KRİTER

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Algılar, gerçekliği belirler. Daha doğrusu “asıl gerçeğe” yaklaşabilir veya ondan uzaklaşabilir. Tam bilmek Allah’a mahsustur. Yaklaşmak da insanın sorumluluğu..

Bu bağlamda olayları bilmek kadar Kuran üzerinden okuyabilmek mühimdir. O yüzden de Kuran’ı çok iyi bilmek, Levhi Mahfuz gerçekliğinin farkında olmak ve istişare tabii ki. Hepsinden önce de böyle bir dert.

Mesele ise şu ki, insanlar anlamayı ikinci, üçüncü planda görmekte. İnsanın anlamaktan büyük işi olmadığı gerçeği anlaşılamamakta. Tarihin bir döneminde bir Kitab gönderilmiş, ona “inanıyoruz” noktasında kalmak asıl edilmekte. “Niye bugüne geldik, nasıl çıkış olacak” meseleleri, doğru düzgün sorulmamakta. Hikmet sahibi bir Allah olması gerektiği yeterince anlaşılamamakta.

Onun için şuna bakılmalıdır ve bu gözetilmelidir. Kuranı anlamak isteyen insanlar artıyor mu artmıyor mu? “Ben biliyorum” diyenler, “birilerine uyarlayanlar” ya da “alakam yok” diyenler mi artıyor? Yolun doğruluğu ve yapılması gerekenler buradan anlaşılır. Allah’tan ve Kuran’dan bahsediyorsak çerçeveyi dar koymayacak insan, yoksa daralır.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 7

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız