MİLLİ EĞİTİMDE İYİ ŞEYLER OLABİLİR

2007 yılından itibaren düzenlenmeye başlayan ve eğitimde ilginç projelerin olduğu Yenilikçi Öğretmenler forumu Ankara’da Başkent Öğretmenevinde yapıldı. Farklı illerden 210 öğretmenin öğrencileriyle birlikte hazırladığı 69 proje sergilendi.

Enva-i türlü ve birbirinden güzel bu projeler akademisyenlerin oluşturduğu bir jüri tarafından oylanarak dereceye girenler ödüllendirildi.
Milli eğitimdeki en sahici ve en sonuç alıcı çalışmalardan birisiyle karşılaştım fakat eğitim çalışanlarının indinde imajı pekte iyi olmayan bakanın mutlaka gelmesi, görmesi gereken bu etkinliği niye kaçırdığını merak ettim?

Başkent öğretmenevindeki bir kısım projelerin sunumunu bende izledim.

Hangi projeden bahsedilse diğerine haksızlık olacağını düşündüğüm forumda sergilenen öyle projeler var ki ‘dünyada ilk’ olanlardan yurtdışında patenti satın alınmak istenen projelere kadar el emeği göz nuru çalışmalar vardı. Projelerin listesine ve hazırlayanlarına Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) sitesinden ulaşabilirsiniz.

Projeleri ve formu düşündüğümde şunları söyleyebilirim; Eğitimde verdiğiniz bilgi ve heyecan okul duvarlarından aşıp sokağa, mahalleye ve eve taşmıyorsa o eğitimden bir şey çıkmaz. Bu forumdaki projeler ise hayattan kopuk eğitim anlayışımızın aşılacağı müjdesini veren çalışmalardı.

İlkokulda birebir öğrenme ve aldıklarını yaşama heyecanı fazla olduğu için bu kademedeki çocuklar okulda öğrendiğini evde tartışmak isteyebilir ama karakterin sağlamlaşmaya başladığı ergenlik dönemindeki öğrencileri kapsayan eğitim anlayışımızın ise öğrencilerimizin okulda aldığı bilgiyi hayatlarında tedavüle sokacak ve maddi-manevi fayda vermekten uzak olduğu rahatlıkla müşahede edilebilir.
Saf ve masum aşkı iştahla anlatan bir edebiyat öğretmeni dersten çıktıktan sonra arkasından derse giren Din ders öğretmeni ‘Çocuklar aş-meşk derken aman ha gayr-i meşru ilişkilere girmeyin’ nasihati bir bütün halinde düşünülmesi gereken eğitim felsefemiz açısından bence üzerinde düşünülmesi gereken bir realitedir? Kime neyi anlattıracağız? Eğitim felsefemiz iktidarlara ve hükümetlere göre değiştiğini düşünürsek örneğin Kürtçe İstiklal marşı okutmanın bir sakıncası varmıdır? Hani olay paradigma değişimi ise AK Parti iktidarında bu olabilir. Sonra çocuğun sahibi kim? Devlet zorla getireceksiniz diyor diyelim ki bir vatandaş çocuğuna din dersini istemiyor neler yapmak lazım. İHL açmakla iş bitmiyor o okulda Kuran okumak için abdest alınacak ve Allah’ın emri namazı ifa için namaz kılınacak yerde gerekecektir. Kuran dersinde çocuklar başlarını örtüp başka zamanlarda açması nasıl bir psikolojik etki yapacaktır? Çocukları ikiyüzlülüğe mi alıştıracağız? Okulda başka hayatta başka felsefesi eğitimi ne kadar sahici ve ne kadar ciddiye alınır kılar?

İslami hassasiyetle siyaset, sendikacılık ve akademisyenlik yapan herkesin düşünmesi gereken bir durumla karşı karşıyayız.

Bana göre bunun bir cevabı var o da; Eğitimin yaşama hazırlık değil yaşamın kendisi olduğunu bilmemizdir. Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz emrinin günümüz dünyası ‘Hayat boyu öğrenim’ kelimesiyle karşılıyor ve MEB bile bu adla bir genel müdürlük açmış durumda. Bir işi ve ilmi bilmek ve onu doğru düzgün uygulayabilme kabiliyeti mi önemli yoksa o işin diplomasını sahip olmak mı? Biz diplomayı gösterge olarak isterken şimdi araç olmaktan çıktı amaç oldu. Örneğin öğretmen seçiminde iyi hazırlanan bir öğretmen adayı iki saatlik bir sınav sonrası başarısına göre ‘evet sen öğretmen olabilirsin’ demeye başladık. Halbuki okullara yönelik her geçiş sınavında biz biliyoruz ki o sınava en akıllı, en yetenekli değil en iyi hazırlanan öğrenci kazanıyor. Diyelim ki çok yetenekli, fedakâr ve merhametlisiniz bir şeyler öğretebilme kapasiteniz üst seviyede ama kaderin fetvasıyla sınava iyi hazırlanamadınız halbuki o mesleği en iyi yapacak kişi de sizsiniz. Bu yüzden akademik olduğu kadar değerler eğitimi açısından öğretmen adayı olsun üniversite adayı çocuklar olsun akademik başarının yanında mezun oldukları okullardaki öğretmenler ya da öğretim üyelerinin oluşturduğu kurul kararlarının %15 lik bir etkisi olmalı. Sınavlarda alacağı başarı puanına bu kurulların verdiği puanlar yansıtılmalı. Çünkü hayatın her noktasında insanlar aynı performansı gösteremez. Hava şartlarından tutun ailevi sebeplere kadar farklı faktörler öğrenciyi kimi zaman başarılı yapar kimi zaman ‘yarışmadan’ koparır. Öğretmen kurulları ve eğitim fakültelerinde oluşturulmuş kurulların raporları bir öğrencinin hayatına komple bakış açısı yapmamızı sağlamalıdır. At yarışı gibi gençlerin ve çocukların sınavlarda koşturulmasına ve sınav stresine engel olacak bir çözüm yolu da budur.
Son olarak başbakanın Fatih projesinin açılışında yaptığı konuşmasında (Okullaşma ile ilgili rakamları verdikten sonra) ‘Sadece rakamlardan bahsetmiyorum biz müfredatı da değiştirdik’ cümlesini duyunca gülümsedim. Evet müfredat değişti ama zihniyet değişmedi sayın başbakanım. Onu da başka vakte talikan örnekleriyle anlatmaya çalışacağım.

Bizler için okul hayatı bir müsameredir. Hepimiz biliriz ki orada verdiğimiz bilgiler devletin resmi ideolojisini güçlendirmek için inanmadığımız konuları ikiyüzlüce öğrettiğimiz bir yerdir. Öğrenci de bilir bunu öğretmen de. Samimiyetin zerresi yoktur. Örnek mi? Başbakan dersim katliamından bahsediyor ama İnkılap tarihi dersi ise hiç öyle bir şey olmamış gibi bize cumhuriyetin kazanımlarında bahsediyor. Buyurun buradan yakın.

Başladığımız konuya Yenilikçi Öğretmenler Formuna dönecek olursak bu anlamda forumda sergilenen projeleri hayatın içinden ve eğitime katkı açısından çok samimi buldum hatta kimi projeler bana göre gayr-i İslami ve ideolojik olsa da samimi ve dürüst buldum. Dindar nesil yetiştireceğiz diyen AK parti iktidarına da zıt bir durum değil bu çünkü farklı düşünceler ve görüşler elbette olacaktır Allahu teala bile “Allah isteseydi bütün insanları tek bir ümmet yapardı.” (Maide – 48) demişken bize laf düşmez .

Kısaca eğitimde bize ilk önce bu lazım; Samimiyet.

(“Tanzimat ilan ettik olmadı, meşrutiyet ilan ettik olmadı cumhuriyet ilan ettik o da olmadı yahu biraz da ciddiyet ilan etsek” diyen o zaman ki Ankara Sultanisi, yani Ankara Erkek Lisesi müdürü Sakallı Celal’in sözünü ‘samimiyet’ olarak değiştirebiliriz ki Mahir İZ hocanın naklettiği şu hatırası da bu anlamda bizleri doğrulamaktadır; ‘Bir gün Sakallı Celal’e Kadıköy vapurunda rastlamıştım. Sizi hâlâ huzura kavuşmuş göremiyorum. Ne istiyorsanız, ne düşünüyorsanız, hatta şimdiye kadar düşünmediklerinizin hepsini Mustafa Kemal paşa yaptı. Neden hâlâ memnun değilsiniz, diye sordum. Bana, sen hiç tiyatroya gitmedin mi, diye sorup devam etti: perde açılır, karyolaya uzanmış bir hasta görürsün, başında ilaç veren bir de hemşire vardır. Biraz sonra doktor içeri girer, nabız yoklar, reçete yazar… aslında ortada ne hasta, ne hemşire ne de doktor vardır. Bunların hepsi bilirsin ki rolden ibarettir. İşte bizim Cumhuriyetimiz de öyle. Yaşasın cumhuriyet rolünden ibaret, diye karşılık verdi!”)

2012 Türkiye Yenilikçi Öğretmenler Forumu Paylaşım Töreni Sonuçları MEB’in resmi sitesinden bakılabilir.

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

MİLLİ EĞİTİMDE İYİ ŞEYLER OLABİLİR” için 3 yorum

  • 07/07/2012 tarihinde, saat 23:11
    Permalink

    sıradan bir yazı gibi başlamış ama bitişi enfesti doğru söze ne denir hepimiz rol yapıyoruz hayatımızda

    Yanıtla
  • 07/07/2012 tarihinde, saat 23:53
    Permalink

    bilader iyi güzel yazmışsında kaptan kötü olunca tayfa ne yapsın he?

    Yanıtla
  • 10/07/2012 tarihinde, saat 15:45
    Permalink

    ‘Bizler için okul hayatı bir müsameredir. Hepimiz biliriz ki orada verdiğimiz bilgiler devletin resmi ideolojisini güçlendirmek için inanmadığımız konuları ikiyüzlüce öğrettiğimiz bir yerdir. Öğrenci de bilir bunu öğretmen de. Samimiyetin zerresi yoktur. Örnek mi? Başbakan dersim katliamından bahsediyor ama İnkılap tarihi dersi ise hiç öyle bir şey olmamış gibi bize cumhuriyetin kazanımlarında bahsediyor. Buyurun buradan yakın.’

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 6

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız