NEW YORKDA BEŞ MİNARE-YOK ARKADAŞ OLMAMIŞ

Açıkçası şaşırdım tek kelimeyle. Memlekette esen rüzgarlara göre bir yön belirlemiştik, film çok altında ve ters çıktı. Yok birileri beğenmemiş ama kasıtlıymışlar. Mahsun Anadoluluymuş, ondan. Esmermiş.. Ağzıyla kuş tutsa bunlara yaranamazmış. İyi de yahu film baştan aşağı kompleks. Batılının “terorist müslüman” algısını aşırı derecede alıp kabullenip batılıya “aman da bak melek müslüman da var” deme derdinde. O ne olacak?!.. Yani şunu anladım ki şu memlekette esen rüzgarlar yanıltıcı olmaya başlamış fazlasıyla.

Film resmen “şeytan müslüman” var tabii ama bakın “melek müslüman da var” tezi üzerine kurulu. Filmin başında terorist, psikopat vs müslümanlar gösteriliyor. Daha sonra ise “sosyetik mi sosyetik” -bir hristiyanla evli ve kızı da bir hristiyanla evlenen- bir başka müslüman tipi. Güya işte bu, dedirtecek. Hani antitez-tez misali. Sonra Amerikalı polis müdürü, müslümanlara kızmakta neredeyse haklı. Kardeşi gitmiş 11 Eylülde. Ama sonunda insafa geliyor. Bir türlü insafa gelmeyen ise yine geleneksel Bitlisli köylü ihtiyar. Vesaire vesaire.. Yani her tarafından kompleks akıyor filmin, bu ne yahu.

Senaryodaki zayıflıkları falan geçtik, filmin seti, çekimleri iyi olabilir. Yahu ana mantık berbat. Acaip bir kompleks içinde özür diler gibi Hacının karısının boynundaki haçın gösterilip durması sonra. Ama filmin adı New Yorkda Beş Minare. E Hollywood tabii açar sana kapıyı, onlara oynayıp durmuşsun.

Bir daha hiç bir şeye ezbere iyi, kötü demek yok arkadaş. Ama şu olabilir tabii “hollywood kapıyı açmışsa vardır bir şey..” Onu da gözümüz görmedi oluşan atmosferden. Ama işin tuhafı eleştirmesi gerekenler savunmuş, savunması gerekenler eleştirmiş filmi, iyi mi.. Demek ki bu arada biz de tam bir akıl tutulması yaşıyoruz vesselam.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 4

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız