KURANİ EVREN KURAN EVRENİ VE ROLLER

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Kuran’da mümin/emin olan, müslüman/teslim olan, kafir/örten, müşrik/ortak koşan, münafık/ikiyüzlü, ehli kitab/kitap ehli gibi kavramlar vardır ve herşey bunlar üzerinden anlatılır.

Tabii statik, ezberci yaklaşım bunların iyilerini kendisi olarak görür ve diğerlerini de müşrik=puta tapanlar, ehli kitab=yahudi, hristiyan, münafık=şüpheciler diye kategorize eder.

Lakin bu terimleşme kelime anlamını aşan boyutlara ulaşmıştır zamanla ve acaba kelime anlamlarını baz alırsak şimdi kimler ne olur, meçhul. Belki diğerleri kalır da “müslüman” ne olur?

İşte günümüzdeki esas sorun buradadır, başrolde. Kuran’ın indiği anda başrol nettir, Kuran evreni nettir. Günümüzde ise “başrol mü başrol sanma mı” sözkonusudur, büyük bir soru işaretidir. Mesele ise Kuran evreninin bir şekilde devam ediyor görüntüsüdür, namazdır, oruçtur devam etmekte. Bunlara bağlı olarak diğer rollerin az çok uyması, bu başrolü de başrol olarak devam ettiriyor zihinde.

Lakin şunu sormak lazım, müşrikler de puta tapmalı o zaman. Hani nerede puta tapanlar? Ya da puta tapmamak, şirk koşmamak için yeterli mi? O zaman müşrik yok gibi bir şey zamanımızda, öyle mi? “Bu rol, mevcut değil” Yok, orada manaya yönelip bir takım sonuçlar çıkarıyorsan öbür tarafta niye manaya yönelmiyorsun? Yani, “ortak koşma” noktasından bakarak şirkleri tesbit ediyorsan, “emin olma” noktasına bakarak müminlik kriterlerini niye tesbit etmiyorsun? Mesela bizce bu anlamda, Kuran’da her şeyi arayıp bulma bir “emin olma” kriteridir günümüz için. Davadan bahsediyorsak, dava budur, örtmek, münafıklık da bir ölçüde bu bağlamdadır.

Sebebine gelince; çünkü zaman içinde zayıflayan işin ruhudur, rollerin bulanmasıdır. Bazıları tarihselciliği güya eleştirir ama ona göre de pek çok ayet tarihseldir. O zamanki kişilerle ilgilidir, canlı dinamik değildir. Bu ise bizi Kuran evreninde değil, bulanık bir Kurani bir evrende yapar zihnen. Bize göre ise; Levhi Mahfuz (herşeyin yazılı olduğu ana kitab) hakikati olan Kuran, bugün için de bir Kuran hakikati öngörmektedir. Yoksa bu bir insan işi gibi olur.

Peki nedir o hakikat? Roller de ona göre olacaktır.

Bu, elbette manaya yönelerek yavaş yavaş ortaya konulacaktır, bir kişi tarafından değil, pek çok kişi tarafından. Direkt değil, konuşularak, edilerek.. Hedef ise Mekke müşrikleri değil, bütün insanlıktır. Açıklanacak olan şeyler, öncelikle Kuran’ın mucizliği, sanatları, altüst ediciliği ve buna bağlı olarak bugünün hakikatidir.          

Velhasıl mesele, Kurani bir evrende olmamız değil, Kuran evreninde olmamamızdır. Bu ise elbette bugünün hakikati demek. Ve biraz karanlıkta yol almak..   

…………………..

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

KURANİ EVREN KURAN EVRENİ VE ROLLER” için bir yorum

  • 25/09/2013 tarihinde, saat 07:10
    Permalink

    bediüzzamanda ehl-i kitabı bu zamanda ya ehlel mektep şeklinde tefsir eder ve okumuş kesime hitap ettiğini belirtir.Kuran evreninde doğru bir yaklaşımda bulunmuşsnuz çok begendim yazınızı.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 0

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız