda radikal bir adım atarsa uygulamalarda rahatlar. Örneğin Cuma günü tatil olursa isteyen gider içkisini içer isteyende gider Cuma namazını kılar eğer yeni düzenlemede Cuma vaktine ‘istirahat vakti’ gibi geçici çözümleme getirirlerse o zaman Cuma namazına gitmeyen çalışan erkekler haklı olarak ‘Cuma namazına gidenler bize vicdani baskı yapıyor’ derler onun için Cuma gününü tatil yapacaksın kimse kimseyi görmez isteyen de istediğini yapar. Karar radikal gibi gelebilir ama emin olun toplum ancak böyle rahatlar. Ak parti bunu iyi düşünmeli.

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 0

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız