OSMANLICA DERSİ UNUTULMAMALI!

Millȋ Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER’in, Bakanlığından sonra,eğitim ve eğitimin sorunlarına dair meseleler ülke gündeminden düşmüyor.

Özellikle,alışılagelmiş ,uygulanma şekli sorgulan(a)mamış konularla ilgi Millȋ Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER’in açıklamaları,yoğun bir şekilde tartışılmaya başlanmıştır.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı törenleri, Millȋ Güvenlik Dersi’nin kaldırılması,Serbest Kıyafet,Öğrenci Andı,İstiklal Marşı vs.

Şimdi de,Arapça Dersi’nin seçmeli olarak okutulma kararı ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Bir süre daha devam edeceği de âşikâr.

Nedense eğitimle ilgili bu zamana kadar kalem oynatmayanlar bir anda eğitimci kesildiler. “Fena mı?” diye sorabilirsiniz! Hakkınız var. Ancak,

Arapça Dersi’nin İlköğretim de okutulmasıyla ilgili yorumlara bakınca,bazı açıklamaların,başka maksatlar gözetilerek yapıldığına şahit oluyoruz.
Meselâ;
”Arapça’nın çağdaş bir dil olmadığı”,
“Almanca,Fransızca vb. diller değil de;niçin Arapça?”,
“Araplaşacağız”,
“Din Kültürü ve ahlak Bilgisi Öğretmenlerine ihtiyaç artacak;kadrolaşma devam edecek…” vb. şikayetler.

Çağdaş kelimesini,her defasında bitmez sermaye edinenler için, izâh edelim:
1.“Aynı çağda,aynı asırda yaşayan,aynı devre âit olan,modern,asrȋ.
2.Çağın imkân ve şartlarına uyan. Örnekleriyle Türkçe Sözlük MEB.Yayınları

Bu açıklamalardan sonra,konuyu fazla dağıtmaya gerek yok. Çünkü,bu millet için İslâm; sadece nüfus cüzdanında hangi dȋne ait olduğunu belirten bir kelime değildir. Bahsetmiş olduğumuz dȋne ait kitabın dili de Arapça’dır.

Çoğu zaman,haklı olarak,kızdığımız,kin kustuğumuz din bezirğanları ve onların saçma sapan uygulamalarının da,bazı cahil insanımız tarafından kabul görmesi,işte bu yüzdendir.
Yani,inandığı dȋne indirilmiş kitabı ve bu kitaba ait içtihâtları hep başkalarından duymaktadır.

“O zaman,Türkçe okusunlar!” diyebilirsiniz… Sorun, burada zaten. Çünkü;
Arapça’daki her harfin Türkçe’de karşılığı yoktur ve okunuş tarzları farklıdır. Ayrıca,hem Arapça olarak hem de Türkçe olarak, dinini okuyup öğrense,ne zararı var?

Arapça’nın çağın imkân ve şartlarına uygun olup olmadığını anlamak için de, Arap Yarımadası’na ve Orta Doğu Coğrafyasına bakmak yeterlidir.

“Almanca,Fransızca vb. diller değil de;niçin Arapça?” sorusuna gelince, Arapça’nın, dȋn bağlamında bir çok ortak özelliği var. Bu bile, başlı başına bir sebeptir. Diğerlerini saymaya gerek yoktur.

Almanca,Fransızca mı? Tabi ki,öğretilsin!..

Fransızların,Türk düşmanlığını ve Ermeni tasarısı performansını bahane ederek; öğretilmesin, demiyoruz.
Almanca,İngilizce zaten öğretiliyor. Hatta,”biz niçin İngilizce öğretemiyoruz?” diye yakınmıyor muyuz?
O halde,”Araplaşacağız” diye yakınanlara sormak lazım: İngilizce,Almanca dersleri okutulunca,İngilizleşmiyor,Almanlaşmıyoruz da,Arapça öğrenince mi Araplaşacağız?

“Din Kültürü ve ahlak Bilgisi Öğretmenlerine ihtiyaç artacak;kadrolaşma devam edecek…” kaygısı da, yersiz. Çünkü,bir çok ilköğretim okulunda, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinin ders saati sayıları az olduğu için haftanın bir veya birkaç günü ders okutmuyorlar. Dolayısıyla,dolduramadıkları saatler,bu derse,Arapça’ya, ayrılmış olur.

Bu bahsi kapattıktan sonra,yazının başlığında da belirtmiş olduğumuz gibi Osmanlıca da, ders olarak okutulmalıdır. Hem de,seçmeli değil; zorunlu olmalıdır.

Çünkü,geçmişiyle bağlantı kuramayan,atalarının,dedelerinin yazmış olduğu kitapları okuyamayan bir nesil var ortada. Hatta,tarihçilerimiz var.

Bu gün, hem toprak hem de nüfus olarak,bizim, bir ilimiz büyüklüğünde dahi olmayan Ermenistan’ın katliam iftiralarına karşı o dönemlerde yaşananları anlatan metinleri,getirip önümüze koysalar okuyamayız. Niçin? Çünkü,Osmanlıca bilmiyoruz.

Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki yazma eserleri okuyabilecek eğitimci sayısı ne kadardır?

Atalarımızın,dedelerimizin yazdığı eserleri okuyamıyoruz. Onların, mezar taşlarını bile okuyamıyoruz.

Hatta,Atatürk’ün Nutuk’unu bile sadeleştirmeden okuyamamışız.

Dȋvân Edebiyatı gibi bir akımı anlayamıyoruz.Fuzûlȋ’yi,Nedim’i,Şeyh Galip’i hatta,Mevlânâ’yı vb. dahi anlayamıyoruz.

Atalarımızın,eğitimle ilgili görüşlerini okuyamıyoruz.

İşte,bu sebeplerden dolayı,Osmanlıca’nın da,diğer dersler gibi, okullarımızda okutulması artık bir ihtiyaçtır.


Şinasi YILDIRIM

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 6

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız