MARTİN SCORSESE SİNEMATOGRAFİSİ-1


Bu sitede defalarca öne sürdüğümüz bir iddia vardı o da artık Amerikan sinemasının eskisi kadar ilgi çekmediği ve bizi yaptıkları işlerle heyecanlandıran yönetmenlerin bir bir silinip gittiği. Birçok yönetmen ve oyuncunun yaptıkları filmleri artık heyecanla bekleme devri geçmiş gözüküyor. Bir kaç istisna dışında. O istisnalardan birisi de Martin Scorsese. Scorsese’in filmlerinden bahsedip yine bu filmlerinden beğendiğimiz sahneleri sizlere aktaracağız.

Scorsese 1942 New York doğumlu bir sinemacı. New York Bronx’da Kardinal Hayes adlı Katolik din adamı yetiştiren(Bizdeki İmam-Hatipler gibi) okula gider. Okul resmi web sitesinde belirttiği gibi sadece Katolikliği teşvik eden değil aynı zamanda bunu yayma misyonunu da öğrencilerine yükleyen bir okuldur. Amiyane tabirle papaz olamaz Scorsese ama1960 yılında New York Üniversitesi Sinema bölümünden mezun olur. İlk çalışmaları ilginçtir kısa filmlerden oluşur. Böylesine büyük yönetmenler için değişik bir kariyer. Sinema okulunda okumasından kaynaklanan bir durum bu. Fakat şöhretin zirvesindeyken de 1997’de “The Key to Reserva” (2007) adlı bir kısa filme daha imza atacaktır.

Wikipedia’da onun drama anlayışıyla ilgili söylenenler çok doğru. Şöyle der Wikipedia; “temel dramatik arayışları olan Hıristiyanlık, suç, adalet ve şiddet unsurlarını işleyen hikâye ve karakterleri ile başarılı olmuştur.Goodfellas ve Casino filmlerinde kullandığı ortadan ya da sondan başlayarak anlatma tarzıyla bütünleşmiştir.”

Ve kendi ifadesiyle bu durumu şöyle özetler Scorsese;”Tüm yaşamım boyunca filmler ve din olmuştur. Hepsi bu kadar. Başka bir şey yok. ”

Önemli filmlere imza atmış bir adam.. Öte yandan onun için bir sendroma dönen Oscar heykelciliğini o kadar orijinal filmlere imza atmışken 2007 yılında bir hong-kong filminin remaker’ı yani yeniden çekimi olan “The Departed” bizdeki adıyla “Köstebek”le almış olması da çok ilginç.

İlk çalışmalarına dönelim şimdi, kısa filmler..

-Vesuvius VI (1959)
-What’s a Nice Girl Like You Doing in a Place Like This? (1963)
-It’s Not Just You, Murray! (1964)
-The Big Shave (1967)

Sitemizde yayınlayacağımız kısa filmi “The Big Shave” yani “Büyük Traş”. Filmden anladığımız hayatta her şey toz pembe bir rüya gibi giderken kabusa dönüşebileceğini kendi çapında bol sulu ve bol kanlı efektif bir atraksiyona girerek anlatıyor. Cape Fair yani Korku Burnu filminde ise bunu uzun metrajda daha nitelikli bir senaryo, oyunculuk ve rejiyle gerçekleştiriyor. Felaket tellalı Scorsese kaybedenlerin hikayesini anlatmayı çok seviyor. Masumiyet Çağı ya da New York Gangsterleri filmindeki kahramanları gibi.

Peşinen belirtelim. 5 dk. 24.sn.lik “The Big Shave” yani “Büyük Traş”ı izledikten sonra ‘Vay be bu rezil işten sonra bu adam nasıl bir sinema dahisi olmuş?’ diye kendi kendinize sormadan edemiyorsunuz. Ama bir insanın sinematografisinin nereden nereye geldiğini göstermesi açısından ilginç bir gösterge olabilir. ‘Güzel kelebek isteyen çirkin tırtılı ezmemeli’ demişler.

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

MARTİN SCORSESE SİNEMATOGRAFİSİ-1” için 2 yorum

  • 12/05/2010 tarihinde, saat 22:37
    Permalink

    kısa film şaşırtıcı. bir defa o yıllarda traş köpüğü olması)) hani macun falan bekliyor insan. sonra kanlı kısımlar tabii. ama adamın kandan hiç rahatsız olmaması vesaire çarpıcı bir mesaj sayılır modernizme falan. modernizm bizi tabii şeylerden uzaklaştırarak ölüme yaklaştırıyor ama şık duruyoruz.. tabii iyi vurgulanmamış acemice falan ama bir düşünsel birikim diyelim hissediliyor.

    Yanıtla
  • 10/11/2010 tarihinde, saat 05:58
    Permalink

    Aslında bu kısa filmi Scorses’in Vietnam savaşına denk gelen günlerde Amerikan toplumuna bir eleştiri olsun diye çektiği söylenir. Bu yazıda yazarın dediği gibi her şey toz pembeyken birden kana bulanması amerikan masalının ekmeğine kan doğrayan vietnam dehşetini hatırlatması içinmiş..-.-.-

    Yanıtla

yergösterici28 için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 6

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız