OBAMA, ZİYARET, ÖZÜR, SUİKAST, GİDİŞAT

Bir önceki yazımla ilgili Facebook’ta bir yorum yapmış ve “her an cayabileceğim bir yazı” demiştim. Derken beklenmedik gelişmeler birbiri peşisıra akın etti gerçekten. Apo’nun acaip sıcak mesajları, Netanyahu’nun özürü. Hepsi de Obama’nın İsrail ziyareti akabinde oldu nedense. Aslında herkesin piyona dönüştüğü tezimizi doğrulayan bir şey. Lakin işin yönü değişti.

Tabii bu arada Ramazan ElButi’nin suikaste gitmesi de ayrı bir olay olarak dikkat çekti aynı günlerde.

Peki bütün bunların anlamı nedir?

Obama’nın değişim vizyonu acaip bir şekilde geri geldi öncelikle. Bu baya baya rafa kalkmış hatta tersine dönmüş gibiydi. Öyle olmadığı görüldü. Suriye konusu’nda İsrail’in istediği bir rotanın tutturulması, genel gidişatı bile fazlasıyla bitirmek üzereydi. Bu konuda bir değişim sezilmiyor şu an, belki de “özrü” de öncelikle bu sağladı. Ama genel gidişata uygun bir imaja gelindi birden genel olarak.

Buti, Esad’a destek veren sünni bir alim idi. Buti suikastinin tam olarak neyi amaçlayan bir iş olduğu muallak. Esad’ın gidişine yönelik mi, çatışmanın devam edip gitmesine yönelik mi? Kimin yaptığı da meçhul zaten.

Tabii bütün bu işlerin en arka planına gelirsek, yani “dünyanın özgürleştirilmesi” meselesine. O konu sanıldığı gibi Yahudilerin karşı olduğu bir şey değil, asıl projedir. (Sadece İsrail’i düşünmemeli Yahudiler denildiğinde. Pek çok ülkede azınlık konumundadırlar) Ama işin yönü mühimdir. Bknz. Bu bakımdan Obama’nın nerede durduğu ise hiçbir zaman tam olarak belli olmayacak. Çünkü günlük, politik, anlık durumlar sözkonusu her an. Öte yandan bu büyük kaderi çerçevede nerede olduğumuz da tam olarak belli değil zaten. O da fazlasıyla değişken. Nerede frene basılacak nerede gaza basılacak, fazlasıyla karışıyor o yüzden. Ama zaten kader demek herkesin araç olması demek öte yandan. O bakımdan da aslında no problem. Düğmeye basıldığı açık tabiri caizse. Mesele farkında olmak az çok. Çünkü bu iş, bu sefer, bir kişi ile, bir grup ile değil, genel olarak olmakta.

Allah’ın emri gelmiştir. Artık onu acele istemeyin. Allah, onların koştukları ortaklardan uzak ve yücedir. (Nahl 1)

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 1

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız