Download Instagram Photos

HZ.ALİ’NİN (R.a) SÖZLERİNDEN SEÇMELER -3-

-Temennilere güvenmekten sakın; zira temenniler ölülerin mallarıdır. s. 291

-Her işin bir sonun vardır. s. 291

-Tacir, riske girendir. s. 291

-Bazen küçük bir şey, çok şeyden daha karlıdır. s. 291

-Aranızdaki ilişkiye güvenerek kardeşinin hakkını zayi etme. Hakkını zayi ettiğin kişi, artık senin kardeşin değildir. s. 292

-Elinden kaçırdıkların için üzüleceksen, sana ulaşmayan her şey için üzül! s. 292

-Akıllı insan edeplerden ders alır. Hayvanlar ise ancak dayaktan ders alırlar. s. 292

-(Muaviye’ye gönderdiği mektuptan) yardımın sana faydası varken Osman’a yardım ettin; yardımın ona faydası varken onu yardımsız bıraktın. s. 296

-(Valisine gönderdiği mektuptan) Bana hesabını gönder. Bilmiş ol ki; Allah’ın hesabı, insanların hesabından daha büyüktür. s. 298

-Dedenizin (s), “Arayı düzeltmek, bütün namazlardan ve oruçlardan daha faziletlidir” (Tirmizi, Kıyame) dediğini duydum. s. 305

-(Harac görevlilerine gönderdiği mektuptan) Bilmiş olun ki, sorumlu tutulduğunuz şey küçüktür; ancak sevabı büyüktür. s. 307

-Zira kendi değerini bilmeyen kişi, başkasının değerini hiç bilmez. s. 316

-İnsanlar kendilerini yöneticilerin ferasetlerine yapmacık tavırlar takınarak ve güzel hizmet ederek tanıtırlar. Bunun gerisinde samimiyet ve emanetten bir şey yoktur. s. 316

-Bu yöneticiler için ağırdır. Fakat hakkın hepsi ağırdır. s. 318

-Resulullah’ın (s) birçok yerde şöyle dediğini işittim: “Bir ümmet, fakirin hakkı güçlüden kekelemeden alınmadan temizlenmez” (İbni Mace,Sadakat)

-(Düşman barışa davet edince) Bu hususta hüsnü zanla beraber şüphe de duy! s. 320

-Münezzeh olan Allah, Kıyamet gününde kullar arasında hüküm vermeye, akıttıkları kanlarla başlayacaktır. s. 320

-(Muaviye’ye gönderdiği mektuptan) Bilgili olanınız cahilinizi, ayakta duranınız oturanınızı kışkırttı. s. 323

-Hiçbir şey seni asla hakka muhtaç olmaktan kurtaramaz.s. 325

-Dünyandan nefsin için nail olduğun en üstün şey, bir lezzete ulaşma ya da bir öfkeyi dindirme olmasın; bir batılı söndürme ya da bir hakkı diriltme olsun. Sevincin, ahirete sunduğun şeyler için, hayıflanman geride bıraktıkların, endişen ise ölümden sonrası için olsun. s . 331

-İhtiyaç, ilk gelişinde kapında engellenirse daha sonra giderilmesinden dolayı teşekkür edilmez. s . 331

-Her duyduğunu insanlara anlatma! Çünkü yalan olarak bu yeter! İnsanların sana anlattıkları her şeye karşı çıkma! Zira cahillik olarak bu yeter! s . 333

-Büyük şehirlerde ikamet et; zira buralar Müslümanları toplayan yerlerdir. Gaflet ve nefretin bulunduğu, birbirlerine Allah’a itaat üzere yardım edenlerin az olduğu yerlerden sakın! s . 333

-Kendisinden üstün kılındığın kişilere çokça bak; zira bu şükrün kapılarındandır. s . 333

-(Muaviye’ye katılanlar için) Adaleti bildiler, gördüler, işittiler ve ezberlediler; insanların bizim yanımızda hakta eşit olduklarını öğrendiler; ancak kayrılmaya kaçtılar. Defolsunlar ! s. 334

-(Abdullah b. Abbas’ı Haricilere delil sunmak için gönderdiğinde ona yaptığı tavsiye) Onlarla Kur’an’la tartışma; zira Kur’an, çeşitli vecihleri olan bir mana taşımaktadır. Sen söylersin; onlar söylerler. Onlarla sünnetle tartış; sünnetten kaçış bulamazlar. s. 337

-Fakir kendi yurdunda yabancıdır. s. 339

-Yağla bakan, etle konuşan, kemikle duyan ve delikten nefes alan insan hayret edin. s . 339

-Nimetin başı size ulaşırsa, şükrün azlığıyla sonunu ürkütmeyin! s . 340

-Ameli yavaş olanı nesebi hızlandırmaz. s . 340

-Üzgün olana yardım etmek ve kederli olanı avutmak, büyük günahların kefaretlerindendir. s . 340

-Zühdün en üstünü, zühdü gizlemektir. s. 341

-Hayır yapan o hayırdan hayırlı, kötülük yapan da o kötülükten kötüdür. s. 342

-Zenginliğin en şereflisi arzuları terk etmektir. s. 342

-Zenginliğin en büyüğü akıl, fakirliğin en büyüğü ise ahmaklıktır. s. 342

-Benden nefret etsin diye müminin burnuna bu kılıcımla vursam da benden nefret etmez. Beni sevmesi için dünyayı her şeyiyle münafığın üzerine döksem de beni sevmez. s. 344


-Seni üzen bir kötülük, -Allah katında- kendini beğenmişliğe sevk eden bir iyilikten daha hayırlıdır. s. 344

-Kişinin kıymeti gayretinin değerine, doğruluğu yiğitliğinin değerine, cesareti gururunun değerine, iffeti kıskançlığının değerine göredir. s. 344

-Asil olanın aç olduğunda, alçak olanın ise tok olduğunda saldırısından sakının. s. 344

-Zenginlik gurbette vatan, fakirlik ise vatanda gurbettir. s. 344

-Seni sakındıran, müjdeleyen gibidir. s. 344

-Dünya ehli, uykudayken götürülen kafile gibidir. s . 345

-İhtiyacın karşılanmaması, ehli olmayandan istenmesinden daha iyidir. s. 345

-Akıl tamam olduğunda, söz azalır. s. 345

-İnsanın nefesi, eceline doğru adımlarıdır. s. 345

-Sizden biriniz Rabbinden başkasına ümit beslemesin. Günahından başka bir şeyden korkmasın. s . 347

-Bedenler usandığı gibi kalpler de usanır. Onlar için hikmetlerin ilgi çekici yeni yönlerini arayın. s .348

-Sizden biri “Allahım! Fitneden sana sığınırım” demesin. Çünkü fitne içinde olmayan kimse yoktur. Ancak kim sığınırsa, fitnelerin yanıltanlarından sığınsın. s . 348

-Muhammed’in (s) dostu, akrabalığı uzak da olsa Allah’a itaat edendir. Muhammed’in (s) düşmanı, akraba da olsa Allah’a isyan edendir. s . 349

-Haruriyye’den bir adamın geceyi ibadetle geçirdiğini ve Kur’an okuduğunu duyunca “Yakin üzere olan uyku, şüphe üzere olan namazdan daha hayırlıdır” dedi. s . 349

(Devam edecek)

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

HZ.ALİ’NİN (R.a) SÖZLERİNDEN SEÇMELER -3-” için 2 yorum

  • 17/11/2010 tarihinde, saat 22:23
    Permalink

    sözlerin herbiri çarpıcı. en dikkatimi çekenlerden birisi şu oldu
    (Muaviye’ye gönderdiği mektuptan) yardımın sana faydası varken Osman’a yardım ettin; yardımın ona faydası varken onu yardımsız bıraktın.

    Yanıtla
  • 01/12/2010 tarihinde, saat 11:44
    Permalink

    Ya bıkmadınız…! Şu öyle bu böyle.Kim ne derse desin. Söyleyenin kim olduğunun ne önemi var.Tarih kendi içinde akıp gidiyor da bize içinde boğulmak mı düşüyor. Her yer ve zaman da aynı zavallı mantık. Kitap var ve elbette onlar üzerine indi ve ilk pratiklerin sahibi onlar. Unutulmasın yanlış ve günahlarda onlar üzerinde pratiklendi değilmi……?
    Ama geldi geçti işte biz ne kadar içinde boğulmak istesekte.
    Allah’ın onların üzerine olan fazlını bir lütüf ve kazanmışlık jargonu üzerine bir mit olarak değerlendirmek ne kadara anlamlı olabilirki.Benim de elimde de şu Kızılbaş Türkler kitabı var.Yani yok böle bi şey.Eğ bük tüm tarihi vakaları bir takım kaygılarla ( ki bu çok açık anlaşılıyor ) doğru veya yanlış kim olduğunu dahi bilmediğin insanlara yaslayarak bir örgü oluştur ve onuda sun. Olur bizde yedik.
    Tarih elbette göz yaşı ve acılarla dolu ve bunlara ben sebep olmadım. Çağdaşlarımda. Duyurulur.Tarihi kimlikler bu gün yaşasalardı onlara karşı olan sorumluluğumuz düşünülmeye değerdi elbette. Bu günse kafa şişirmeye gerek yok diye düşünüyorum.
    Harkese duyurulur , bizim yamyamlarımız da ulularımız da diğerlerininkinden daha hayırlı değil.
    Biz bu günkü mirası onlardan aldık.Yarın ne bırakacağımıza kafa patlatsak…………

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 8

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız