Download Instagram Photos

SOL ELİN VESİLESİ

İnsanın elinde olan; istemek. İstemeyi istemek veya istemeyi tercih etmek istemekten önce gelir. İstemeyi tercih edip istemekle iş bitiyor mu…?

Verilecek olanı kabul etmenin anlamı ne olacaktır? Yoksa istemeyi tercih etmenin içinde verecek olanı ve verilecek olanı kabul etmek yok mudur? Bu esnada, verecek olduğunu kabul ettiğimiz makamla aramızda süregelen ilişkinin güvenirlilik derecesi veya yoğunluğu olacakları etkilemektedir. Belirleyici olan tercihin kuvvetidir.
Kuvvetin üsleri çoğaldıkça, çarpan etkisi oluşacaktır. Üstelik, bu konuda yardım göreceğimize dair doğru haberler çoktur.

Başkası olabilme zamanlarımız ne kadar çok olursa, o zamanların aydınlığında bu haberlerin karşılıkları bizlere gösterilebilecektir.
Bu ilişkinin varlığı, varlık kadar kesin ise de mahiyeti, haliyle sonucu meçhule yakın bir bilgidir. Böylece, ilişki süresince bu duygu örüntüsünü uyanık tutarak, sürekli kontrol etmeye çalışmamız istenmiş olabilir. Emniyet duygumuzun kalıcılığından emin olduğumuz vakitler, kaybetme riskinin zirvede olduğu zamanlardır. Emin olmamak, duyguları dumura uğratan bir kuşku atmosferinde solumak anlamında olmamalıdır elbet. Belki, kaybolma ve kaybetme endişesinden örülmüş ruh sarmalıdır korunacak olan.
Ancak, derecelere, yoğunluk ve davranışlara genel ve kesin kurallar koymaya da kalkmamalıyız. Öznel ve mahrem olanın farkında olmak sürecin farzıdır. Ki, çok olan ve etkin olan, farklılıklardır. Kurallar unutulmadan, bizimle yaşayanların tekilliğini gözetmek aslolandır.
Bunlarla beraber, kendimizi tanıma çabasının önemini, özel ve ayrı bir alan olduğunu, emek ve niyet gerektirdiğini, bunun bize kolaylıklar sağlayabileceğini, aksinde ise en başta kendimiz olmak üzere varlıkları kandırma ameliyelerimizin ardının gelmeyeceğini hatırımızdan çıkarmamak zorundayız. Güven ilişkisinin yoğunluk aralıkları, ilişkinin seviyesini muhafaza etmek ve ilerilere, yükseklere taşımak gibi bir amacı yasaklamakta, sadece istenene emek vermekten başka seçenek bırakmamaktadır. Hele.. aralıktaki yerimiz hakkında bilgi tasavvurumuzun olmaması, verilebilecek semerelerin gerek şartı gibidir. Tek bilgimiz, her olanın lütfen olduğudur.

Bütün bu ilişkiler yumağı ve gereklilikler örgüsü, karşılığı olmayacak zorluğu, biteviye bir acıyı bu sürecin parçası olarak gösterme iğvasına kapılmamıza kapı açabilir, bizi o tarafa itebilir. Ya da… imkansızlık hissi benliğimizi kaplamaya başlayabilir. O zamanlarda şunu unutmamalıyız; başlangıcımızdan itibaren her safhada, bir sonraki aşamaya iten, bizim emeğimizi hayata veren ve emek tasavvurumuza olağanüstü hayat katkıları sağlayan birisi vardır ki, tek taraflı tasarrufla olacağı aşikar olan istemekle vermek arasındaki zorunlu bağlar varlıktan fışkırmaktadır . Annenin vereceği şey bebeğe hazırlanmıştır. Hazır olanı elde etmek, istemenin en kolay şeklini icra etmeye bağlanmıştır. Verecek olan hazırdır, merhameti, zenginliği, cömertliği, küçük kusurlara bakmama âlicenablığı ve ciddiyeti ile isteyecek olanın kalbine bakmaktadır.

Mehmet Zülfü ODABAŞI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 5

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız