WİKİLEAKS, GREEN ZONE VE BİRKAÇ İYİ ADAM 2-SON

Green Zone (yeşil bölge) adlı filme dönersek, film belki Hollywood’un Irak ile ilgili çektiği en muhalif filmlerden biri ama hala fazlasıyla ve fazlasıyla Amerikalılar için yapılmış bir filmle karşı karşıyayız. Mesela kötü Amerikalı iyi Amerikalıyı şöyle bacağından bile vurmuyor en kritik anda. Müthiş bir özen. İyi Amerikalı kötü Amerikalının öcünü büyük bir hınçla alıyor, onu öldüreni ölllldürerek. Amerika da Amerika..

Watch-Green-Zone-Online-Free

Öte yandan işgüzar mı işgüzar bir idealizmle karşı karşıyayız film boyunca. Düşünün, başbakanların bile artık itiraf ettiği Irakta kimyasal silah olmadığı gerçeğini büyük bir ifşaat gibi sunuyor film ve tamamen bunun üzerine oturuyor dersek abartmış olmayız. Gerçi “savaşın sebebi” şeklinde sunulması, çok ciddiye alınırsa yutulabilir bu lokma. Ve yine gerçi, herkesin bu lokmayı “bal gibi” yuttuğunu da hafiften vurgulamakta film. Ama o zaman gerçek gerçek nedir?.. Ona hiç girmiyor. 

Bitişinde ise işte de olabilecek son nokta budur (haberin belli başlı gazetelere gönderilmesi ve oralarda muhtemel yayınlanması diyelim) gibi bir hava estiriyor ki film, aklımıza ister istemez 15-20 yıl önceki bir başka filmi getiriyor. Birkaç iyi adam adlı filmi. Bu ne geriye gidiş böyle yahu..

Çünkü de birkaç iyi adam-a few good men adlı filmde bir tek kişinin (Santiago adlı denizci) ölümüne “dolayısıyla” sebebiyet vermekten “bütün delilleri karartttığı halde” bir albay tutuklanıyordu. Yıl 1992, üstelik yer Guantanamo.


a few good men-final
 

Burada savaş çıkarma, yüzbinlerce insanın ölümü şu bu.. bu tarz bir şeyin iması bile yok. Tutuklanma diye bir mefhum yok sanki. “Herşey tarih önünde yaşanır ve geçer..” 

Diyelim ki gerçekler bu noktaya çekti Hollywood’u, sonuçta bir filmden bahsediyoruz. Ama idealizm biraz da ideali ortaya koymak değil midir, ona ilişkin eksik noktaları vurgulamak değil midir? Tutuklanmadı ya işte “muhbir” işte işinin başında devam edip gidiyor. Bu mudur yani..

Halbuki yine yeni tarihli Oscar adayı bir belgesel olan Amerikanın en tehlikeli adamı-The Most Dangerous Man in America: Daniel Ellsberg and the Pentagon Papers, wikileaks benzeri bir bilgi ifşaatı sonucu Amerikanın Vietnam’dan çekilmesi sonucunu doğuran gelişmeleri konu almaktaydı.

 Ama desenize iş sadece ifşaat mı?.. Vietnam için dünya yıkılıyordu, protestolar şunlar bunlar. Müslümanlar içinse İslam Alemi bile fazlasıyla sus pus.

Herkes “ben onlardan değilim aman ha” havasında.

-Kimlerden?….

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

WİKİLEAKS, GREEN ZONE VE BİRKAÇ İYİ ADAM 2-SON” için 2 yorum

  • 29/07/2010 tarihinde, saat 11:37
    Permalink

    Sanki Ergenekoncu bir albayın tutuklanma hikayesi sanki şu son dönemdeki balyozdan tutuklanan generallerin kendilerini savunma biçimleri. Mükemmel bir sahne.

    Yanıtla
  • 29/07/2010 tarihinde, saat 11:58
    Permalink

    ABD’nin sinemayı bile nasıl bir nevi politika-siyaset aracı olarak kullandığını çok iyi analiz eden bir yazı olmuş. Amerika’nın gerçekten böyle bir havası var. Yüzbinlerce insanın ölümüne neden olurlar, milyonlarca insanı evlerinden ederler, hata yaptık diyip devam ederler. Taliban diye köy düğününü bombalarlar, onlarca kişi ölür, özür dileyip geçip giderler. Adeta hatalarının tek bedeli hatalarını kabul etmektir. İnsanlar buna nasıl ses çıkarmaz anlamak mümkün değil.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 8

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız