OSMANLI FIKRALARINDAN SEÇMELER-SON

Faik Reşad tarafından yazılıp oluşturulan KÜLLİYAT-I LETAİF’den seçmelere devam ediyoruz.

s.458

Aşçısını beğenmeyen efendi az maaşa talip bir aşçı adayını çağırır fakat bakar ki adam hiç anlamıyor en sonunda
-İmam bayıldı falan gibi yemekleri de yapamaz mısın?
Acemi aşçı, biraz alnını kaşıdıktan sonra şu cevabı vermiş;
-Hayır efendim! Bu kadar ince hamur işlerini pek beceremem!…

s.459

Adamın biri yeni cami avlusunda on paraya dört köfte yarım ekmek alır. Birkaç gün sonra gider yine 10 para verir ama bu sefer köfteci iki köfte verir.
-Geçen 10 paraya dört köfte verdin şimdi iki, niye?
-Her gün ölmüş eşeği nereden bulmalı!…

s.463

Eşek etimi ya bu pişmekte inat ediyor.

s.465

Eskilerden evi yanan adam;
-Evim yandı ama hele çok şükür, tahta kurularından da kurtuldum!…

s.468-69

Bir mecliste aşının faydalarından bahsediliyormuş. Ahmağın biri,
-Adam sen de! Ben bir çocuk bilirim ki, aşılandığının ikinci günü öldü.
Demiş.
-Nasıl?
Diye sormuşlar, şöyle demiş: -Aşılandıktan bir gün sonra bir ağaca çıkmıştı. Düştüğü gibi öldü!

s.471
Bir kocakarıya mektup gelmiş. Okuma yazması kıt birisi kekeleyerek okuyormuş. Meğer kocakarının oğlu da kekeme imiş. Herif okurken kadın şöyle demiş:

-Ah, bizim oğlanın mektubu olduğu nasıl da belli!…

s.479

Ayakkabıları çalınan “hamd olsun ayağım yerinde!..” demiş.

s.506

Bir fakir, İskender’in önüne çıkar:
-Az bir şey olsun, ihsan etmez misiniz?
-Az şey vermek bana layık değildir!
-İyi o zaman, çok ihsan ediniz!
-O da sana layık değil!…

s.531

İki arkadaş konuşuyorlar:
-Dikkat ediyor musun? Yarım saat içinde şuradan tam altı cenaze geçti. Hem hepsi amele cenazesi!
-Bugün Pazar değil mi ya! Zavallılar başka ölecek gün bulabiliyorlar mı?

s.537

Bir çırak ustasının karısıyla konuşuyor:
-Herkes bana sizin oğlunuz olup olmadığımı soruyor!
-Oğlum mu? Allah esirgesin!…
-Ben de onlara öyle söyledim ya!…

s.561

Bir otelci ile bir müşteri konuşuyorlar:

-Bir oda istiyorum.
-Peki, lakin bizim odalar iki takımdır. Bir takımın kirası ayda iki, bir takımınki üç liradır.
-Aralarında ne fark var?
-Bir lira efendim!…

s.562-63

Tiryakinin biri hayatında hiç kayığa binmemiş. Binince;

-Aman bu ne iyi şeymiş böyle! İnsan hem gidiyor, hem oturuyor!’demiş.

s.564

Bir gemiciye,
-En çok tehlikeden salim gemiler hangileridir?
Diye sormuşlar, şu cevabı vermiş:
-Karaya çekilenler!…

s.567

-Arabacı hayvanlara deh desene, daha çabuk
-Olmaz ben Himaye-i Hayvanat Cemiyeti azasıyım.
Müşteri iner bahşiş vermez
-Hani bahşiş?
-Bende ‘İktisad Cemiyeti’ azasındanım.

s.595

-Oğlum sobanın içine attığın kağıtlar nasıl kağıtlardı? Korkarım masanın üstündeki hesap pusulalarını attın?
-Merak etmeyiniz, hiç ben temiz kağıtlara dokunur muyum? Hepsi yazılı idi!…

s.600

Sahte kibritler çoğaldı dikkat et sahte olmasın deyince hizmetçi ‘Değil ‘demiş.’Neden anladın?’ diye sorunca ‘Birer birer yakıp muayene ettim efendim!….

s.603-04

Kiralık konak arayan efendi ile uşağı konuşuyorlar:

-Kazancılar içinde bulduğumuz konak güzel, lakin gürültüsü çok. Hiç olmazsa alışıncaya kadar bir ay sıkıntı çekeceğiz!

-Biz de bir ay sonra tutarız efendim!…

s.607

Bir efendi, ahbablarından biri tarafından gönderilen mektubu okuduktan sonra-lüzumsuzluğuna binaen- yırtacağı sırada, uşağı şöyle demiş:
-Aman efendim! Yırtmayınız, bana veriniz de memlekete göndereyim!…

(Bitti)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 3

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız