İSLAM VE KOMEDİ ANLAYIŞI ÜZERİNE

İslam ve bir komedi anlayışı acaba mümkün müdür? Bir tarafta din, maneviyyat ve bir tarafta bayağı olarak görülen “komedi” çok tezat gibi.. 

Bu çok ilginç, bence önemli ve pek sorulmayan bir sorudur. Çünkü İslam, komedinin “olmazsa olmazı” gibi düşünülen başkalarıyla dalga geçmeyi, lakap takmayı vs yasaklar. Yine kahkahayı hoşgörmez, ciddiyet asıldır. Peygamberimiz sadece tebessüm eder, kahkaha atmazdı.

Yine insanları korkutacak şekilde şaka yapmak bir hak ihlali olarak görülmüştür. Mesela Peygamberimiz arkadaşının ipini şaka için gizleyen bir Müslümana “Bir müslümanın başka bir müslümanı( şaka bile olsa) korkutması helal olmaz” demiştir. Peygamberimiz yalanı üç durumda caiz görmüştür ki, şaka bunların içinde yoktur. Yalan söylemenin caiz olduğu durumlar: İki kişinin arasını düzeltmek için, hastaya moral vermek için ve savaşta hile yapmak için.. şeklinde söylenmiştir bir hadiste.   

Dini konularda şaka, gülmece yapmak ise küfre götürür.

“Münafıklar, kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir surenin müminlere indirilmesinden çekinirler. De ki: Siz alay edin! Allah o çekindiğiniz şeyi ortaya çıkaracaktır.
Eğer onlara, (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette, biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk, derler. De ki: Allah ile, O’nun ayetleriyle ve O’nun peygamberi ile mi alay ediyordunuz?
(Boşuna) özür dilemeyin; çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kafir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir gurubu bağışlasak bile, bir guruba da suçlu olduklarından dolayı azap edeceğiz” (Tevbe 64-65-66) 

Peygamberimiz hiç şaka yapmaz mıydı peki?.. Şaka yaptığı ama yalan söylemeden şaka yaptığı zikredilmekte. Mesela yaşlı bir kadın Peygamber Efendimize: “Ya Resulallah, beni cennete yerleştirmesi için Allah’a dua eder misin?” dedi. O: “İhtiyarlar cennete giremez!” buyurunca kadın ağlayarak huzurundan ayrıldı. Az sonra Efendimiz: “Ona söyleyin ki insan yaşlı olarak cennete girmeyecektir” dedi.

Tabii burada bir nüans var, kadın direkt cennete girmek istiyor adeta. Peygamberimiz ise yalan söylemeyerek ve şaka yaparak kadının az irkilmesini sağlıyor. Ayrıca bu espiri, bilginin akılda kalıcılığını sağlıyor.

Öte yandan, yalan söylemeden şaka yapmak?.. şakada, zekanın çok iyi çalıştırılması gerektiğine bir işaret. Aynı zamanda ahlakı da dolayısıyla güçlendirmekte. Zeki olmak ayrı, bir de zekanın çalıştırılması olayı var. Ve ahlaka dayalı bir zeka bağlamında.. Yalan söylemeyerek şaka yapabilmek doğal olarak “zekice” olmak durumundadır. Öyle ki karşısındakinin de zihnini açar. Bir de tabii yalan söylememe vurgusu, “yalan söylemeyin” vurgusundan daha etkili olsa gerek.  

Yine mesela lakap takmak yasaktır ama İslam düşmanı Ebu Cehil “yani cehaletin babası, çok cahil” dediğimiz kişinin adı Amr b. Hişam’dır. Ebu Cehil lakaptır ve bir tür karikatürdür. Demek ki hakkı göstermek anlamında bir caiziyet var.  

Son olarak belirteceğimiz konu ise istihza alay konusu yine. Normalde yasak olan bir konu. Lakin Kuran ayetlerine kulak verelim az. 

BAKARA SURESİ 8-15

İnsanlardan bazıları da vardır ki, inanmadıkları halde “Allah’a ve ahiret gününe inandık” derler.  Onlar (kendi akıllarınca) güya Allah’ı ve müminleri aldatırlar. Halbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında değillerdir.  Onların kalblerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalığını çoğaltmıştır. Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için elim bir azap vardır.  Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, “Biz ancak ıslah edicileriz” derler.  Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamazlar.  Onlara: İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin, denildiği vakit “Biz hiç, sefihlerin (akılsız ve ahmak kişilerin) iman ettikleri gibi iman eder miyiz!” derler. Biliniz ki, sefihler ancak kendileridir, fakat bunu bilmezler (veya bilmezlikten gelirler).  (Bu münafıklar) müminlerle karşılaştıkları vakit “(Biz de) iman ettik” derler. (Kendilerini saptıran) şeytanları ile başbaşa kaldıklarında ise: Biz sizinle beraberiz, biz onlarla (müminlerle) sadece alay ediyoruz, derler.  Gerçekte, Allah onlarla istihza (alay) eder de azgınlıklarında onlara fırsat verir, bu yüzden onlar bir müddet başıboş dolaşırlar.

……………

Allah onlarla istihza eder diyor. Nedir peki bu istihza?.. Onların ayetlerde belirtilen çelişkili durumları elbette. Yani durum komedisi dediğimiz olay.. Peki şimdi Kuranı mı suçlayacağız durum komedisi yaptığı için. Ya da “durum komedisi” algımız, daha da doğrusu gerektiğinde bu yönde bir çabamız dolayısıyla olmayacak mı?.. Çelişkili durumları ortaya koymayacak mıyız?..

Demek ki İslamın yasakladığı, hoş görmediği, komedi değildir, bayağılıktır. Zekasız, akılsız, haksız, hukusuz espiridir. Karıştırmayalım derim altını kalınca çizerek.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 4

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız