KİŞİLER Mİ İLKELER Mİ MESELESİ

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Bilindiği gibi insanlara gaz vermek için Selahaddin Eyyubi, Fatih Sultan Mehmed, Alparslan, Abdülhamid gibi isimler söylenir. Bu isimler küffara karşı büyük başarılar kazanan ya da mücadeleler yapan isimler.. Fakat bu biraz da insanları tebalaştıran bir mantık, bir lider çıkacak, peşine takılın gibi bir yaklaşım aslında.. Ve mesele şu, neden ilkeler değil de kişiler?

Elcevab; çünkü zaten herkes inanıyor.

Yoksa ilkelerin mi üzerinde iyi durulmuyor?.. Öyle olunca mı böyle oluyor? Artık bunu da sormanın zamanı geldi. Çünkü Fetullah da Oktar da başkaları da kişi kültü üzerinden yürümekte. Bunlar çok ilkeli diye peşine takılmadı kimse, yürüyor diye takılındı. Bir sürü saçmalıklarına eyvallah denildi. Sonuç ise ortada. Şu halde, başarıyı değil ilkeliliği öne çıkaran bir anlayış gerekiyor önce. O ise İbni Hazm’ı, İbni Teymiyye’yi, Said Nursi’yi, Mevdudi’yi, bu gibi ilkeliliği öne çıkaran isimleri öne çıkartmakla olur. Nitekim de ilim namına en lazım olan şeyleri de bunlarda buluyorsunuz. Bizim çok üzerinde durduğumuz, çok gecikmiş olan Tevrat ve İncil’in düzelticiliği bu isimlerde var mesela az çok. Bunlar olmasa işe el bile atılamayabilirdi bugün.. Hasılı demek istediğimiz şu; insanlar Fatih, Alparslan, Selahaddin vs diyor, bunlar kötü kişilerdir demiyoruz, fakat bir tek sözlerini söyleyin bu kişilerin deseniz, çoğusu cevap veremez. O zaman bu isimleri öne çıkartmakla neyi öne çıkarıyorsunuz, başarıyı sadece.

Sadece başarıyı öne çıkarmayı bırakın. O zaman daha çok Fetöler çıkar.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 3

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız