TÖVBE KAPISI KAPANMADAN..

kırmızı

biri var doksandokuz kişinin katili
dibine gelmiş uçurumun
düştü düşecek..
ama tanıdı Rabbi
öteki belki sinek bile öldürmedi
böcek bile öldürmedi
ama tanımadı Sahib’i
tanımadı sahici

biri, yüz kişinin katili tam
uçurumdan aşağı gitti
..ama tanıdı Rabbi
öteki belki havalarda uçtu
yerlerde gezdi
ama tanımadı Rabbi, tanımadı gitti

biri var..
uçurumdan kurtuldu
kılı kılına
öteki var.. 
dibini buldu uçurumun
etti ana ocağı, etti yar

...

neden neden neden?..

bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmek gibi
l a k i n
gözünü aç ey insan
Onun elinde hesap cetveli
Onun elinde hesap cetveli
O n u n  e l i n d e  h e s a p c e t v e l i
 
belki bazen 
son anda çözülüyor kader
kimbilir..
meşumiyetler meyyaliyetler
mecburiyetler.. 
çıkıyor karar  
ne bileceksin içi
ne bileceksin işi
ve bazen 
iyiyim iyiyim iyiyim de neye yarar
desinlerse bütün mesele
gidersin geldiğin kadar
gidersin geldiğin kadar


Kafirler, Ben’i bırakıp da kullarımı dostlar edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kafirlere bir konak olarak hazırladık.
De ki: Size, (yaptıkları) işler bakımından en çok ziyana uğrayanları bildirelim mi?
(Bunlar;) iyi işler yaptıklarını sandıkları halde, dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir.İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkar eden, bu yüzden amelleri boşa giden kimselerdir ki, biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü tutmayacağız…
(Kehf 102-105)

...........................................................

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden önce yaşayanlar arasında doksan dokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. Bir ara yeryüzünün en bilgin kişisini sordu. Kendisine bir rahib tarif edildi. Ona kadar gidip, doksan dokuz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tevbe imkanının olup olmadığını sordu. Rahib: "Hayır yoktur!" dedi. Adam onu da öldürüp cinayetini yüze tamamladı. Adamcağız, yeryüzünün en bilginini sormaya devam etti. Kendisine alim bir kişi tarif edildi. Ona gelip, yüz kişi öldürdüğünü , kendisi için bir tevbe imkanı olup olmadığım sordu. Alim: "Evet, vardır, seninle tevben arasına kim perde olabilir?" dedi. Ve ilave etti: "Ancak, falan memlekete gitmelisin. Zira orada Allah`a ibadet eden kimseler var. Sen de onlarla Allah`a ibadet edeceksin ve bir daha kendi memleketine dönmeyeceksin. Zira orası kötü bir yer." Adam yola çıktı. Giderken yarı yola varır varmaz ölüm meleği gelip ruhunu kabzetti. Rahmet ve azab melekleri onun hakkında ihtilafa düştüler. Rahmet melekleri: "Bu adam tövbekar olarak geldi. Kalben Allah`a yönelmişti" dediler. Azab melekleri de: "Bu adam hiçbir hayır işlemedi" dediler. Onlar böyle çekişirken insan suretinde bir başka melek, yanlarına geldi. Melekler onu aralarında hakem yaptılar. Hakem onlara: "Onun çıktığı yerle, gitmekte olduğu yer arasını ölçün, hangi tarafa daha yakınsa ona teslim edin" dedi. Ölçtüler, gördüler ki, gitmeyi arzu ettiği (iyiler diyarına) bir karış daha yakın. Onu hemen rahmet melekleri aldılar." Bir rivayette şu ziyade var: "Bir miktar yol gidince, ölüm gelip çattı. Adamcağız yönünü salih köye doğru çevirdi. Böylece o köy ehlinden sayıldı."

..................................................................

Ölmeden iki saat önce Müslüman oldu

11 09 2009 17:50 (haber7.com) 

Alınan bilgiye göre, İngiltere'de uzun yıllar şoförlük yapan Melvyn Morris, 8 yıl önce tatile geldiği Fethiye'yi çok beğenerek Çaltıözü köyüne yerleşti.

Kanser hastası olduğu öğrenilen 64 yaşındaki Morris, hayatını kaybetmeden iki saat önce köyün imamı Ramazan Boztaş'ın yanında Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu.

Köydeki evinden Fethiye Belediyesi'nin cenaze aracıyla alınan Morris, kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.

Cenaze törenine, çok sayıda köylü ve Morris'in yakınları katıldı.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 2

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız