buy Instagram followers

TİTANİK GEMİ TOPLUM SİNEMA VE CAMERON ÜZERİNE

Titanik filmi ve gerçeği tabii bana hep şu hadisi anımsatmıştır.

Numân b. Beşîr (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’ın çizdiği sınırlara riayet ederek İslam’ı yaşamaya dikkat gösterenlerle riyakarlık ve yağcılıkla Müslüman geçinenlerin durumu denizdeki bir geminin alt ve üst katını kur’a çekerek paylaşan insanların durumuna benzer. Bunlardan kimisine geminin alt kısmı kimine de üst kısmı düşer. Aşağıdakiler su almak için yukarı inip-çıkarlarken yukarıdakilerin üzerlerine su sıçrattılar. Bunun üzerine yukarıdakiler şöyle derler: “Yukarıya çıkarak bize eziyet etmenize müsaade etmeyeceğiz.”
Aşağıdakiler de şöyle derler: “Biz de geminin alt kısmından bir delik açarak suyumuzu oradan alırız.”
Eğer üsttekiler, alttakileri yapacakları bu işten el çektirmezlerse hepsi birden boğulup ölürler, onlara engel olurlarsa hepsi birden kurtulurlar.” (Buhârî, Şerike: 6)

 

Titanik filmi de nitekim bunu oldukça vurgular şekilde aşağıdakiler yukarıdakiler ayrımı üzerine kurulmuştu. Sınıflar.. Gemi batarken bile bu sınıflar ayrımına göre filikalara biniliyordu hatırlayalım. Bundan da ötesi “bu gemiyi tanrı bile batıramaz” sözü ve anlayışı. Buraya kadar her şey güzel tamam. Ama film bir aşk meselesine öylesine odaklanıyordu ki bütün bu vurgular ikinci planda kalıyordu. Gerçi aşk da aşağı sınıftan genç ile yukarı sınıftan kız arasında idi ama cinselliğiyle şusuyla busuyla öylesine yaşanıyordu ki iş gerisi teferruat noktasına doğru yollanıyordu.

Solda titanic filminden bir sahne sağda Washingtondaki titanic anıtı

Filmin en akıllarda kalıcı sahnesi geminin önünde kızın haç şeklinde kollarını açması erkeğin de arkadan ona sarılması idi hatırlayalım.

İşte sinemanın kendi kurduğu dünyayı yıkması diye buna denir. Çünkü olay sadece aşk boyutundan da çıkıyor haç teslis çarmıh Tanrının oğlu gibi kavramlar hiç adı bile geçmeden belki başrole oturuyordu. Halbuki batının kibrinin temelinde bu Tanrının oğlu, biz Tanrının çocuklarıyız algısı vardır. Yani kulluk değil de..

Washingtondaki Titanic anıtını filmin içine koymuştular resmen.

Heva ve hevesime göre yaşarım noktası aşk diye yutturulmaya çalışılıyordu. O zaman zaten bütün bu manzara ne ki?.. Mesele sadece aristokrasi mi?.. Hadisin başındaki vurgular şimdi daha bir dikkatimizi çekiyor.

“Allah’ın çizdiği sınırlara riayet ederek İslam’ı yaşamaya dikkat gösterenlerle riyakarlık ve yağcılıkla Müslüman geçinenlerin durumu denizdeki bir geminin alt ve üst katını kur’a çekerek paylaşan insanların durumuna benzer. Bunlardan kimisine geminin alt kısmı kimine de üst kısmı düşer….”

Kura da kaderdir tabii ki. Her sınıfta öyle ya da böyle kişiler vardır, mesele sadece sınıf değildir yani. Batı bunu göremediği müddetçe sonunun Titanik olacağını da görmelidir. Mesele Allaha kul olmamak, başka bir tür kategoriler icat etmektir. İster fakir olsun ister zengin. Mesele İslamdan kaçmaktır.

Titanikten yeni görüntüler yayınlanıyor şu sıra. 2012de ise Cameron 1912’de batan Titanik’in yüzüncü yılı dolayısıyla filmi 3d olarak bu sefer vizyona sokacakmış. Bir iki sahneyi çıkarmayı da ihmal etmez herhalde. Zaten film biraz uzundu.

Gerçi Cameron’un 2007de Hz İsa’nın kayıp mezarı adlı bir belgeseli yayınlanmış ki oradaki iddialar bambaşka bir hikaye. Avatar filmi zaten başka bir hikaye. Filmlerden ziyade artık bu garip adamın serüvenini izliyoruz adeta. Maalesef Kurana bir türlü yanaşamayan-ulaşamayan bir Batı, şirkten bir türlü kurtulamayan bir Batılı işleri içinden çıkılmaz hale getirmekte.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

TİTANİK GEMİ TOPLUM SİNEMA VE CAMERON ÜZERİNE” için 2 yorum

  • 10/09/2010 tarihinde, saat 23:39
    Permalink

    güzel bir yazı olmuş .teşekkürler

    Yanıtla
  • 11/05/2012 tarihinde, saat 15:28
    Permalink

    film gerçekten çok güzeldi ağlamadan duramadım.Ama hiç bu konuya dikkat etmedim aslında bu gemiyi tanrı bile batıramaz dediğinde o kadar dikkatimi çekti ki sanki geminin batmış olmasında bunun da bir yetkisi olduğu söylenmek isteniyor gibi geldi.Aslında öldüren allah öldürür denmek istiyor gibi.Şu anda daha çok ilgimi çekti.Teşekkürler

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 6

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız