ŞEHİTLERE SELAM VE STRATEJİ

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Onyıllardır Afganistan, Filistin, Irak, Suriye, Bangladeş, Mısır, Doğu Türkistan, Myanmar gibi ülkelerde onbinlerce şehid verildi. Burada zalimin adı kah amerika, kah yönetimler, kah esad gibi zalimler, kah yahudi, kah şu, kah bu oldu.

Denilebilir ki küresel cihad anlayışına karşı küresel bir cevaptı bu. Yanlış bir strateji uygulandı, erken ayaklandılar, tuzağa düştüler şu bu.. Öyle bir hayat yaşıyoruz ki, hesap mutlaka açık verir. Çünkü çok kısıtlı şartlarda çok büyük bir dava sözkonusu. Münafığı var, casusu var, osu var busu var, nefis gayyası var. Açıkçası hepsinden öte de kader var. Çok iyi gidiyorum zanneden de aslında çoğu zaman sadece “çok iyi teslim olmuştur” kimi güçlere. O yüzden, şehitleri suçlamak diye bir şey sözkonusu olamaz, bu da bir imtihandır. Şehitlere sadece selam denilebilir. En azından gözünü açmışlardır, kimbilir nice “tatlı” uykuda idin.

Çünkü burada küresel cihat değil yahudi-haçlı-budist saldırısı, bir kişiye karşılık binlerce masumu öldürmeyi hoş gören vahşi kan davası zihniyeti sözkonusu öncelikle. Böylesi bir zihniyetin normalde bu saldırıya yol açan nice artniyetli işleri zaten olmuştur. Beslediği yönetimlerden tutun, sömürdüğü kaynaklara kadar.. Ki kendisinin o saldırının bir şekilde içinde olması ihtimali bile mevcuttur.

En temelde ise İslam birliğini herşekilde engelleme niyeti. Denilebilir ki, napalım güç mücadelesi. İyi de işin adı böyle konulmuyor ki, başka şeyler deniliyor. Alemi İslam, bir beyni, yani uzun vadeli hesaplar yapan güçlü bir devleti ve birliği olmadığı için, adeta her an tuzağa açık, provakasyona açık, baskıya açık bir durumda. Ve hep böyle olsun isteniyor.

Hatasıyla sevabıyla bir şeyler yapmaya çalışanlar var. Başka şeyler diyenler var.

Bu konuda iki ayet açıklayıcıdır:

Yemin olsun, mallarınız ve canlarınız konusunda sizi deneyeceğiz.. kesinlikle, önceden kitap verilenlerden ve ortak koşanlardan üzücü bir takım şeyler işiteceksiniz, çok.. Eğer de sabreder ve sakınırsanız, herhalde bu, “işlerin” azmindendir/azmedilmeye değer işlerdendir.. [Ali İmran 186]

Burada “işlerin azmindendir” ifadesi bizce kritik. Peki iş nedir?
Bunu da diğer ayet açıklıyor.

Hani de Allah kitap verilenlerin kesin sözünü almıştı: ‘Onu kesinlikle insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz’ Derken onu sırtlarının ardına attılar ve onunla az bir pahayı alışveriş ettiler. Ne de kötüdür alışveriş ettikleri.. [Ali İmran 187]

Burada iş, Kuran’ın Levhi Mahfuz boyutunda anlaşılması ve insanlara anlatılmasıdır. Bu hem kişiyi dünyaya ve medyaya biraz mesafeli tutacak hem de Kuran’ın insanlara ileri düzeyde ulaştırılması sonucu beklenmedik etkilere kapı açacaktır.

Peki, hani bu planın sonundaki dünyevi başarı? Herhalde o kadar rasyonel olmayacak o.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 4

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız