İNCEPTİON-NOLAN’IN İTİRAFI

İnception filmine bir eleştiri yazıyorum ama filmi izlemedim bunu öncelikle belirtmek istiyorum. Tabii garip bir durum ama eleştirinin sonunda bana hak verebileceğinizi umuyorum.

Gerçi filmin senaristi, yönetmeni ve yapımcılarından biri olan Christopher Nolan’a gittikçe artan bir gıcığım söz konusudur. Sinemanın dahi çocuğu, şu bu şeklinde İMDB’de orada burada şişirilerek mişirilerek fazlasıyla göze batan bir Anglosakson soft ürün olmaya başlamıştır kendisi ama filmi izleyecektim. Ta ki onun şu itirafını duyuncaya kadar.   

BBC Türkçede yayınlanan programdan hazırladığımız bir video.

Şimdi bazı cümlelerin altını çiziyorum.

- Uyuduğunuzda zihniniz yepyeni bir dünya yaratabilir.

-O dünyayı yarattığınızı değil bizzat o dünyanın içinde yaşadığınızı görürsünüz. Bence insan zihninin sınırsız kapasitesiyle yaratıcılığıyla alakalıdır bu.

“Christopher Nolan’a göre rüyalar aracılığıyla bir fikrin gizlice zihne sokulmasının temelinde rüyaları içinde olduğunuzda gerçek gibi hissetmeniz yatıyor”

İşte bu bir itiraftır. Rüyaları zihnimizin yarattığını düşünüyor yönetmen. Ve filmle bu fikrini zihnimize sokuyor. İşin temeli bu..

Şimdi ise gelelim asıl ve esas meseleye. Bu tip bir düşünce belki çok etkili sahnelerle, çok vurucu müziklerle (bu arada bir filmde çok vurucu müzik varsa zihninizi iki kat açın tavsiyemdir) adeta büyülenerek insan hissettirmeden zihnine sokulabilir. Ama acaba düşünsek sadece, rüyalar ya, bambaşka alemler, olaylar.. ki sen bir senarist ve yönetmensin. Nasıl bunu senin, zihninin ürettiğini iddia edersin. Figürandan farksızsın rüyada. Ortada belki bir yılda çözemeyeceğin semboller, senaryolar..  Oyuncular.. Mekanlar..

Bir yönetmen ve senaristin bu kadar kendi yaptığına saygı bekleyen birinin. Hiç alakası olmadığı, figüran olduğu bir yerde yönetmen ve senaristlik iddia etmesi nasıl bir kibir ve zulümdür.

Ve nedir yani bu kadar büyüledi dahi, mahi, bu alkış kıyamet. Yok sinematografi yok bilmem ne

……

 Christopher Nolan’ın ilk filmi.. Bir kısa film, son olarak bunu izleyelim. Çünkü birilerinin işi büyülemekse bizim işimiz de büyü bozmak.

Doodlebug-Christopher Nolan’ın ilk filmi.


rafet hakkında

Rafet KÜÇÜK 1973 İstanbul doğumlu. Şair, araştırmacı yazar.
Bu yazı Film Eleştiri kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

İNCEPTİON-NOLAN’IN İTİRAFI için 9 cevap

  1. peruk der ki:

    yorumlarınız . Kişisel görüşlerinizdir. saygı duyuyorum ama sizi destklemiyorum rafet bey

  2. rafet der ki:

    elbette desteklemeyebilirsiniz de “kişisel” tabirini niye kullandınız bu noktada hiçbir açıklamanız yok. ben bir mantık ortaya koydum. saygılar..

  3. Sinan Canan der ki:

    Merhaba,
    Facebook’tan gelen bir bağlantıyla okudum yazınızı; ortaya koyduğunuz mantığı tam anlayamamakla beraber eleştirilerim şu yönde olacak: Filmi seyretmediğiniz için Nolan’ın rüyalara yaklaşımını eksik ele almışsınız. Evet, filmde rüyaların ayrıntılarını bilinçaltı dolduruyor; ama rüyayı tasarlayan “architect” denen tasarlayıcılar var. Yani tamamı o kişinin zihninden çıkmıyor; kişi ayrıntıları tecrübeleriyle tamamlıyor. Dolayısıyla bu nokta, Nolan’a sözlerinden dolayı atfettiğiniz insanperest yorumu geçersiz kılıyor. Ayrıca Inception’un “seyrettikten sonra” eleştirilecek bir çok yönü var; naçizane filmi görmenizi ve ondan sonra yorum yapmanızı tavsiye ederim.

    Rüyaların nereden geldiğini bilen yok (bilim adamları dahil); dolayısıyla kafamızdaki inançlarımızı bilgi gibi değerlendirerek diğer insanların işlerini yargılamaktan vazgeçelim. Nolan bize (holywood’un izin verdiği ölçüde) kendi zihnini açmış; sakince okusak fena mı olur?
    Selamlar,

  4. rafet der ki:

    ilginize teşekkürler, saygılar.
    eleştirinize gelince, öncelikle savunduğunuz noktaya bakılırsa belirttiğim mantığı anlamışsınız -ki anlaşılmayacak bir tarafı yok zaten, gayet net- peki neden anlamamış gibi yapıyorsunuz ve ısrarla öyle bir giriş yapıyorsunuz. daha sonra “inanç” diye yaftalayabilmek için mi.

    dediğim gibi filmi izlemedim ama nolanın düşüncesi ortada. filmin yönetmeni senaristi yapımcısı bu adam, bambaşka bir şey ortaya koyacak değil. film ile ilgili konuşurken bunları söylüyor ve kısa filmi de onun için verdim bu mantık onda var hep zaten. ben ben ben BEN.. şeklinde formüle edebileceğim mantık.

    ha içini iyi doldurabilir, o noktaya hissettirmeden getirebilir ustalığını inkar etmedik zaten.

    selamlar..

  5. enes der ki:

    bırakın artık bu içi boş,cahil ve yoboz yaklaşımları lütfen.bi kere film izlemedim diyerek konuya baslamanız ne kadar önyargılı oldugunuzu gösteriyor zatenn!!!!

  6. Cobb der ki:

    inception filminin senaryosu tartışılmaz adı üstünde film.. gerçek bir hayattan alıntı da yazmıyor.. hayalgücünden yoksun insanlar mısınız ki! filmi izlemeden yorum yapmak sizin neyinize?

  7. gadir der ki:

    yapılan işin film olduğunu ve filmin ne demek olduğunu unutmamak gerek. benim sinema tanrım nolan’dır. mükemmel bir kurgu yeteneği vardır. ve evet rüyayı tasarlayan senin beynindir bunu astral seyahat yapmak için meditasyonlar yaptığında gözünle görebilirsin. lusid rüya yoluyla da kendi rüyanı bilincin dahilinde kurgulayabilirsin. ama yine de senin isteğin dışında bir çok ayrıntı olacaktır çünkü yolda yürürken gördüğün levhadaki font bile aklında kendisine yer bulur. bırak rüyanda da beyin bunu senin önüne koysun

  8. Anonim der ki:

    ele alınan rüya kavramı normal bir rüya kavramı değil. zira filmedki rüya kavramını lucid dreaming dediğimiz rüyadayken bilincin açık olma haliyle beraber anlamalıyız. lucid dreaming tecrübesi olanlar zaten kendi rüyalarında neleri mümkün kılabileceklerini biliyorlar.

    eğer film lucid dreaming ve detayları iyice öğrenilip tekrar izlenirse tamamen netlik kazanacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

*
= 5 + 7