MUHTEŞEM BİR ÇÖKÜŞ;MUHTEŞEM GATSBY


Amerikan sinemasının çöküşünü gösteren akla ziyan bir israfkarlık örneği daha Muhteşem Gatsby filmi.

Filmi bitiren asıl yanlışlık yapım ekibinin filme kaynaklık eden romandaki iyi edebiyatın ekrana iyi film olarak yansıyacağını düşünmüş olması bence.

Başrolde Leoaordo Di Caprio var. Oyunculuk olması gerektiği kalitede.

Di Caprio demişken bir çuvallama örneğine daha değinelim hemde en iyi erkek oyuncu dalında oskara aday gösterildiği bir filmden.

DiCaprionun oynadığı Martin Scorsese yönettiği The Wolf of Wall Street abartılı dili ve rezillikler geçiti şeklinde yapılan eleştirileriyle adından söz ettirdi .

Martin Scorsese sinematografisi başlıklı yazı serimizde Scorsese’in önemli bir yönetmen olduğunu düşünerek filmlerine değinmiştik ama muhteşem bir çöküş örneğini Scorsese’inde son iki filminde görüyoruz; Hugo ve Wall Street.

3D çekilen ve görselliği etkileyici olan Hugo sinema aşkı üzerine bir film ve bir çocuk romanından uyarlanmış. Üzerinde konuşulmaya değmeyecek kadar kötü bir film.

The Wolf of Wall Street filmine gelirsek o da 2013’ün facialarından birisi olarak hafızalarda yer aldı.

Türkiyede Para Avcısı adıyla gösterime sokulan filmin adı ‘Kadın Avcısı’ diye çevrilse yine fazla sırıtmazdı ama orijinal adındaki Wall Street’İ herkes bilmez ortalama vatandaşa hitap edelim diye böyle bir isimlendirme yapılmış belli ki.

Scorsese mafya dünyasına bizleri özendirmeden şiddete bulaşan pelikülüyle hafızalarımıza mıhlanan işler çıkartırdı. Casino filmiyle birlikte suç ve suçluların dünyasının değiştiğinin farkında olduğunu belirtmişti.Bu yeni suç düzeni daha teknik ve kanunlara uydurulabilir kansız soygunlardı işte bunlardan biriside Wall Street filmi.Film bize bir yükselişin çöküşünü anlatıyor.Bireysel değişim yoluyla insanın doğruyu bulamayacağını sadece kanunların ve polisin dayağıyla kötülüğün engellenebileceğini anlatan Amerikan düzeninin aç gözlü canavarlarla dolu bir sahtekarlar düzeni olduğunu bol miktarda cinsellik sosuyla tatlandırarak anlatmaya çalışan bir film. İzlemeye değmez bir cümleyle özetlenebilecek kadar basit; Sahtekarlar en sonunda kaybetmeye mahkumdur ve zaaflarımız bu çöküşün ateşleyicileridir.

Amerikan sineması 3D madrabazlığıyla ayakta kalmaya çalışırken tüm dünya küçük ekranlardan en fazla 1 yada 1,5 dk.lık videoları izlemeye başladı. 2 saatlik bir filmde çok iyi ve tatmin edici değişiklikler vaad etmeniz gerekiyor artık.

Amerikan sineması da artık arada bir çıkan iyi örnekleriyle bunu yapabiliyor.Eski yıllarda boşa atışı olmayan ABD sineması artık hedef kitle açısından karavana bunalımını yaşıyor düşünün batıyı taklit için yıllarını harcayan Türkiyede bile yerli sinemanın seyirci sayısı Amerikan sinemasını geçiyorsa söyleyecek fazla bir şey kalmamıştır. Aslında hem Türk hem Amerikan sinemasındaki zihniyet farkı ve kalitesini başka vakte talikan yazımızı bitirelim.

Bu toplu film kritiği değerli vaktinizi bu boş filmlerle geçirmeyin diye yazılmıştır.

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 1

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız