NEYDE SABİT OLACAĞIZ MESELESİ

İbrahim suresinde şöyle geçer:

Görmedin mi? Allah nasıl bir misal verdi. Güzel bir söz, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir.
(O ağaç) Rabbinin izniyle her zaman meyve verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara böyle misaller verir.
Kötü sözün durumu da, yerden koparılmış, kökü olmayan kötü bir ağaca benzer.
Allah, iman edenleri, dünya hayatında da, ahirette de sağlam söz üzerinde tutar. Zalimleri de saptırır ve Allah, dilediğini yapar. (İbrahim 24-27)

Dikkat edilirse bu ifadeler aynı zamanda bir yol ve yöntem dersi gibidir. İş köklere dayandığı gibi göklere de dayanmak durumunda. Ya da köklere dayandığı zaman göklere dayanıyor. İşte bu da Kuran’ın Tevrat ve İncil’i içericiliği boyutuyla sağlanıyordu ilkin, şimdi ise düzelticiliği boyutuyla yine sağlanmakta. Beri yandan Levhi Mahfuz boyutuyla yeni anlamlar farkedilmekte ve meyve vermekte de denilebilir. Eğer kökü sağlam olmayı, “delil ile kabul” olarak alsak da aynıdır. Çünkü ümmi birisinin Tevrat ve İncil’deki sözleri içeren ayetler okuması ana delil idi. Günümüzde de bu sözlerin daha hala anlaşılan yönlerinin olması delildir.

Peki sabitlik nedir denilirse? Sabitlik, Allah’ın yüceliği, herşeyi bilmesi, yol göstermesi gibi konulardır. Bunun “bir defa olması” değil. Ve dikkat edelim, bu bakış açısı bazı uzun izahatlar içerse de sözün zahirine de en yakın bir durumdur. O zaman hangisi “onları sağlam sözün üzerinde tutar” ifadesine uygun? Bu mu başka bir şey mi?.. Çünkü Kuran, Tevrat’ı şimdi düzeltmiyor, indiği anda bu oldu. Fakat işin inceliğinden şimdi anlaşılıyor.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 3

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız