İSLAM AKIL DİNİ MİDİR ERLİK DİNİ Mİ?

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Bu soruyu-çelişkiyi dile getirmenin artık vakti geldi. Çünkü ana problem burada. İnsanlar erlik namına ve güçlüyüz/güçleneceğiz algısı da işletilerek yapılan çıkışlara bayılıyor. Akıl namına ve güçlüyüz/güçleneceğiz algısını görece zayıflatan çıkışlara ise acaip kör sağır.

Elbette erlik namına çıkışların da yeri, zamanı vardır. Lakin, ana mesele, akıl namına, özeleştiri namına olan çıkışlardır. Çünkü zaten asıl odur, ikincisi ise zaman içinde aklı maaşın gittikçe artan hakimiyeti sonucu önemi gitgide artmıştır. Üstelik de bugün karşımızda olan medeniyet (batı medeniyeti) sadece güç değil, bir akıl medeniyetidir. Yani akıl, düşünce, tefekkür günümüzde çok çok daha öncelikli, önemli hale gelmiştir.

İnsanlara ise eksik olan hep erlikmiş gibi geliyor.

Özeleştiriden “zayıflatır” diye kaçılıyor. Özellikle tarih hep erlik üzerinden okunuyor. Şöyle güçlüydük, böyle güçlüydük vs. Bu algı empoze edilerek dirilmenin sağlanacağı düşünülüyor.

Böyle olmadığında ise müthiş bir isyan, teyakkuz.

Bu ise hayalkırıklığı ve dünyaya teslimiyeti arttırıyor dön dolaş.

Mesela bir hadis vardır.

Habbâb İbnu’l-Eret anlatıyor: “Rasulullah Kâbe’nin gölgesinde bir bürdeye yaslanmış otururken, gelip (müşriklerin yaptıklarından) şikâyette bulunduk: “Bize yardım etmiyor musun, bize duâ etmiyor musun?” dedik. Şu cevabı verdi: “Sizden önce öyleleri vardı ki, kişi yakalanıyor, onun için hazırlanan çukura konuyor, sonra getirilen bir testere ile başının ortasından ikiye bölünüyordu. Bazısı vardı, demir taraklarla taranıyor, vücudunda sadece et ve kemik kalıyordu. Bu yapılanlar onları dininden çeviremiyordu. Allah’a kasem olsun Allah bu dini tamamlayacaktır. Öyle ki, bir yolcu devesine bindimi San’a’dan kalkıp Hadramût’e kadar gidecek, Allah’tan başka hiçbir şeyden korkmayacak, koyunu için de sadece kurttan korkacak. Ancak siz acele ediyorsunuz.” (S. Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr 29, Menâkıb 25, İkrâh 1; Ebû Dâvud, Cihad 107, hadis no: 2649; Nesâî, Zînet 98, 8/204; K. Sitte, 9/548)

……..

Denilebilir ki bu da bir “erlik” değil mi? Elbette, hem de alası, lakin burada aslolan doğruya son derece iman, bir erlik hissiyatı vs değil.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 3

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız