PARİSLE İLGİLİ BİR HATIRA

Yıl 1985,86. Değerli üstad, güzel insan,İslam felsefesi dersi hocam Bekir Karlıağa’nın öğrenci tabiriyle Bekir Ağanın konferansındayız . Paris’te kaldığı yılların anılarını gözlemlerini anlatıyor.Beni hala etkileyen muhteşem bir hatırasını ve tespitini aktarıyorum:

“Pariste kaldığım yıllarda ulaşım olarak sürekli metroyu kullanıyordum. İnsanların saygılı,birbirinin hukukuna hürmetkar,pozisyonları bende ğayrı ihtiyari batı insanına ve medeniyetine karşı bir hürmet oluşturuyordu.İnsanların metroya binişleri,inişleri,metroyu beklemeleri bir letafet içinde olunca,bana da hayran,hayran izlemekten başka bir şey kalmıyordu. Bu uzun süre devam etti. Fakat bir gün bu sihirli büyü bozuldu. Metroya binmek için yer altındaki istasyona indiğim zaman gözlerime inanamadım. İnsanlar metroya binebilmek için birbirlerini eziyorlardı,çok saldırgan olmuşlardı.Sihir bozulmuş,Paris insanı vahşi bir hayvana dönüşmüştü.Bir ihtiyar nenenin ayaklar altında ezilmesine dayanamadım. Ona yardımcı olayım derken ben helak oluyordum. Paris insanının bir gecede bu kadar korkunç değişmesine anlam veremedim.Dün ile bugün arasında anlatılamaz bir evrimleşme yaşanmış,batı insanı bir gecede inandığı atası maymuna dönüşmüştü.Beni karabasanlar sarmış,bu konunun izahı için günlerce kafa yormuştum. Sonunda ulaştığım metronun hareket mühendisi sıkıntımı giderdi. Paris’te çok azda olsa elektrik sorunu oluyormuş.Bu elektrik sorunu olur olmaz metro sistemi jeneratöre geçiyormuş.Fakat bir kısım metrolar devreden çıkıyor,bunun sonucunda 10 dakikada bir gelen metro 45,50 dakikada bir gelmeye başlıyormuş . Paris’linin bütün sistemi metronun 10 dakikada bir gelmesine bağlı olunca,bütün yaşamı altüst oluyor.O gelen metroya binemeyince 50 dakika sonra gelecek metro bütün sosyal işleyişini,düzenini bozacağından bir önceki metroya binebilmek için vahşi bir hayvan şekline dönüşüyor. Ayağının altında birilerinin ezilmesi onu çok ilgilendirmiyor.”

Hocamız Bekir Ağa’nın Paris hatıratı burda bitiyor.. Ben bu bilgiden sonra şunu anladım ki batının efendiliği! nezaketi! ve kibarlığı! bizi hayran bırakan, bazılarımızda da ”aşşağılık” kompleksine sebep olan nezih görüntüleri!,ruhlarından,duygularından,iç dünyalarından gelmiyor.

Makinalaşmış sistemin düzgün işleyişinden geliyor.5 dakika sonra bir metro daha gelecekse,efendiliğinizden bir şey kaybetmiyorsunuz. Fakat sistem bir an bozulduğunda onlar gerçek fıtratlarına,vahşi bir hayvana dönüşüyorlar.Böyle canavar hayvanların efendiliğine,dış görüntülerine bakarak, batının üstünlüğüne inanan,ve aşağılık kompleksine kapılan ümmetin fertlerine ithaf olunur…

Halit KAYGISIZ
(Eğitimci-Yazar)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 6

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız