ÖLDÜRÜLEN GENÇLER-TÜRKİYE KAN KAYBEDİYOR

Kuzey-Güney diye bir dizi vardı, Kıvanç oynuyordu. İki kardeşin hikayesiydi dizi.

Biri diğerinin yerine hapse giriyor, dışarıda kalansa elindeki imkanları bir bir kullanarak yükseliyordu. Hatta evliliği sayesinde holding patronu bile oluyordu.

İki kardeştiler ama birbirlerine o kadar uzaktılar ki aynı zamanda iki düşmandılar da!

Sonunda kazanan, abisinin yerine hapse giren küçük kardeş olmuştu. Büyük kardeş elinde avucunda ne varsa kaybetti. Hatta elindeki son imkanla küçüğünü öldürmeye de çalıştı.

Olmadı.

Şu andaki Türkiye bu diziyi hatırlattı bana…

Kavgalı iki kardeş, aynı kanı taşıyan iki kardeş hep kavgalıydı bu topraklarda.

Alevi sünni kardeşti ama eli kanlı bıçaklı. Yüzyıllar öncesinden doldurulmuş bir silahtı, ara ara patladı.

Türk Kürt sorunuysa çok daha yakın zamanın düşmanlığıydı. Çok şeyler götürdü bu kardeş kavgası.

Sağ sol kavgası ise yıllarını aldı Türkiye’nin.

Dizidekinin aksine Türkiye’deki kardeş kavgalarının kazananı hiç olmadı. İki kardeş de yenildi. Gururunu yitip giden çocuklara, gençlere tercih etti. Geleceğini, yükselişini, bugününe tercih etti. Kavgayı bitiren taraf olmak, kaybetmekti. Diğer kardeş kazanmasın diye her iki kardeş kaybetmeye devam etti.

Kardeşler arasındaki bu husumet, kalleşlerin her zaman ilgisini çekti.

Bitmeyen ama ara ara dozajı düşen kavganın ateşini körüklemek, kalleşler için hiç de zor olmadı.

Türkiye bugün yine bir başka kardeş kavgasına sahne oluyor.

Yine kimse iki kardeşe de dur demiyor. Devam diyor, devam.

Kardeşlerin ağzından bal, gözünden kin damlıyor.

Demokrasi diye bağırıyor biri. Demokrasi! Ama bana demokrasi. Sandıktan çıkana saygısı yok.

Öteki de demokrasi diyor, demokrasi sandıktır diyor. Ama sandığa gidene saygısı yok.

İşin özeti bir kardeş kavgası, bir iktidar savaşı daha başlıyor öteki bitmeden.

Ve kimse dur demiyor, herkes o kadar emin ki kazanacağından.

Belki biri kazanacak, ama kim bilir bu zafer, kaç çocuğun, gencin kıyameti olacak.

“Berkinler ölmez” diyeceksin, “ölümsüzdür” diyeceksin ama ölecek.

Hangi zafer bu kadar kıymetli olabilir ki?

Bu kez de mi “dur” demeyeceksin?

Durmayacaksın?

Artık bu topraklara da barışın uğramasının vakti gelmedi mi?

Muzaffer Serdengeçti
Araştırmacı-Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 3

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız