buy Instagram followers

PREVEZE ÖNCESİ ve SONRASI


Preveze Zaferi 27-28 Eylül 1538 tarihinde Yunanistan’ın kuzeybatısındaki Preveze’de Osmanlı Donanması ve Papa III. Paolo’nun çabalarıyla bir araya gelen Haçlı donanması

arasında gerçekleşen ve Osmanlı donanmasının mutlak galibiyetiyle biten bir deniz savaşıdır.Savaşın bir tarafında Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması diğer tarafında Andrea Doria komutasındaki Haçlı ordusu vardır. Savaşın derin izleri hala günümüzde devam etmektedir öyle ki şu an batıda donanma gemilerine Andrea Doria adı verilmeye hala devam edilmektedir. Bizlere düşende evvel emirde güzel bir Preveze zaferi filmi çekmek olmalıdır. Elbette batının Preveze savaşını film yapması beklenemez peki ya Türk sineması bu konuda neler yapmıştır bakalım.

1951 yapımı siyah beyaz bir filmde ‘Barbaros Hayreddin Paşa’da Preveze deniz zaferini filmin finalinde görürüz ama ne acıdır ki yabancı filmlerden aparma sahnelerin montajıyla şanlı zaferin sefil bir şekilde anlatıldığını görürüz. Filmin yönetmeni Baha Gelenbevi oyuncuları ise Münir Özkul, Cüneyt Gökçer’dir. Sonrasında ise Usta yönetmen Metin ERKSAN’ın 1982 yapımı ‘Preveze Öncesi’ adlı filmi gelir. 16 mm renkli çekilen TRT yapımı ‘Preveze Öncesi’ o dönem TRT’de yayınlanmış ve bizlerde o tek kanallı dönemde renkli TV’miz olmadığı için siyah-beyaz izlemiştik. Meaaile izlediğimiz filmde heyecanla savaş sahnelerini beklemiş ama o tarihte 10 yaşında bir çocuk olarak Cüneyt Arkın’lı Battalgazi serilerinde bulduğum o aksiyonu ve heyecanı bulamamanın hayal kırıklığıyla ‘Türkün şanlı tarihi böyle mi anlatılır’ diyerek hayal kırıklığına uğramıştım. Filmin yapımcılarından Ömer Faruk Mencik filmle ilgili ön çalışmayı şöyle anlatır ; (Erksan için) Özellikle Barbaros’un Kur’an tutkusuna karşılık, Andrea DORIA’nın da İncil tutkusunu, İsa sevgisini yüceltmeye çalışmıştır…. (Bkz .Ulaşım tarihi 27.07.2019 http://omerfarukmencik.blogspot.com/2008_09_01_archive.html ) Neticede gerek Barbaros’un gerekse haçlı donanması komutanı Andrea Doria’nın diyalogları bizim için önemli değildi. Sinemada yetişme tarzımız ve görsel kültürümüz, terbiyemiz başta Cüneyt Arkın’lı olmak üzere bol aksiyonlu tarihi filmlerinden oluşuyordu. Türk sinemasında ki tarih şuuru ya da bilinci Türk dramatujirsiyle aynı renkteydi: İyiler beyaz kötüler karaydı ve arada başka bir renk yoktu. Bu yüzden de Bizans ‘kahpe’ Andreler ‘kalleş’ti.

Karakter gelişimi yoksa senaryonun sonu baştan belliyse bir filmde seyirciyi perde karşısında tutmanın yolu bol aksiyondan ve inandırıcı bir atmosfer sağlamaktan geçer. Sinemamızda hala Cüneyt Arkın aksiyonu aşılamamış, atmosfer kurma işiyse sanat yönetmenlerinin ciddi emekleriyle belli bir merhaleye gelmiştir. Reytingi bol Muhteşem Yüzyıl dizisinde de Preveze Deniz Savaşı ve Barbaros karakterine yer verilmiştir. Dizilerin kendisi vasat bir ortam olduğu için savaş sahneleri de vasat bir şekilde çekilmiştir. Yalnız benim anlamadığım Barbaros Hayreddin Paşa kendi yazdırdığı hatıratı olan Gazavatında Kurandan iki ayet yazıp birini geminin sağına diğerini de soluna astığını söyler. (Bkz. Barbaros Hayreddin Paşa’nın Hatıraları, Seyyid Muradi Reis, Çamlıca Yay.,İstanbul,2014, Sh. 202) Dizide ise yazılan Kuran ayetlerini Barbaros denize atar. Bu tip fahiş hatalar tarihi filmlerimizde maalesef olmaya hala devam ediyor. Ama tarihi filmlerin felsefi derinliklerinin de oluşturulduğu o dünyaların atmosferinin ve ruh halinin en güzel şekilde yansıtıldığı yapımların da bir gün geleceğine inanıyorum. Üzerinde 15 yıl boyunca çalıştığım Sultan Alparslan’ın Malazgirt Zaferini anlattığım ‘1071’ adlı senaryomda böyle bir derdin ürünüdür.
Artık ilm-i tarihte tarihsel doğruları elde ettikten sonra onun felsefesini yapmak daha önemli bir hale gelmiştir. Preve Deniz Savaşı’nın tarihinin tespiti olmazsa olmaz bir husustur ama savaşın sebepleri ve sonuçlarıyla ilgili yorumlar en az tarihini tespit etmek kadar önemli. Sinema da bir yorum işi olduğu için özellikle gelecek zamanların tarihçileri olarak artık sinemacılar ele alınır ve onların eserleri üzerinden tarih okumaları yapılırsa kimse şaşırmasın.

Başta bu ay andığımız Preveze Deniz zaferi olsun gerekse Malazgirt Meydan Savaşı artık filme çekilmeyi bekliyor.

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

PREVEZE ÖNCESİ ve SONRASI” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 2

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız