KONJÜKTÜR ÇIĞIR AÇMAZ

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Şöyle bir formül çok rağbet görüyor: şu anda çığır açan bir nesil gerekiyor, biz de şu andayız, “o halde biz çığır açacak nesiliz” Ve üç beş işarete bakarak “aha da açtık açıyoruz”

Ya da sürekli çığır açılması gereğini vurgulayan haberleri, sloganları gündeme getirmek ve ortaya bir “açın!” demek..

İyi de kim açacak bu çığırı? Alt yapısı var diyelim, üst yapısı var mı?

Açık konuşayım ciddi bir şekilde iki tefsir dinleyecek adam mumla aranıyor.. Üç kilo hakikat, bir ton nefisle çığır falan açılmaz, öyle açılsa Osmanlı devrinde açılırdı. Mühim olan çığır açacak bir tefsir yapabilmektir. O da düşünmeye-eleştiriye değer vermeyle olur. Daha doğrusu başlar, sonra olur.. İşin espirisi şudur: sadece sana ulaştırılan şey hakikat olmaz, “senin ulaştığın şey hakikat”tir. Çünkü birisinin dayanağı nefstir, ötekinin akıldır. Her ne kadar yüzde doksan aynı şey olsa da.. Elbette bu işin mükemmel bir örneği yok, teorik olarak konuşuyoruz. İbni Teymiyye ya da Menar ya da Said Nursi örneği var, zor zamanda Kuran’a dönüş örneği olarak.. Bunlar belli bir çığır açmıştır ama beklenen düzeyde değil tabii. Günümüzde ise çok daha büyük bir çığır gerekiyor, adeta batıda bile yankı bulacak düzeyde bir tefsir ve çığır gerekiyor. Ama önce farkında olmak lazım. Teorik boyuta fazlalık gözüyle bakıldığı müddetçe bu hedefin yanından bile geçilmez. Bu adeta insanlık tarihini noktalayacak bir hedef, iyi düşünülürse..

Temelde ise mesele şu olsa gerektir, İmam Hatip’te öğrendiği Arapça ile “Arapça biliyorum” demek var, ilköğretimde öğrendiği Din Kültürü ile “dini biliyorum” demek var, Zemahşeri değilse “biliyorum” dememek var. İş bu kaliteye ulaşmaktır, o zaman çığır açılır.

…………………………..

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 2

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız