YAHUDİLEŞME TEMAYÜLÜ VE TANRI ALGISI ÜZERİNE

Esirgeyen Bağışlayan Allahın adıyla..

Bilindiği üzere Yahudiler çokça zikredilir Kuranda. Herhalde biraz da ibret almamız için. Ama genelde onlara lanet etmemiz için olduğu düşünülür.

Yahudilerin en bariz özelliği ise özel, çok özel olduklarını düşünmeleridir baktığımızda. Tanrı adeta sadece onların Tanrısıdır. Onlarla meşguldür hep, onları imtihan eder, onlara yardım eder. Onlara Peygamber gönderir. Diğer bütün varlıklar hikayedir. Zaten bu yüzden Yahudiler diğer insanlara her türlü haksızlığı rahatlıkla yapabilirler. Hatta bunu yapmaları gerekir.

Gelelim günümüze ve Müslümanlara biraz.. Biraz benzer değil mi? Özellikle bazıları.. Sanki Tanrı sadece onların Tanrısı, onlar imtihan oluyor, onlara yardım ediyor Tanrı, ayetler herşey onlarla ilgili. Tarih de bunun canlı şahidi.. Hep böyle gelmiş netekim. Bunu özellikle şuradan anlayabilirsiniz, antiparantez; onlarla direkt ilgili olmayan, ya da onlara ters gelebilecek bir ayet yorumunu ya da Kuran mucizesini ne kadar bariz olsa da dinlemezler. Hatta “uydurulmuş” gözüyle bakarlar düpedüz. Sanki Allah sadece onların ilgilendiği şeyleri bilmek, onların ilgilenmediği şeylerle ilgilenmemek durumundadır. Onların Tanrısı ya sadece ne diye uğraşsın başka şeyle???..

Yüksek sanatla ilgilenmiyorlar mı mesela, ne işi olur Allahın yüksek sanatla. (Hatta kimisi ilgilendiği halde böyle der kalabalığa uyup ya da işi dön dolaş kalabalığın beğeneceği bir noktaya bağlar, kalabalığı rahatsız etmeyecek bir tonda ortaya koyar vs) Uzay?.. Ne alaka??.. İlgi sahama girmiyor. Bu durum adı konmamış bir şekilde Allahı sadece KENDİLERİNİN TANRISI olarak görmelerindendir. Hatta bu psikolojide ne kadar öyle görürsen o kadar imanlı olursun. Olur olmaz herşeyi Allahın imtihanı, ilgisi olarak görür.. Kendisiyle alakalı olmayan bir şeyi de “Allahla, Dinle alakası olmaması gereken bir şey” olarak tabii. Ve elbette bütün bunlar adı konmamış bir şekilde gerçekleşir. Ben dediği düpedüz ego değil, tarihsellik, cemaat, topluluk bağlamındaki bir egodur çünkü, ayrı bir şey gibi görünür. Süperego..

Görünüşte La İlahe İllellah’tır dava. “Onun Allahtan başka Tanrısı yok”tur tercümesi.. Onun, Onların..

Peki diğerlerinin?… Mahlukatın?.. Mahlukat önemli değildir, mühim olan Odur. Onlardır.. Onlardır. Odur..

Yani Tanrının da onlardan başka işi yok. Dolayısıyla.. Böyle bir Tanrı imajı.. La ilahe İllellah bu mu demek?..

Ya da şöyle soralım, bu kadar nefsin işin içinde olduğu bir iman da neye imandır böyle yahu?…

Yarıdan çoğu kendine olduğu açık da…

NOT1: Başkalarında bu sayılandan fazlası vardır belki, ama sonuçta ideali konuşuyoruz.

NOT2: Konuya daha ilmi bir bakış için bknz.  

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 2

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız