KİTAB MERKEZLİ TARİH ALGISININ ÖNEMİ

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Dikkatimizi çeken, özellikle son zamanlarda dünyadaki masonik yapılar, İsrail karşıtı herkesi çeşitli şekillerde yıpratıyor, deviriyor vs. Batı medeniyeti ise neredeyse araç ve vitrin hükmünde. Bu gidişi bozacak olan Kitab merkezli bir tarih algısıdır. Çünkü madde ve dünya merkezli algılar bu boyunduruktan kurtulamaz. Tarihi olarak karşı olabilirsiniz ama her tarafınız “teslimiyet” dolar.

Burada aydınlanma düşüncesi denilen anlayışın ve sonrasında gelişen modernizm, liberalizm, kapitalizm, sosyalizm gibi anlayışların temelde Kurani tarih algısına karşı geliştiğini görmek durumundayız. Bunlar kilise gibi direkt dini yapılar olmadıkları için hatta kiliseye karşı geliştikleri için bu iyi anlaşılmıyor. Elbette kimi iyi tarafları da var, teknoloji üretimi, bilimin gelişmesi, hurafelere karşı olması gibi.. Lakin dünyacılık üretmektedirler ve nihayetinde görülmektedir ki ipleri de masonik yapıların elinde. Peki niye çözülemiyor bu iş? Çünkü uzun süredir devam ettiğinden ve Kurani perspektifle bu iş izah edilmediğinden, tabii bir süreç gibi algılanıyor herşey, “insanlık şuraya geldi, buraya geldi” deniliyor. Ya o zaman bu İsrail ne?!

Hasılı velkelam, Kitab’ın tarihi algılamadaki belirleyiciliği muradı ilahi tarafından “test ediliyor” denilebilir. Yoksa hiçbir şey iyi anlamlandırılamıyor. Buna yönelik yeterli sebeplilik de var. Kuran’ın Tevrat ve İncil’i düzelticiliğinin ve dünya çapında tebliğinin gecikmesi gibi.. Bunun fırsat bilinip maddeciliğe yönelinmesi gibi.. Eksiğin görülmeyip maddeciliğe tutulunması gibi.. Hasılı, şimdi bunu görüp üzerine düşecek bir kitle lazım. Yoksa iş “biri dedi ki” seviyesinde kalır.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 0

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız