TADI DAMAĞIMDA

Kesmece karpuuzz. Karpuz kesmeceee

Kesmece abi veriyim mi bir tane..

-evet..

-hangisi?

-şu olabilir..

-eveet. Şöyle bir keselim bir de tadına bak. Keselim değil mi?..

-evet..

-Nar gibi nar. Karpuza bak nasıl ses geliyor.

-hmm iyiymiş

-kesmeceee karpuz. Tartıyorum

-tart, tart..

….

Ali bey, vicdanı rahat evine doğru giderken “keşke her şey bu kesmece karpuz gibi olsa” diye düşündü ister istemez. Her şey ne kadar da karmaşıktı dünyada.. Karpuzun tadı hala damağındaydı işte. Kendisi ise poşetin içinde ellerinde.. Ne kadar az şey bu kadar netti.

Derken acı bir fren ve poşetin yere düşüşü.

Dalmış giderken az daha arabanın altında kalacaktı. Karpuzun işi bitmişti tabii. Biraz söylendiler birbirlerine arabayı kullanan adamla. Kimseye bir şey olmamıştı karpuz dışında. Yani ne arabaya ne ona. Acaba parasını istese miydi ondan?.. Yani karpuzun. Veya insan nezaket icabı olsun teklif ederdi değil mi.. Teklif etseydi “yoo kalsın” derdi. Ama hayır, adam bastı gaza ve gitti.

Karpuzdan kalanları çöp tenekesine attı Ali bey. Ucuz atlatmıştı ama karpuza üzülmüştü yine de. Demincek düşündüğü şeyler aklına geldi. Hayat ne kadar da karmaşıktı. Acaba gidip bir karpuz daha mı alsaydı şimdi. Hayır, almadı ve evine doğru gitti ağır adımlarla. Garip ama karpuzun tadı hala damağındaydı.

Kim bilir kim nazar etmişti de şu hale düşmüştü..

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 7

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız