“ŞEHRULLAH” ALLAH’IN AYI ve ORUÇ

Bu akşam nasip olursa ilk teravih namazımızı (Korona virüsü) sebebiyle evlerimizde kılacağız. Ve aynı gece sahurla birlikte oruca niyetlenip ilki rahmet ortası mağfiret sonu da günahlardan bağışlanma ayı olan Ramazan ayına girmiş olacağız.

Ramazan sözlükte “İhtirak” yanmak, tutuşmak, yanıp kül olmak anlamlarına gelmektedir. Güneş sıcağının şiddetinden yerin kızmasına “Ramda” denilmektedir. Ramazan kelimesi Arapça da yalın ayak kızgın kumlara basan kimsenin ayaklarının yanması anlamında kullanılmaktadır. Ramazan orucunun da kişinin işlemiş olduğu günahlarını yok etmesinden dolayı oruç ayına “Ramazan” denilmiştir.

Ramazan kelimesi yaz sonunda güz mevsiminin başlangıcında yağıp yeryüzünün tozlarda temizleyen “yağmur” anlamında da kullanılmıştır. Bu yağmurun yeryüzünü yıkayıp temizlediği gibi Ramazan da inanan ve sevabını Allah’tan uman müminleri günahlardan arındırıp kalplerini temizlediği için bu isimle isimlendirilmiştir.

RAMAZAN AYI SABIR VE TAHAMMÜL AYIDIR

Selman-ı Farisi (r.a) Peygamber (s.a.v)’in ramazan yaklaşırken bir hutbede şöyle buyurduğunu zikretmiştir: “Ey İnsanlar! Büyük ve mübarek bir ay yaklaştı ve gölgesi başımızın üstüne düştü. Bu ay, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi bulunan bir aydır. Allah bu mübarek ayın gündüzlerinde oruç tutmayı farz, gecelerini ibadetle ihya etmeyi bahusus teravih namazı kılmayı sizlere meşru kıldı. Bu ayda nafile bir ibadeti eda eden kişi başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır. Bu ayda bir farz işleyen başka aylarda yetmiş farz işlemiş gibidir. Bu ay Allah için açlık ve susuzluk zahmetine taat ve ibadet meşakkatine sabır ve tahammül ayıdır. Sabrın karşılığı ise cennettir. Bu ay yardımlaşma ayıdır. Bu ayda mü’minlerin rızkı bereketlenir. Bu ayda her kim oruçluya iftar verirse günahları bağışlanır ve cehennemden kurtulmasına vesile olur. Üstelik oruçlunun sevabı hiç eksilmeden onun kadar sevap alır.”

RAMAZAN AYINDA ÜMMETE VERİLEN BEŞ AYRICALIK

Cabir b. Abdullah, Peygamber (sav)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Ümmetime Ramazan ayında beş şey verilmiştir ki bunlar benden önceki hiçbir Peygambere verilmemiştir. 1- Ramazan ayının ilk gecesi olunca Allah ümmetime rahmet nazarıyla bakar. Allah her kime rahmet nazarıyla bakarsa Ona ebedi olarak azap etmez. 2-Akşamladıklarında ağızlarının kokusu Allah katında misk kokusundan daha güzeldir. 3-Melekler her gün ve her gece onlara istiğfar ederler, Allah’tan bağışlanmalarını dilerler. 4-Allah Cennetine emredip; kullarım için hazırlanıp süslen. Onların dünya meşakkatlerinden kurtulup, benim yurduma ve ihsanıma istirahat için gelmeleri yaklaştı.5-Ramazan’ın en son gününde oruçlular af ve mağfiret olunur.” buyurulur.

“ORUÇ İNSANI KÖTÜLÜKLERDEN KORUYUCU BİR KALKANDIR.”

Ramazan orucu farz, teravih sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları af olunur.” Şüphesiz ramazan ayı orucuyla, sahuruyla, teravihi, mukabelesi, duası, tövbesi, zekâtı, fitresi, fidyesi, sadakası ile maddî, manevî ve sosyal açıdan bir hareketlenme ve bereketlenme ayıdır. Ramazan ayı; sabır, şükür ve oruç ayıdır.

Oruç; imsak vaktinden iftar vaktine kadar yemeyi, içmeyi ve şehevi arzuları terk etmek anlamına gelmektedir.
Oruçlu olmamız aynı zamanda elimize, dilimize, belimize sahip olmamızı, yalanı, gıybeti, fitneyi, iftirayı, insanların arasını açarak ayrıştırmayı, kötü sözü ve Allah’ın rızasına uymayan kötü işleri de terk etmek ve tüm azalarımızı kötülüklerden uzak tutmaktır.

Peygamberimiz: “Oruç insanı kötülüklerden koruyucu bir kalkandır.”, buyururken, Ayette de “Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki günahlardan korunursunuz. (Bakara: 183) Buyrulur. Yine Peygamberimiz (s.a.v): “Bir kimse oruçlu iken kötü sözü, kötü ameli terk etmezse onun yemesini içmesini terk etmesine Allah’ın ihtiyacı yoktur.” buyurmuştur.

Gerek ramazan orucunu tutmak gerekse ramazan ayını ibadetle ihya etmek iki önemli şartla makbuldür. Birincisi iman, İkincisi ihlas ve samimiyettir. Ebu Hüreyre’nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v): “Kim inanarak ve sevabını yalnızca Allah tan umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.”

ORUÇ AYI EMPATİ AYIDIR

Şüphesiz orucun dini, sosyal, sağlık, ekonomik ve pedagojik ve psikolojik açılardan pek çok faydalarını saymak mümkündür. Oruç empatiyi, sabrı ve nefse hâkim olmayı öğreten en büyük öğretmendir. Zira insanı kötülüğe yönlendiren nefis (nefsi emmare) açlıkla yani oruçla sükûnet bulur. Nefsin harama karşı şehveti oruçla kırılır. Onun için; “Nefis acıkınca bütün azalar doyar. Nefis doyunca bütün azalar acıkır.” Denilmiştir. Oruç fakirlerin, yoksulların halini yaşayarak anlamayı, açlığın acısını tadınca onlara karşı şefkatli ve merhametli olmayı öğretir.
Öyleyse Ramazan ayını göstereceğimiz sabır, edeceğimiz şükür, yapacağımız dua ve tövbe, vereceğimiz sadaka, fitre, fidye, zekât ve iyiliklerle süslemeliyiz. Sosyal iletişim ağlarında birbirimizi incitici, kırıcı ötekileştirişi, ayrıştırıcı paylaşımlardan uzak durarak kalp kırmaktan, kul hakkına tecavüz etmekten kaçınmalıyız.
Özellikle içinden geçtiğimiz Koronalı günlerde; işlerini kaybedenlerimizi, açlarımızı, açıklarımızı, yetimlerimizi, öğrencilerimizi, konumuzu, komşumuzu, akrabamızı, hısımımızı hatta başka ülkelerdeki din kardeşlerimizi de gözetmeliyiz. Hadisi şerifte sadaka belayı def eder. Zekât; “İslam’ın köprüsüdür.” buyurulur. Ayette de “Onların zenginlerin mallarında, (fakir ve çaresiz kimselerin de bilinen ve belirlenen) bir hakkı vardır.” buyurulmaktadır. ( Mearic; 24)

EVLERİNİZİ KABİRLERE ÇEVİRMEYİNİZ

Bilindiği üzere Ramazan orucu farz, teravih namazı sünnettir. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda Korana virüsü sebebiyle teravih namazlarımızı camilerimizde cemaat halinde kılamayacağız.
Hane halkımız ile birlikte cemaatle kılacağımız vakit ve teravih namazlarıyla evlerimizi mescide çevirebiliriz. C. Hak: “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin önceden kendiniz için ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah katında yaptıklarınızı eksiksiz görür. (Bakara:110), “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.” (Bakara: 43), “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Resule itaat edin ki size merhamet edilsin. (Nur:56.) buyurur.

Peygamberimizde “Namazınızın bir kısmını evlerinizde kılınız, evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz.”, “Namaz dinin direğidir.”” Namaz kılmayanın dini sağlam değildir.”, “Dinde namazın yeri, vücuttaki baş gibidir.” ,”Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa, o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa, kirinden bir şey kalır mı? Beş vakit namaz işte bunun gibidir. Allah beş vakit namazla günahları silip yok eder.”, “Cennetin anahtarı namaz, namazın anahtarı ise abdesttir.” buyurur.

İhtiyaç sahipleri ile ilgili sorumluluklarımızı gücümüz nispetinde yerine getirmemiz sadakalarımızı bollaştırmamız, zekatımızı, fidyemizi Ramazan ayına mahsus olan fitremizi vermemiz Müslüman oluşumuzun gereğidir.
Cenab-ı Hak; idrakiyle müşerref olduğumuz Ramazan ayını, tüm Müslümanlar ve insanlık alemi için hayırlı kılsın. Cümlemizi Semavi ve arazi felaketlerden ve tüm bulaşıcı hastalıklardan özellikle gece gündüz kendilerini tehlikeye atarak salgın hastalığa yakalanan kardeşlerimizi, şifa dağıtan hekim ve hastane çalışanlarımızı ve hastalarımızı korusun. Korktuklarımızdan emin umduklarımıza nail eylesin. Bu sebeple ahirete göçen doktor, hastane çalışanı ve vatandaşlarımıza rahmet eylesin. Cenab-ı Hak bizi Ramazan ayına eriştirdiği gibi sevdiklerimizle birlikte bayramına nice ramazanlara birlikte eriştirsin inşaallah.

Mustafa KIR
Eğitimci-Yazar
ASTP Başkanı
(Ankara Sivil Toplum Platformu)

FACEBOOK HESABIMIZ