SORUNUN ADI

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Adamın başında sarık, yüzünde sakal var. Bir devletin cumhurbaşkanı.. Devletin adında İslam var.. Ve İslam alemini Amerika’ya karşı birlikte olmaya çağırıyor. Pek çoğu bu görüntüyle heyecanlanabilir.

Şimdi gelelim gerçeğe..

Alemi İslam’ı uzun zamandır zulme, vahşete ve bataklığa sürükleyen başrol oyuncularından biri olan İran’ın cumhurbaşkanı diyor ki “büyük şeytana (İranda tam da böyle denilir) karşı birleşelim”

Öte yandan, Alemi İslam böyle bir şeyin asla teklif edilemeyeceği bir durumda değil. İşte siyasetin hakikatin bu kadar önünde olmasının sonuçları..

Denilebilir ki adeta bir işaret; “sorunun adını böyle koyarsanız çözüme doğru da gidilir”

Elbette denilebilir ki, bu olmasın da materyalizm mi olsun, liberalizm mi olsun, şu mu olsun bu mu olsun. Bunlara karşı “gelenek” olsun. Orada da olsun, burada da olsun.. Fakat bu geçici bir görüntü, dikkatli olunmalı. Uzayın keşfedildiği, her çeşit bilgi ve iletişim aracının yayıldığı, masallara çok uzak bir çağdayız. Bu tarz salt görüntü ve aidiyetlerle ancak çıkar sağladığınız belli bir taraftar kitlesini kandırabilirsiniz. Beri yandan, kısa bir zaman önce batının liberalizmi adeta çökertmesine şaşırıyordum, çünkü iyi bir adam çekme yoluydu o. Fakat eğer iç karışıklığa oynuyorsanız rafa kaldırılabilir. Meselenin de fazlasıyla bu olduğu anlaşılıyor.

Peki neden bu kadar iç karışıklık isteniyor Alemi İslam’da? İşte bu nokta iyi yakalanırsa bir ufuk oluşabilir. Denilebilir ki; milletler arası mücadeleden.. kültürler arasındaki mücadeleden.. çıkar meseleleri.. Fakat bu sadece durumu normalleştiren, aslında ise zayıf bir bakış açısı. Liberalizmin çökmesi mi işlerine geliyor?! Burada gözle görülmeyen bir sebep etkili görülüyor. O da şu ki; Kuran, dünya çapında bir cazibe merkezi olabilir günümüzde. Çünkü bilgi çağı, iletişim çağı ve batı alemi Tevrat-İncil kültüründen geliyor. Yani Kuran’ın adeta dağ gibi olacağı bir kültürden geliyorlar. Onun için, burada İslam Aleminin karıştırılması, İslamın kötü gösterilmesi, her türlü dünyeviliğin yayılması gerekiyor. Öyle ki ne İslam Alemi bunun farkında olabilsin ne batıdakiler.. En son sorumuz da şu olabilir; peki bu kimin planı?

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 0

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız