SURİYE’YE BEDİÜZZAMAN MÜDAHALESİ

Sancaktar Dergisi

Sancaktar dergisi son sayısında ABD ve batının Suriyeye askeri müdahalesi konusunda Bediüzzaman’ a ait çok anlamlı bir başlık kullandı. Başlık şu;

“Biz ferec ve ferah ve sürur ve fütuhat isteriz-fakat kâfirlerin kılıcıyla değil! Kâfirlerin kılıçları başlarını yesin; kılıçlarından gelen fayda bize lâzım değil. Zaten o mütemerrid ecnebîlerdir ki, münafıkları ehl-i imana musallat ettiler ve zındıkları yetiştirdiler.” (Lem’alar, 16. Lem’a)

Bediüzzamana ait bu sözün söylenme sebebiyse kısaca şu; II. Dünya savaşında Kastamonu’dayken talebeleri eğer Almanların sınırdan içeri girerse Kemalist rejimin zora düşeceği ve bu kaos ortamında bir İslam devleti kurulabileceği ümidiyle ‘Neden şiddetle harp aleyhinde çıktın ve bu meselenin âsâyişle halledilmesini dua ettin ve şiddetli bir surette mübtedi’lerin hükümetleri lehinde taraftar çıktın? Bu ise, dolayısıyla bid’alara tarafgirliktir.’ sualine ve serzenişine Bediüzzaman böyle bir cevap verir.

Müslümanların zihin dünyası için deryadan katre bir konu aslında bu tespitler. Gerisini zekilerin zekasına havale edip Suriyeye askeri müdahale olmalı mı sorusunu cevaplayalım.

Kesinlikle olmamalı.

Artık Ortadoğu ülkeleri bir araya gelip sorun çözebilme kabiliyetine kavuştuklarını tüm dünyaya gösterebilmeli.
Biz akan kanı durdurmak için ABD’nin ya da İngilterenin kılıcına muhtaç değiliz.

Suriye’yle ilgili söylediklerimiz bir bir çıkıyor. Bu konuda yazığımız yazıları şimdi söyleyeceklerimiz hakkında ferasatimize güvenmek isteyenler için bir daha hatırlatarak şunları madde madde sıralayayım;

-Esad ve ordusu çöktü. Koltuk değneği yerinde Hizbullah ve İran var. Hizbullah ve İran aslında Suriyeye askeri müdahalede bulundu. Esed’in ipi İran’ın elindedir.

-Muhalifler üzerinde Türkiyenin etkisi yadsınamaz. İran’ın Esed üzerindeki etkisi kadar olmasa da bir anlaşma için ikna edebilir.

-Suriye sınırlarının bir kutsallığı yoktur. Sykes-Picot anlaşmasıyla nüvesi atılmış Lozan’la kısmen son şekli verilmiş Suriyede eğer barış gelecekse Esad’ın ve İran’ın istediği topraklar Muhaliflerin rızası dairesinde verilmeli. İngiliz subayları nasıl adamsa bizlerde adamız. Onlar yapınca oluyor da Esed ve Muhalifler razı oldukları bir plan çerçevesinde Türkiye ve İran yapınca neden olmasın?

-Gönlüm Esed’in gitmesi ve tek parçalı bir Suriyeden yana. Bırakın bölünmeyi tam tersi Cemahir-i Müttefikeyi İslamiyeyi savunan birisi olarak ilk önce İslam devletleri kurulmalı ve aynı çatı altında toplanmalıdır fakat ilk önce devletler bu kıvama gelmeli.

-İnsanların kimyasalla, bombalarla ölmesindense böyle bir plan daha iyidir.

-Suriyede diyelim ki muhalifler başardı . Çok önemli bir noktaya dikkat çekeceğim belki de bu yazının en önemli yeri. Bu sefer yeni kurulan rejim intikam için Hizbullaha Lübnanda saldıracaktır. Keza Hizbullahta Şam yönetimini zorda bırakacak her türlü manevrayı ve terör saldırılarını İran desteğiyle yeni Şam yönetimine yapacaktır. Bu yüzden İran çözüme ortak edilmeli. Ümmetin birliğine hizmet edecek bir plan için İran zorlanmalıdır.

-Esede Lazkiye verilmeli Lübnan ve Akdenizle sınır edilmeli, muhaliflere ise Şam verilmeli yine Akdenize açılan bir koridor da verilmeli.

Emperyalistlerin böl parçala yut politikasına hizmet eden bir teklif gibi görülebilir. Eğer insanların böyle birbirini öldürmesine sırf ‘kutsal’ saydığımız sınırlar aşkına zımni bir şekilde destek veriyorsak bunun dinde yeri yoktur. Doğruluğu siyasi olarak tartışılabilir ama İslami yönden sınırların değişmesinde dinen bir sakınca yoktur.

Esed devrilse bile Hizbullah ve İran ihmal edilmemeli yedikleri tokattan sonra kırık elle intikam almaya çalışmaları engellenerek İsrail karşıtlığında samimim olmadıklarına dair tüm dünyada yayılan imajları hatırlatılmalı. İsraile muhalifliklerini her zeminde dile getiren Suriyeli muhaliflerin kuracağı yeni devleti tanımaları sağlanarak Hizbullah vasıtasıyla çıkartılabilecek Sünni-Şia kavgasının önüne geçilmeli. Müfrit Şiaya ve bu vesileyle Batılılara koz verilmemeli.

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 8

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız