İŞİTSEL-GÖRSEL MALZEMELERİN DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSLERİNDE KULLANILMASI 2

 SİNEMA ve TELEVİZYONUN DİN EĞİTİMİNE ETKİSİ

Merkezinde öğrenci-öğretmen iletişiminin yer aldığı klasik eğitim anlayışı artık teknolojinin zorlamasıyla yeni arayışlara yönelmiş, metod ve içerik bakımından kendisini zenginleştiren farklı bakış açılarına kapılarını açmış bulunmaktadır. Özellikle basılı ve görsel-işitsel medyadaki hızlı gelişmeler öğrenciler ve bireyleri kendisine çekmekte, ilgi odağı olmaktadır. Bu durum ise dini eğitim açısından bir kısım sakıncaları da beraberinde getirmektedir.Sinema ve televizyon alanında yapılan kimi çalışmaların sadece insanları eğlendirmek için yapıldığı söylense de bunun böyle olmadığını aşağıda vereceğimiz birkaç örnekle ispatlamaya çalışacağız. Örneğin çizgi filmler. Çizgi film kahramanlarını taklit edeceğim diyerek yaşamlarını kaybeden çocukların bile olduğu ülkemizde animasyon çalışmalarından etkilenme had safhadır (2) 

Fakat biz daha çok TV ve sinema kanalıyla oluşturulmaya çalışılan dünya görüşünü, ahlak anlayışını inceleyeceğiz. Çocuklar için günümüzde vazgeçilmez bir seyir olan çizgi filmlere baktığımızda çocukların zihin dünyasını etkilemeye dönük gizli niyetlere karşın birçok eleştiriler getirilmiştir.“İnsan üstü güçlere sahip çizgi kahramanlar”,“Müstehcen Çizgi Kahramanlar” gibi başlıklarla(3) çizgi film kahramanlarının cinsel sapkınlıklardan Şirinler gibi çizgi filmlerle smurfde komün(ortaklaşa yaşama ve paylaşma) çerçevesinde oluşturdukları belirli değerler doğrultusunda yaşamayı tercih eden ve belirli sayıda üyesi bulunan topluluktur. Kelime,latince “paylaşmak”) hayatının teşvik edilip komünizm propagandasının yapıldığına kadar bir dizi iddia ortaya atılmıştır. (4) Bunun dışında Red-Kit gibi bir karakter bile aslında psikolojik rahatsızlıkları olan, hayvanlardan başkası ile dostluk kurmayan, hep yalnız dolaşan, işini bitirdikten sonra, atına atlayıp kimsenin olmadığı yerlere giden, ne eşi ne de çocuğu olan birisi olarak aile kurumunu göz ardı ettiği için eleştiriye tabi tutulmuştur.(5)

 

Bilinçaltını etkilemeye yönelik “bilinçaltı reklam” (subliminal advertisement) (Bilinçaltını etkilemeyi amaçlayan, gözle algılanamayacak kadar kısa süreli sinema ya da televizyon reklamları) denilen yöntemler veya altmetin okumalarıyla ortaya çıkartılan gizli mesajlardan bahsedilmiş bu tip görüşler henüz bilimsel anlamda doğrulanamamış olsa da birbirinden ilginç bir çok iddialar ortaya atılmıştır. Tüm bu iddialardan haberimiz olmadığını düşünsek bile elbette ki herhangi bir insanın örnegin bir batılının çizgi film üretirken, kendi kültürü ve çevresinden ilham alacağı bellidir. Batıda üretilen çizgi filmleri yapan sanatçıların kendi kültürlerinden ve yaşam tarzlarından soyutlanarak bir ürün ortaya koymaları beklenemez. Özellikle yetişkinlere hitap eden sinema ve TV’ye ait ürünlerde insanları informal bir eğitim sürecinden geçirerek etkilemeye çalıştıkları da bir gerçektir. Örneğin zevkle izlenen bir TERMİNATÖR-2 filminin ilham kaynaklarına baktığımızda Hıristiyan terminolojisinin bu filmde açıktan ya da gizli bir şekilde kullanıldığı görülecektir. James Cameron tarafından yazılarak,yönetilen 1991 yapımı aksiyon,bilim-kurgu yapımı olan bu film birinci filmde yaşananlardan on sene sonrasını konu alır. Sarah Connor ve onun 10 yaşında olan çocuğu John’un maceralarını ele almaktadır. Terminatör filminin İncil’deki Yeni Atik’in beşaret kıssasını yeniden anlattığı söylenir.(6) Filmin hikayesinin Hıristiyan teolojisiyle örtüşen çok ilginç bir yönü vardır. Anne Sarah Connor Hz. Meryem’i, babası belli olmayan çocuk John’un Hz. İsa’yı ve göklerden gelen kötü adam’ın da şeytanı temsil ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Gelecekte dünyayı kurtaracağı söylenen John’u öldürmek üzere gelen bu kötü adam, şeytan gibi her yere girip çıkabilen ve her kılığa bürünebilen insanüstü bir varlıktır. Film özellikle kötü adamın sürdüğü tırın bisikletli John’u öldürmek üzere kovalamaya başladığı sahne ile hafızalarda yer edinmiş 1990 yapımı olmasına rağmen hala aksiyon sahneleri beğeniyle izlenilen bir filmdir.

Keza Matriks filmi. Bu filmle ilgili şu çözümleme bile bir filmin asla sadece bir film olmadığını gözler önüne sermektedir;

“Matrix nedir?.. Böyle bir soru var Matrix’te.. What is matrix? Ya da the matrix, neyse.. Filmdeki ana karakterlerden Morpheus soruyor ve açıklıyor. Film bu bakımdan zihne yüklenen bir disk gibi, bir öğreti.. Komplex bir öğreti.. Adeta bir din. Ya da bir virüs.. Biz de soralım soruyu ve bir cevap arayalım dedik. What is matrix?..

“…….Hristiyanlıktaki fatalizm boyutundaki kader inanışı ile hümanizmin üstün insanının bir tür çarpışması, kaynaşması, aynı bedende var olma savaşı gibi bir şey felsefi olarak da.. Potmodernizmin bir uyanışın, ama bir uyutuşun da tırnak içinde resmi. Çünkü film her ne kadar postmodernizmin adeta kitabını yazıyor gibi görünse de ruh olarak modernist diyebileceğim bir psikolojiye sahip fazlasıyla. Bütün o çok kültür, çok insan, çok din görüntüsünün altında müthiş bir ego var çünkü ve sonuna kadar rasyonalist ve materyalist bir duruşu var filmin. Ve bu ego adeta “neden olmadı, neden?” diye bir suçlu arıyor ve faturayı da o kendi oluşturduğu rasyonel tanrıya kesmeyi deniyor. Simüle tanrı.. Gerçek tanrı yok çünki.. Ama varsa bile kendince ona da bir şey demiş oluyor.. Yani film, Darwiniyle, Freuduyla, Marxıyla, Niçesiyle oluşan o “üstün insan” “Tanrısız dünya” projesine fikriyatına içten içe çok sadık aslında. Özellikle de Sartre ve varoluşçu felsefeye..”

 

“Başka bir film izliyoruz sanki. O uçuşlara kaçışlara ayılıp bayılıyoruz. Özgürlük mücadelesi diye heyecanlanıyoruz. Ama bu hapı da yutuyoruz bal gibi.. Batı dünyasının psikolojisiyle psikolojileniyoruz içten içe. Filmin açığı ise yine İslamsızlıktan çıkıyor. Bir dinsel öğeler harmanı olan Matrix’te İslamın İsi bile yok çünkü. Yani asıl sorun hiç mesele bile edilmiyor. Makinalar öyle istediği için mi yoksa(!?) O adeta kurtarıcı İsa’yı simgeleyen Neo, o uzakdoğu dinlerini, kültürlerini çağrıştıran mistik şeyler, kahinler, şunlar bunlar.. Kudüs olduğu söylenen Zion… .Ama İslam yok..” (7)

İşte bunun gibi örnekler göstermektedir ki; İnsanın bulunduğu kültürel ortama ve kendini ait hissettiği dini anlayışa göre üretim yapması kadar normal bir şey yoktur. O zaman müslümanların bu alandaki boşluğu doldurmaları gerekmektedir. Fakat sorun sadece keşke iyi film yada İslami anlamda müspet çizgi filmler üretmek olsa. Asıl soru hızla gelişen ve çeşitlenen yeni medya ürünleri karşısında din eğitimcisinin ne yapacağıdır.

 

………………………………………………………………

(2) Amasya’da izlediği filmden etkilenen 7 yaşındaki çocuk, oyun oynadığı sırada dizideki intihar sahnesini canlandırırken, boğazına bağladığı iple intihar etti. HYPERLINK http://www.psikiyatri.org/online/2009010672/psikososyal/televizyon-ve -Çizgi-filmlerin-Çocukların-değer-oluşumuna-etkileri.html \l “_ftn1 [1]

Mersin’de izlediği pokemon çizgi filminin etkisinde kalan küçük çocuk kendisinin oyunun uçan kahramanlarından ‘Cheristır’ olduğunu düşünerek 7. kattaki evlerinin penceresinden aşağıya atladı.

HYPERLINK http://www.psikiyatri.org/online/2009010672/psikososyal/televizyon-ve-Çizgi-filmlerin-Çocukların-değer-oluşumuna-etkileri.html

Adana’da 12 yaşındaki bir çocuk, televizyonda izlediği Örümcek Adam filmine özenerek tavandaki vantilatöre bağladığı iple uçmak istedi. Bağladığı ip boynuna dolanan çocuk, yaşamını yitirdi.

HYPERLINK  http://www.psikiyatri.org/online/2009010672/psikososyal/televizyon-ve-Çizgi-filmlerin-Çocukların-değer-oluşumuna-etkileri.html

HYPERLINK  http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=235931

HYPERLINK http://www.psikiyatri.org/online/2009010672/psikososyal/televizyon-ve-Çizgi-filmlerin-Çocukların-değer-oluşumuna-etkileri.html

HYPERLINK  http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2000/10/30/yasam/yasam6.html

HYPERLINK  http://www.psikiyatri.org/online/2009010672/psikososyal/televizyon-ve-Çizgi-filmlerin-Çocukların-değer-oluşumuna-etkileri.html

HYPERLINK http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=84789

3- (Bkz. HYPERLINK http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/01/30/pazar/pazar7.html Linke ulaşma tarihi; 17.03.2009)

4-4- Bkz. HYPERLINK “http://tr.wikipedia.org/wiki/Şirinler  http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eirinler Linke ulaşma tarihi 17.03.2009=Şirinler hakkındaki bir iddia uzun zamandır tartışma yaratmıştır. Bu iddiaya göre Peyo bir komünisttir ve Şirinler’in İngilizce adı olan “smurf”, “kızıl bayrak altında yaşayan küçük adamlar” veya “kızıl şapka altındaki sosyalist adamlar” (socialist man under red father-flag) cümlelerinin kelime baş harflerinden türetilmiştir. Şirin babanın kırmızı şapkası Karl Marx’ı andıran sakal yapısı, Şirin Köy’de hiçbir mabed veya tapınağın olmayışı, tanrının görevini üstlenen ve materyalizme göndermelerde bulunan doğa,ana,zaman,baba gibi figürlerin oluşu, tüm şirinlerin komünal ve işçi-köylü bir yaşam sürmeleri, herşeyin elbirliği ile yapılışı, herkesin yeteneğine göre bir görevi oluşu ve hiç para (kapital) kullanmayışları bu iddiaları tetiklemiştir. Ayrıca kötü karakter Gargamel’in paraya karşı olan hırsının da, komünal toplumun düşmanı olan kapitalizmi sembolize ettiği iddia edilmektedir. Ayrıca kötü adam Gargamel’in, papaz cüppesi giyerek dini-misyonerliği sembolize ettiği, para düşkünü olduğu ve Şirinleri sürekli yemek istediği için Amerika’ya benzetildiği ortaya atılmıştır. İngilizce ismi “Azrail” olan, Gargamel’in kedisi “Azman”‘ın Amerika’nın peşinden koşan küçük insanları sembolize ettiği sanılmaktadır. Bu yüzden çeşitli ülkelerde Komünizm propagandası yapmakla suçlanmış,yayını yasaklanmıştır.

5-Bkz. HYPERLINK

http://www.milligazete.com.tr/haber/cizgi-film-asla-sadece-cizgi-film-degildir-108245.htm.

6-Terminatör filmiyle ilgili Ziyaüddin Serdar’ın ilgi çekici analizlerinden de bahsedilen (sh.98 ve 101) bu çalışma için bkz. Düş,Gerçeklik ve Sinema,Sadık Yalsızuçanlar, Ayşe Şasa,İhsan Kabil, sh.209. İz yay.İst,1997.

7- Yazının tamamı için; HYPERLINK http://www.tercumaniahval.com/what-is-matrix/#more-3914.

………………………………………………

Bu seminer, 23-24 Mayıs 2009’da Ensar Vakfı Değerler Eğitimi Merkezi (DEM) nin düzenlediği, İstanbul’da Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleşen “Türkiye’de Okullarda Din Öğretimi” konulu sempozyumda sunulmuştur.

İbrahim DEMİRKAN

İsmail BÜYÜKSÜTCÜ

………….

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

İŞİTSEL-GÖRSEL MALZEMELERİN DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSLERİNDE KULLANILMASI 2” için bir yorum

  • 11/06/2009 tarihinde, saat 15:33
    Permalink

    S.a Allah razı olsun Çalışmalarınızın devamını bekliyoruz…

    Yanıtla

Hakan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 0

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız