Download Instagram Photos

SUSKUNLUĞUMUZ ONLARI ÖLDÜRÜYOR

Suriyedeki halk ayaklanması Beşar Esed ve ona bağlı güçler tarafından kanlı bir şekilde bastırılıyor. Halkın talebi Esad ailesinde olan ülke hâkimiyetinin kendilerine devredilmesi.

Bu konuyla ilgili Memur-Sen Ankara İl başkanı Mustafa KIR önderliğinde sendikanın katkılarıyla iftarlı bir toplantı düzenlenerek gerek Suriyeli gerekse Ankara’da bulunan bazı STK’ların temsilcileri konuyu istişare etmek ve acilen bir eylem planı koymak üzere davet edildi.

Tercumaniahval ekibinden de İbrahim DEMİRKAN katıldı toplantıya.

Toplantının açılış konuşmasında Mustafa KIR şöyle konuştu;

Peygamberimizin söylediği gibi Müslümanlar bir vücudun azaları gibi ise ülkemizdeki Müslümanların sorunu olduğu gibi vücudumuzun diğer azası olan Suriyeli Müslümanların da sorunu hem de daha kötü hemde zor şartlarda daha acil yardım gerektiren bir sorun. Bunu müzakere edip oradaki kardeşlerimiz için neler yapacağız bunu konuşmak için bir araya geldik. “

Daha sonra konuşmasına devam eden KIR, Afrikadaki Müslümanlarında açlıkla imtihan edildiğini belirterek Tunus ve Mısırda başlayıp belli bir seviyeye gelen sürecin Suriye’de başladığını orada kardeşlerimizinde imtihanlarının daha farklı olduğunu maalesef Suriye’de devlet yönetimin halkın meşru isteklerine kurşunla, silahla cevap verdiğini ve katliam yaptığını söyledi.

ŞAM ÖZGÜRLÜĞÜN TÜRKÜSÜ OLACAK İNŞAALLAH

Suriyede bulunmuş olan ve halen birebir haberleşen konuklar ise gelinen son noktayla ilgili bilgiler verdiler. Bu bilgileri başlıklar halinde vereceksek şöyle sıralayabiliriz;

-(Toplantıya katılanlardan birkaç kişinin Suriyedeki halk hareketin arkasında batılı güçler,İsrail v.s var mı gibi istifhamlarına karşılık) Halkın %90’ı Esad rejimini istememektedir ama bunun başlangıcı spontane gelişen 13 yaşındaki Hamza El Hatip adlı çocuğa yapılanlardır. Basında bu çocuğun cesedine ait görüntüler yayınlanarak, 29 Nisan’da Dera’daki olaylara katıldığı, gözaltına alındığı ve işkence yapıldığı öne sürülmüştü. Cesette darp izleri, sigara yanıkları bulunduğu ve cinsel organının kesildiği iddia edilmişti.

Suriyeli konuklarımızın anlattığına göre ise Hamza duvara ‘Esat gitmeli’ yazdığı için güvenlik güçlerince göz altına alınıp tırnakları sökülerek işkence yapılıp öldürülmüş hatta 9 yaşındaki kızkardeşi de gözleri önünde öldürülmüş. Ailesi akrabalarıyla beraber çocuklarının cesetlerini almaya gidince ‘artık sizin bu iki çocuğunuz yok, yeni çocuklarınız olur bu işin peşini bırakın’ sözleri üzerine çıkan tartışma ve arbede olayların kıvılcımı olmuş. Dera’da başlayan bu ayaklanma diğer şehirlere de hızla yayılmış.
Zaten Beşar Esad’ın teyzesinin oğlu Rami Mahluf (tam kabile hayatı değil mi yönetime bakın Allah aşkına 16.yy.dan kalma) Suriyenin istikrarı İsrail’in istikrarıdır diyerek gerekli yerlere mesajını iletmiş.

Sabra ve Şatilla katliamında Suriye ordusunun ihmalinden tutun İsraille danışıklı dövüşe kadar oyalayıcı ve yalancı bir politika izlendiği anlatıldı.

-Suriyede hakim unsur olan Nusayrilerin zannedildiği gibi güçlü olmadıklarını 4 aşiretin yönetimde hakim olduğunu bunların bir kısmının Caferi olduğunu ve Esad’ın Nusayri olan en küçük aşirete bağlı olduğunu özellikle görevden alınıp öldürülen savunma bakanının diğer aşiretlerden olduğunu ve 3 aşiretin Esadın yaptıklarının onaylamadıkları Suriyeli misafirlerce dile getirildi.

-Gazeteci-Yazar Hüsnü Mahliye güvenilmemesi gerektiğini halk hareketini çarpıtan açıklamalar yaptığını Said Ramazan el –Buti’ninse verdiği fetva ile ayaklananların aleyhinde bulunduğunu ve Esad’ın tarafını tuttuğunu belirttiler.(Cevdet Said’İ sordum muhalif mi diye Cevdet Said şu an Esad’a muhalifmiş.)

-Hama’da ölü sayısının en az 10 000 olduğu ve bu rakamın kesin olduğu söylendi.

-Humusta halk kendini öldürmeye gelen askere ‘Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.” Ayetini pankart olarak kullanmış. Maide, 28. Bu pankart etkilide olmuş ve askerlerin arasından halka kurşun sıkmamak için ayrılanlar olmuş.

-Özellikle hapishanelerdeki eli kanlı mahkumlar serbest bırakılıp,19.Alay ve Cumhuriyet Muhafızları ile beraber araziye sürülerek katliam yaptırılmış. Ordu da çatlak varmış ama bunun gün yüzüne çıkması nasıl ve ne zaman mümkün olur meçhul.

-Her hafta bir slogan internet yoluyla seçilip atılıyormuş. Sessizliğiniz bizi öldürüyor (Sumtukum Yektulune) sloganını özellikle Türkiye için kullanmışlar çünkü halkın tek ümidi Türkiye. Türkiyede cılız bir ses çıkınca sonraki hafta ‘Allah bizimle beraber’ sloganı kullanılmış.

TOPLANTI SONRASI ALINAN KARARLAR

Toplantı sonrası yapılacak ilk eylem Hacıbayram’da Cuma namazı sonrası Suriye şehitlerine gıyabi cenaze namazı kılınması diye kararlaştırıldı.Namazın arkasından Memur-Sen il başkanı Mustafa KIR’ın bir basın açıklaması okuması kararlaştırıldı.

Ayrıca Ankara’da daha geniş bir platformun kurularak milletvekilleri ve bakanların ziyaret edilmesi,Türkiye geneline yayılacak bir duyuru ile geniş katılımlı bir miting yapılması,katliamı gösteren bir sergi için mazlum-der başvurduğu halde red edilmiş bile olsa bir daha başvurulması ve bunun için yeniden bir girişim yapılması kararlaştırıldı.

Mazlum-Der’in her Cuma Suriye elçiliği önünde yaptığı protestosuna katılımı çoğaltmak için bütün STK’ların üyelerine duyuru yapmaları tavsiye edildi.

Bizdende sosyal medyanın kullanıma önem verilmesi gerektiği bu konularda yayınlarımızı devam ettirdiğimiz belirtildi.

Toplantı gecenin geç vakitlerinde bitti.

Orada söyleyemediğim ama Hizbullah ve İran’ı da Esad yönetiminden desteklerini çekmelerini (Yabancı oldukları için kolay kolay teşhis edilemeyecek Hizbullaha ait timlere de katliam yaptırıldığı belirtildi) isteyecek bir basın açıklaması Lübnan ve İran elçilikleri önünde yapılabilir.

Bir gecenin özeti kısaca buydu. Teklifleriniz varsa burada yorumlardan belirtebilirsiniz.

Bu fiili duayla beraber kavli duadan başka şimdilik yapacak başka bir şey yok ama batılılar işgal etmeden Suriye’yi başta İran ve Irak olmak üzere herkesin aklını başına alıp ona göre davranmalı. Yoksa Esad’ın sonunun Saddam gibi olacağı yüzde binlik bir ihtimal.

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 1

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız