MAKSAT HERKESİ ELEŞTİRMEK Mİ?

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Burada ve tercumanihakikatte özellikle, gayet yayınlar yapıyoruz ve bir tefsir yazdık, yayınladık. Başka yerlerde yayınlarımız var. Bütün buralardaki ana çerçeve ise bir eleştiri ve çıkış formülüdür özetle. Elbet zamanımızda eleştirenler çok ve çoğunluğu gayet aşırı, bundan dolayı da bir sağırlık gelişmiş durumda. Fakat hayatın da herşeyden önce bir hakikat imtihanı olduğunu unutmamak gerekir. Bir üst çıkayım, altta kalmayayım imtihanı değil mesela..

Tabii hakikatle fazla meşgalesi olmayanlar işi buna çevirir, böyle algılar her şeyi. Beri yandan ise maddi hakikatle çok meşgalesi olanlar da aynı. Evrim teorisi denilen şey tamamen buna dayanır örneğin, hayat güçlü olanın ayakta kaldığı bir süreçtir. Bütün bunlar ise dön dolaş aklı maaşçılıktır. İşte bizim eleştirilerimiz de en dibinde buna dayanıyor. Hakikatçi olduğunu iddia edenler neden aklı maaşçı? Hadi diğerlerini geçtik.. Denilebilir ki, çünkü hakikati bize “dünya” getirdi, tarihimiz getirdi, biz arayıp bulmadık. Fakat iş gayet rayından çıktı. Daha hala hakikate bizim ulaşmamızın zamanı gelmedi mi?! Öte yandan, ahirete iman bu, gayba iman bu, delillere olsun yönelmek gerekmiyor mu? Kulaktan dolma şeylerle, ezberlerle bu çok mu iyi oluyor?! Neden ille de buna rağbet var hala?!

İşte bu süreç, şimdi din geri geliyormuş gibi görünse de aslında hakikatçiliğin önünü kesiyor bizim gördüğümüz. Üstelik “din” de gitmeyecek şekilde geri gelmiyor. Sadece çok baskı altına alındığından etki-tepki sadedinden yükseliyor ve gazı da gayet bitti. Daha doğrusu dünyacılık gazları fazladır ve gayet tutucudur zamanımızda. Dolayısıyla yürüyen dünyacılık aslen, bir süre sonra sadece o kalacak gibi.. Gençliğe bakınca bu çok daha iyi anlaşılır.

Peki yapılması gereken nedir? Denilebilir ki; siyaset gündelik ve hazır potansiyellerle hareket eder. Onun gelenekten (ya da modernizmden) başka bir şeye dayanması zor. Hatta cemaatler için de aynı şey söylenebilir. İşte biz de bu yüzden ferd üzerine kurduk hep anlatımlarımızı ve ferdi iknaya yöneldik. Bu iş ferdlerden başlayacak ve nereye yürüyecekse yürüyecek. Belki kimisine çok zayıf bir temel gelebilir bu. Lakin şöyle düşünelim, cennete ve cehenneme gidecek olan kim?

İşte bu eleştirileriler de belki kitlelere çok ters gelebilir fakat ferd (cennete de cehenneme de gidebilecek olan) işi iyi okumaya her zaman açıktır.

Bir de burada antiparantez şunu belirtelim; tefsirimizde ve tercumanihakikatte ortaya koyduğumuz Kuran’ın Tevrat ve İncil’i düzelticiliği bağlamındaki HAKİKATLER, Kuran nazil olduğundan beridir en yoğun şekilde ortaya konan delilli, isbatlı hakikat sunumlarından biridir. Biraz bakılsın edilsin ve düşünülsün. Elbette hepsini biz keşfetmedik bunların, kimini toparladık, kimini alıntıladık, kimini keşfettik. Fakat, pek çoğunun ilk karşılaşacağı hakikatler.. O zaman, buna yaklaşım ve kaçış da ona göredir, belirtmek lazım. İnsanın karşısına her gün her dakika böyle şeyler çıkmaz.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 5

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız