Download Instagram Photos
antalya escort antalya escort bursa escort bursa escort konya escort konya escort corum escort nevsehir escort mardin escort

SANAYİ TOPLUMUNDAN EĞLENCE TOPLUMUNA

Tüm dünyadaki değişim ekonomik modeller, üretim biçimleri ve pazarlama yollarını da değiştirmektedir.

Adam Smith’in 1776’da yayınlanan ‘The Wealth of Nations’ (Ulusların Zenginliği) adlı kitabıyla başlayan klasik ekonomi dönemi John Maynard Keynes’in 1929 Büyük Ekonomik kriz sonrası yazdığı ‘The General Theory of Employment, Interest, and Money’ (İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi,1936) isimli eseriyle son bulduğu söylenebilir. Fakat bu tarihten sonra iktisadi ve ekonomik devirleri ve başat değerleri ve hatta teorileri birbirinden ayırmak o kadar kolay değil çünkü dönüşüm her zamankinden daha hızlı olmaktadır. 1990’larda Amerikada çıkan Yeni Ekonomi kavramı iktisadi ya da ekonomik faaliyetlerin salt arz talep dengesi, üretim, istihdam ve finans ayaklarından oluşmadığını gösteren bir gelişmenin habercisiydi. Artık her şeyin yeniden tanımlandığı dünyada ekonomide bundan nasibini alıyordu. Peki yeni ekonomiyi neler şekillendiriyordu?

“Yeni ekonomi, bir taraftan 90’lı yıllardaki ABD deneyimini ve bu deneyimin enformasyon ve iletişim teknolojileri ile bağlantısını kurarken, diğer taraftan, küresel rekabet ve hızlı teknolojik ilerlemelerle birlikte ekonomilerin kuralları ve kurumlarıyla yeni bir değişim sürecine girdiğini ifade etmektedir.
Enformasyon ve iletişim teknolojilerindeki yenilikler sonucu, ekonomide yaşanan belirgin ve kalıcı etkiler mikro ve makro düzeyde pek çok kavramın yeniden tanımlanmasını gerektirmektedir.” (1)

Artık dünyada sadece parasal sermaye değil ekonomik gücü devam ettiren ve büyüten ana unsurların başında insan sermayesi ve kültürel-sanatsal sermayenin olduğu rahatlıkla söylenebilir. Dijitalize olan dünyada Ar-Ge,inovasyon, iletişim ağları kurma, hayat boyu öğrenimle yeni teknolojileri kullanabilen ve geliştiren insan gücünü ayakta tutma tüm bu unsurların pazarlama için ‘vitrine’ çıkışında sanat ve kültürel kodlar önemli rol oynamaktadır.

“Kültürel sermaye genel olarak toplumdaki entelektüel birikim, sanat, inanç, ahlak, gelenek ve görenekler, iş yapma biçimi, yaşam tarzı gibi tüm manevi değerleri kapsar. Kültürel sermaye ekonomideki fiziki ve beşeri sermayenin miktar ve verimliliğini arttırıcı niteliktedir. Kültür ekonomisi ise girdisi kültürel ve entelektüel sermaye olan çıktıları ise çoğunlukla fikri mülkiyet hukukuna konu olan ürünler, eserler, etkinliklerdir. Kültür ekonomisi ekonomideki diğer endüstriler ile etkileşim içindedir ve bu etkileşim çarpan etkisi ile ekonomide katma değer yaratır.” (2)

Günümüzde kültür turizminden tutun sinema, yabancı dil öğrenimi, edebi eserler, dijital oyunlar ve yazılımlar, animasyon-anime çizgi filmler ve bunlardan üretilen oyuncaklar artık ekonomilerin en önde gelen katma değerlerini oluşturmaktadır. Örneğin ABD’nin Hollywood filmlerinin sadece sinema salonlarında gösteriminde elde ettiği gelir 2018 yılında 41 milyar dolardır. (3) Buna filmlerin tüm dünyadaki TV kanallarına gösterim hakkının satışları hatta DVD-Blu Ray ve internet platformu satışları dahil değildir. Özellikle Netflix, Disney Plus gibi dijital platformların büyük bir hızla büyüyerek yüz milyarlarca dolarlık piyasa değerlerini daha da büyütecekleri kehanet sayılmaz.

Krizlerden en az etkilenen ve katma değeri çok yüksek bir sektör olan dijital oyunlar ise Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın açıklamalarına göre 2018 yılında yaklaşık 138 milyar dolar civarında olan küresel oyun pazarı büyüklüğünün, 2021 yılında 180 milyar dolar olması beklenmektedir. (4)

Bizzatihi kendisi pazarlanan sanatsal ürünlerin aynı zamanda başka ürünlerin tüketilip pazarlanmasında da aktif rol aldığını görüyoruz. Sanatsal üretimin peşinden bir kültür ihracının gerçekleştiğini görüyoruz. Filmlerde ya da dijital oyunlarda kullanılan eşyaların, yemek kültürünün daha sonra o sanatsal ürünle hem hal olan kitlelerce kabulünün daha kolay olduğunu örneğin Amerikan filmlerinde bol bol gösterilen lokanta sahnelerinin o ülkeye ait fast-food kültürünün daha hızlı yayılışında müşahade ediyoruz. Artık çocuklarımız Örümcek Adam elbisesi giymekte, kız çocuklarımız Barbie oyuncakları ya da Barbie resimli defterler, eşyalar kullanmak istemektedir. Tüm bunlar aslında sanatın ruhuna aykırı olan metalaşmayı getirse de ekonomi dünyası için büyük bir kazanç kapısıdır.

“Sanat ürünü ve sanat algısı özellikle kapitalizmle birlikte tarihsel gerçekliğinden kopmuştur. İlkel topluluklardan kapitalist topluma geçiş sürecinde kültür ve sanat evrensel alanı da mikro-meta derecesine düşmüştür. Günümüzde sanatın meta olarak var olma dışında bir seçeneği de neredeyse kalmamıştır. Bu anlamda sanat ürünü de sanatın kendisi de sorgulanmalı ve yorumlanmalıdır.
….
Günümüzde kültür ve sanat endüstrisi sürecini harekete geçiren temel dinamik,
piyasadır. Sanatsal ve simgesel öğeler ve biçimler, artık bir bütün halinde pazara yönelik olarak üretilmektedir. Dolayısıyla sanata damgasını vuran temel güdü, en geniş satışı yakalamak, en çabuk ve en yüksek kâra ulaşmak haline gelir. Bu durumda, çoğunlukla, verili değerlerin ve genel geçer anlayışın suyuna gitmenin pek dışına çıkılamaz.” (5)

Sanatın metalaşması artık olağan karşılanmakta icatların, çıkartılan ürünlerin dizaynından tutun bu ürünlerin reklamlarının yapılmasına kadar bir dizi süreç artık sanatçılar tarafından yönlendirilmektedir. Bir ülkenin kültürel dinamikleri başka bir ülkenin kültürel dinamiklerinin etkisi altında kalırsa tüketim ve üretim kültürü de bu durumdan etkilenmektedir. Dünyanın herhangi bir yerinde reyting rekorları kıran diziler artık müziklerinin download edilmesinden tutun oyuncularının giydiği elbiseler, takı ve aksesuarları pazarlamaya kadar farklı satış stratejilerine el atarak büyük bir ekonomik girdi sağlamaktadır.

Bir ürünün pazarlanması sanatsal eserler ,figürler eşliğinde gerçekleştirirken sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçen dünyanın geldiği bu noktaya baktığımızda eğlence toplumuna geçildiğini söylemek zor olmasa gerek.

Kültürel ve sanatsal düşünce tarzının beslediği hayal etme, tasarlama gibi unsurlar ekonomilerin en önemli unsuru olmaya başlayan inovasyon çalışmalarının anahtarı konumuna gelmiştir. Mimariden bir arabanın dizaynına bir yemeğin sunumundan üretilen bir objenin şekline kadar artık kreatif özellikler geliştirmek hayati bir önem taşımaktadır çünkü üretimin her yerde yapıldığı günümüz dünyasında rekabet her zamankinde daha acımasız ve sert geçmektedir.

Kültür ve sanatın ekonomi dünyasına verdiği bu desteğin dışında bizatihi kendisi de pazarlanmakta ekonomik değer olarak ülkelerin ticaret hacmine katkıda bulunmaktadır. WIPO’nun “copyright endüstrileri” ile OECD’nin “içerik endüstrileri (content industries)” tanımlamalarına karşılık kültür ekonomisi ve endüstrileri ‘kreatif sektörler, endüstriler”şeklinde tanımlanmaktadır.

“Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY’nin Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ve Uluslararası Yazarlar ve Besteciler Dernekleri Konfederasyonu (CISAC) işbirliğiyle gerçekleştirdiği araştırma, kültürel ve yaratıcı endüstrilerin küresel çapta 2.25 milyar dolarlık gelir üretirken, 29,5 milyon kişiye istihdam sağladığını ortaya koydu.

Asya, Avrupa, Kuzey Amerika & Karayipler, Afrika ve Orta Doğu olmak üzere beş bölgede gerçekleştirilen araştırma; medya & eğlence, reklamcılık, mimari & tasarım, kitap, oyun, müzik, film, gazete, performans sanatları, TV ve görsel sanatlar olmak üzere 11 sektör temel alınarak hazırlandı.

Dünyanın en hızlı büyüyen sektörleri arasında yer alan kültürel ve yaratıcı endüstrilerin; gelir üretimini, istihdamı ve ihracat kazançlarını doğrudan etkilediğini vurgulayan rapor, kültürel ve yaratıcı endüstrilerin güçlü bir şekilde gelişimi için bu alanda üretim yapanların haklarını koruyan yasaların önemine de değiniyor. ” (6)

Ekonominin değişen yapısında her gün yeni bir kavram çıkmaktadır. Belki bu yazıda kullandığımız Ekonomi 5.0, Almanya menşeli Endüstri 4.0 gibi kavramlar bir yıl sonra eskimiş olacak fakat burada tek değişmeyen şey insanlığın hayal gücü olacak. Ekonomi geçmiş yüzyıllardaki gibi sadece hammadde üretimi ve pazarlanması gibi dar bir alandan çıkmış başta kültürel ve sanatsal olmak üzere farklı disiplinlere ihtiyaç duyan o alanları hem besleyen hemde beslenen bir alan haline gelmiştir. THY’nin dünyaca ünlü ve Oscar ödüllü İngiliz yönetmen Ridley Scott’a reklam filmi çektirmesi marka değerinizi, ekonomik gücünüzü sanatla yükseltilebileceğinizi gösteren basit bir örnektir. Artık ekonomik performansınızı elde ettiğiniz üründen daha çok onu pazarlama stratejisi artırmaktadır. Pazarlama stratejilerinde ise kültürel ve sanatsal performansınız en önemli unsurdur.

İbrahim DEMİRKAN

(Bu yazı bir Memur Sen yayını olan Kamuda Sosyal Politika adlı dergiden alınmıştır. Yazının yayınlandığı Kamuda Sosyal Politika dergisini okumak için tıklayınız)

DİPNOTLAR

(1) Yeni Ekonomi’nin Toplumsal, Ekonomik ve Teknolojik Boyutları,H. Naci BAYRAÇ, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 4 Sayı: 1, Sayfa : 41, Haziran 2003
(2) Ekşioğlu, Zeynep, 2013. “Kültür ile ilgili Faaliyetlerin Ekonomik Etkisi,” EY International Congress on Economics I (EYC2013), October 24-25, 2013, Ankara, Turkey
(3) 2018’de 41 milyar dolar kazanan Hollywood’un sırrı ne? Palm Springs-Kaliforniya/Muhammed Ruza, https://aawsat.com/turkish/home/article/1531916/2018de-41-milyar-dolar-kazanan-hollywood%E2%80%99un-s%C4%B1rr%C4%B1-ne
(4) https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/dijital-oyun-sektorunde-rekor-ihracat-401740.html
(5) Sanat ve İktisadi Yaşam Bağlantıları Üzerine Bir Deneme , Prof. Dr. Nihat FALAY, 1-2 Aralık 2006 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sanat Ekonomisi Sempozyumu bildirisi, Journal of Awareness (JoA) (2016), C.1(Sayı:1): Sh.17,29
(6) Kültürel ve yaratıcı sektörler ekonomiye güç veriyor , İstanbul, 25 Ocak 2016, https://www.ey.com/tr/tr/newsroom/news-releases/2015-ey-kulturel-ve-yaratici-sektorler-ekonomiye-guc-veriyor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 4

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız