UNESCO REUNİON ANGLOSAKSONLAR VE KÜLTÜRLERİN YAKINLAŞMASI YILI ÜZERİNE 1

80286803

Unesco bu yılı kültürlerin yeniden yakınlaşması yılı ilan etti. Geçen yıl Unesco başkanlığına seçilen İrina Bokova, hümanizm ve kültürel çeşitliliğin altını çizmişti, bu çerçevede yoluna devam ettiğini söyleyebiliriz.

Bu arada Bokova, Bulgaristan eski dışişleri bakanı ve Unesco başkanlığını seçimde favori gösterilen ve Yahudi karşıtı söylemleri sebebiyle tepki toplayan Mısır kültür bakanı Faruk Hüsnü’ye karşı kazanmıştı, antiparantez belirtelim.

Ve gelelim Unesconun bu yılki en dikkat çekici işine.  Unesco yeni bir liste yayınlayarak 21 yeri daha dünya mirasına dahil etti ve böylelikle dünya mirası listesi 911e ulaştı.

21 ve 911 rakamlara dikkat.

4e9457bb7e

Yani sırf bu rakamların tedirgin olmadan kullanılmış olması bile aslında kültürlerarası yakınlaşmaya sembol olacak nitelikte. Mesela Faruk başkan olsa buna dikkat ederdi sanırım. Ve üstelik içi de dolu, devamla..

Yeni seçilen listede acaip derecede sembol niteliğinde yerler var bu anlamda, dikkat..

1-Reunion adası: İngiltere’nin Amerikayı kaybettikten sonra sömürgeleştirdiği ve “yeniden bir araya geliş” gibi bir isimle isimlendirdiği ada. Madagaskar yakınlarındaki bu ada, daha sonra I. dünya savaşı sırasında Süveyş kanalına karşılık Fransaya veriliyor.

2- Avustralyadaki tarihi cezaevi: İngilizlerin 18. yüzyılda inşa ettiği cezaevlerinde mahkumların başka bölgelere gönderilmesinden önce tutulduğu belirtiliyor. En büyük suçlu nakil bölgesi olması ve Avrupa’nın kolonilerini genişletmesini temsil ettiği için listeye alındı.

3. Gümüş Yol: Meksika’da ‘Gümüş Yol’ diye bilinen ‘Camino Real de Tierrablankblank Adentro’, İspanyollar ve Amerika yerlileri arasında sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan geçit görevi gördüğü için listeye alındı. (İngilizler gelene kadar dememiş tabii)

4. Mercan adaları: Amerika’nın 1950’lerde nükleer denemeler yaptığı bir ada.

tebriz

iran49

İran’dan iki yer seçilmiş bir de üstüne vesaire.. Acaip bir kompozisyon. Anglosakson zihniyeti, Amerika’yı rahatsız edecek ne varsa yapılmış adeta.

Yine dönelim 21 ve 911’e, Amerika’da da ikizkulelerin yakınına bir İslam merkezi yapılması sözkonusu. Ve acaip tartışmalar.. Yani hiç de boşuna yapılmamış bir çıkış bu Unesco’nunki. Öylesine bir kibir, benlik var ki.. “Ama orada üçbin kişi öldü”

Amerikanın Irak işgaliyle bir milyon kişi öldü. Afganistan’da kimbilir kaç. Nesiniz siz?..

Tabii bir yandan da şu tablo karşısında bile Müslümanların özür dileyici tavrı ve aman bizim terörle alakamız yoktur, barışçıyızdır yaklaşımı. Şu camii projesi bile adeta bu mantığa hizmet eder bir hal aldı. Unesco’nun şu duruşu bu anlamda takdirlik.

Bu arada durumu sezen Ahmedinecat da geçenlerde birden 11 Eylülden bahsetti ve Amerika’nın 11 Eylül’ü abarttığını söyledi. Orada Siyonistlerin ölmediğini vesaire.. Bu da bir başka adeta “ezik” tavır olsa da en azından bir varım, bilinçliyim, mutluyum olayı.

Bizde ise her zamanki gibi bir paça tutuşması olayı vardı; İstanbul kültür mirasından çıkarılacak mı, çıkarılmadı.

istanbul_genel

……….

UNESCO REUNİON ANGLOSAKSONLAR VE KÜLTÜRLERİN YAKINLAŞMASI YILI ÜZERİNE 2-SON

hasanberk

1975 İstanbul doğumlu şair ve araştırmacı yazar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 6

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız