Download Instagram Photos

İBNİ FADLAN’DAN 13.SAVAŞÇI FİLMİNE 1 (KİTABIN BULUNUŞU)

Bulgar hanı Şelkay (Şilki) oğlu Almuş 920/921’de Abdullah Başto el-Hazari’yi Bağdat’a, Abbasi halifesi Muktedir Billaha elçi olarak gönderir. Kendilerine İslam’ı öğretecek din adamları ile cami ve kale yaptıracak para ister. Halife Muktedir Billah’da çok uzaklardan gelen bu isteği karşılamak üzere Sevsen (Susen) er-Ressi başkanlığındaki bir heyeti Bulgar ülkesine yollar. Heyette yer alan alim ve fazıl bir zat olan İbn-i Fadlan da Halifenin gönderdiği mektubu okuyup hediyeleri ve paraları takdim etmekle görevlendirilmiştir . Fakat İbn-i Fadlan bu görevle iktifa etmez. Dikkatli bir diplomat/seyyah olarak kaleme aldığı Er-Rıhle(Yolculuk) ya da bilinen diğer adıyla ‘İbn-i Fadlan Seyahatnamesi’yle, yaptığı uzun ve meşakkatli yolculuğu tarihin karanlık sayfalarından kurtarıp adını unutulmazlar listesine yazdırmıştır. İbn-i Fadlan için bu öyle bir başarıdır ki artık kendi adıyla anılan seyahatnamesi gelecek yüzyıllarda İngilizce, Fransızca, Rusça, Farsça, Arapça, Almanca ve Japonca gibi birçok farklı dillerde yayınlanmasının yanı sıra tarih bilimi açısından da önemli bir kaynak olarak kabul edilecektir.

Türk tarihi açısından da önemli bir eserdir ve matbuatımız da bu nadide esere bigâne kalmış sayılmaz. Benim, şahsen bir okuyucu olarak, Türkiye’de birkaç farklı tercümeyle yayınlanmış olan bu ilgi çekici seyahatnameden ilk haberdar oluşum ise 90lı yılarda olmuştu. Zaman gazetesinin galiba bir hafta sonu ekiydi.. Haberde Jurassic Park’ın yazarı ve senaristi, Michael Crichton’a ait (Ölü Eti Yiyenler) romanın ilham kaynağının İbn-i Fadlan seyahatnamesi olduğu ve Crichton’a ait bu romanın Amerika’da çok büyük bir ilgiye mazhar olup romanın filme çekileceğinden bahsediliyordu. ‘Eaters of the Dead’ın ilk yayım tarihi 1976 yılıydı.. Şu romanın.. Bizde niye böyle şeyler hiç olmaz diye de geçirmiştim içimden..

khazaria-tr

Bir kaç yıl sonra ise İlahiyat fakültesinde öğrenci iken İbn-i Fadlan ismiyle yeniden karşılaştım. İslam tarihi dersinde okuduğumuz ‘İlk Türk-İslam Devletleri’ adlı kitapta İdil Bulgar hanlığından bahsedilirken bu hanlığa yapılan seyahati kaleme almış olan İbn-i Fadlan’ın öneminden bahsediliyordu. Peki aslı Arapça olan bu seyahatnamenin Türkçesi yok muydu? Doğrusu Rıhle’nin yani bu yolculuk kitabının değeri gittikçe artıyordu gözümde. Tabi kitabın Türkiye’de 1975 yılında Ramazan Şeşen imzasıyla yayınlandığını şimdi öğrenmiş bulunuyorum, o tarihlerde bundan haberim yoktu ve seyahatnameyi benim için sürpriz sayılabilecek bir kaynaktan bulmuştum. Öğrencilik zamanı işte, fakültenin kütüphanesinde farklı konularda ilginç açılımlar getiren, ezber bozan makaleler ararken, bir de ne göreyim işte ‘İbn-i Fadlan Seyahatnamesi’ karşımda. 1954’de fakülte dergisinde yayınlanmış bu çalışma (III./1-2,sh.59-80) Lütfi Doğan’ın Arapça’dan şerhsiz, haşiyesiz bir şekilde yaptığı sade bir tercümeydi. Bir hazine bulmuş gibi sevindim. Ne de olsa o yıllarda hayranı olduğumuz, tüm dünyayı kendine ram etmiş Holywood bile filmini çekmişti bu kitabın ve elimin altındaydı şimdi. Lütfi Doğan ilk sayfada yer alan dip notunda, meşhur tarihçi Prof. Z.Velidi Togan’ın Almanca yayınladığı ‘İbn-i Fadlan Seyahatnamesi’yle karşılaştırma yaparak seyahatnameyi tercüme ettiğini söylüyordu.

Bu arada tabii İdil-Volga Bulgar hanlığının ilk Müslüman Türk devleti olması konusu.. Onu da es geçmeyelim, önemli çünkü. Prof. Dr. Nesimi Yazıcı’ya ait ‘İlk Türk-İslam Devletleri’ adlı eserde gerekse Diyanet Vakfının yayınladığı İslam ansiklopedisinde, İslamiyet’i resmi din olarak kabul eden ilk bağımsız Türk-İslam devleti İdil-İtil(Volga) Bulgar hanlığı olarak gösterilir. İbn-i Fadlan ve beraberindekilerin hediyeleri takdim etmek üzere gittiği bahsi geçen devlet yani. Genel tez ise bunun Karahanlılar olduğu şeklinde, hep böyle öğrendik. Bir süre önce TRT 4 ve internet ortamında yayınlanmak üzere hazırladığımız Milli Eğitim bakanlığına ait Açık Lise programlarında da İlk Türk-İslam devleti olarak Karahanlılar gösteriliyordu. İlahiyatı bitirmiştik o kadar zaman geçmişti, hala mı aynı tez hakimdi. Bazı tarihçi dostlarıma bu konuyu sorma ihtiyacı hissettim, onlarsa bu konuyu tartıştıklarını ve Karahanlılar’ın ismi zikredilirken ‘Orta Asya’daki’ ilk Türk-İslam devleti diye belirttiklerini söylediler. Bence bu durum Milli Eğitim bakanlığının tarih eğitimindeki ezberlerinden birisi olarak karşımızda düzeltilmeyi bekliyor. En azından bir şerh düşmenin vakti geldi artık sanırım. Bu nottan sonra ise gelelim İbn-i Fadlan seyahatnamesinin nasıl bulunduğuna. O da belki kitabın kendi kadar ilginç bir serüven çünkü. Ve ibretlik.. Kitabın kendi serüven, benim kitaba ulaşmam serüven, kitabın bulunuşu ise belki de asıl serüven. Bu kitabı Türkçe’de yayınlayan Prof. Dr. Ramazan ŞEŞEN (Z.V. TOGAN’ın bir öğrencisidir aynı zamanda) şöyle anlatıyor kitabın bulunma hikayesini TRT AVRASYA’da yayınlanan ‘Türkiye’den Programı”nda ;

İbn-i Fadlan’dan sonra daha 12.yy’da Yakutul Hanevi, 13.yy’da Kazvini bu kitaptan faydalanmışlardır ve alıntılar yapmışlardır. Kendileri pek ilaveler yapmamışlardır bu alıntılara. Daha sonra bu kitap kayboluyor ve alıntı pek yapılmıyor. Yalnız 19.yy’da Kazvini’nin kitabını karıştıran müsteşrikler bu alıntılarla ilgileniyorlar. Onun üzerine Alman asıllı Rus alimi Frahen 1830’larda bu Yakut’un ve Kazvinin’nin yaptığı alıntıları toplayarak İbn-i Fazlan risalesini Rusça’ya ve Almanca’ya tercüme ediyor. İşte modern araştırmacıların İbn-i Fazlan’la ilgili ilk yaptıkları araştırma budur. Daha sonra buna benzer çalışmalar yapılmıştır. Şunu belirtmek gerekir ki kitabın ayrı bir tam metni yok. Daha önce yapılmış alıntılar vasıtasıyla kitaptan yararlanılabiliyordu.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Rusya’da Komünist devrimi gerçekleşince Zeki Velidi Togan Hoca Orta Asya’ya gidiyor. Orta Asya’dan İran’a geçiyor. İran’da Meşhet Kütüphanesi’ndeki kitaplara bakıyor. Yazmalar bakarken İbn-ül Fakih’in coğrafyasının bir nüshasını buluyor. O coğrafyanın ilişiğinde İbn-i Fazlan’ın bir nüshası varmış. O şekilde ortaya çıkıyor kitap. Kendisi doktorasını yapmamış savaş esnasında. 1930’larda doktora yapmaya karar verince bu kitabı doktora konusu olarak alıyor ve çeşitli kitaplardaki alıntılara dayanarak İbn-i Fazlan Risalesini Almanca tercümesinin yaparak yayınlıyor…..Zeki Velidi Hoca bu çalışmasını 1939’da Leipzig’de yayınlar ve aynı yıl Moskova’da Kovalevski de aynı şekilde kitabın yayınını yapar, izahlı ve Rusça’ya tercümeli olarak. Ondan sonra da kitap İngilizce’ye, Macarca’ya, Fransızca’ya, Farsça’ya çevrilir. Arapça metni de Sami ed-Dehhan tarafından Şam’da yayınlanmıştır. Çeşitli ülkelerde ya tercüme ya da metin şeklinde yayınlanır. ..”

İşte kitabın bulunuşu ve farklı dillerde yayınlanış hikayesi böyle.

 

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

İBNİ FADLAN’DAN 13.SAVAŞÇI FİLMİNE 1 (KİTABIN BULUNUŞU)” için 4 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 2

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız