HZ.ALİ’NİN (R.a) SÖZLERİNDEN SEÇMELER -2-

-Allahım!..,bize günahlarımızla cevap vermemeni ve bizi amellerimizle ölçmemeni istiyoruz. s.147

-Dünyalık olanı tercih ettiler; ahirete ait olanı tehir ettiler. s.148

-Sayıları hakkında söylediklerine gelince, biz eskiden çokluğumuzla savaşmazdık; (Allah’tan gelen) destek ve yardımla savaşırdık. s.150

-Taşıyanları, Kitabı atar; hafızları, onu unutur. O gün, Kitap ve ona bağlı olanlar, sürgün ve kovulmuşlardır. Onlar, bir barındıranın barındırmadığı, aynı yolda birbiriyle arkadaşlık eden iki arkadaştılar.Kitap ve ona bağlı olanlar, o dönemde de insanlar arasındadırlar; ancak onların içinde değildirler. Onlarla beraberdirler; ancak onlarla değildirler. s. 150-151

-Sanki onlar Kitabın imamlarıdır; Kitap onların imamı değil! Yanlarında Kitabın isminden başka bir şey kalmamıştır. Onun sadece hattını ve yazısını bilirler. s.151

– Yaratmasıyla varlığını, yaratmasını sonradan ortaya çıkarmakla ezeli olduğunu, mahlukatının birbirlerine benzemeleriyle de kendinin benzersizliğini gösteren Allah’a hamd olsun. s.155

-Fitnelerin denizlerine daldılar; sünnetleri bırakıp bidatleri aldılar. Müminler köşeye çekildi; sapkınlar ve yalanlayanlar konuştu. s.158

-İmanla ilim bayındır olur; ilimle ölüm korkutulur. s .160

-Ey Ali! Topluluk, mallarıyla sınanacaklar; dinleriyle Rablerine minnet edecekler;O’nun rahmetini umacaklar; O’nun gücünden emin olacaklar. O’nun haram kıldığını, yalancı şüphelerle ve gaflete düşürücü arzularıyla helal kılacaklar. Hamrı nebizle, haksız kazancı hediyeyle, faizi alışverişle helal kılacaklar” dedi. “Ey Allah’ın resulü! Bu durumda onları hangi konumda değerlendireceğim? İrtidat konumunda mı yoksa fitne konumunda mı?” diye sordum. “Fitne konumunda” dedi. s.161

-(Ey Allahın kulları)Sonunuz ya zorunlu bir mutsuzluk ya da sürekli bir mutluluktur. s.162

-Kıyamet ise arkanızdan sizi sürüyor. Hafifleyiniz ki yetişesiniz. s.176

-Sıffin’den önce yaptığı bir konuşmada
Utanç arkanızda, Cennet ise önünüzdedir! s.179

-Sizden biriniz, dünya için cariyenin kendisinden alınanlara hıçkıra hıçkıra ağladığı gibi ağlamasın.Bilmiş olun ki, dininizin direğini koruduktan sonra dünyanızdan bir şey kaybetmeniz size zarar vermez. Bilmiş olun ki, dininizi kaybettikten sonra dünyanızdan koruduğunuz şey, size fayda vermez. s. 181

– Allah’a yemin olsun ki, sizden her kişiye çıktığı ve girdiği yeri ve bütün durumunu haber vermeyi dilersem yapabilirim. Ancak benden dolayı Resulullah’a (s) karşı küfre düşmenizden korkuyorum. Bilmiş olun ki, onu bu hususta güvenileceklerden seçkinlere ulaştırırım . s.182

-Bir sonunuz var; sonunuza gelin. s.184

-Haktan kerih gördüğünüz birlik, batıldan sevdiğiniz ayrılıktan daha hayırlıdır. s.186

-Ondan başka ilah yoktur. O, nuruyla her karanlığı aydınlatmış; karanlığıyla da her aydınlığı karartmıştır. s.191
-Biliniz ki, bu ince derinin ateşe karşı sabrı yoktur. s.196

-Zirvesine ulaşmak için fikrinin yollarında yürürsen, her şeyin detayındaki incelik ve her şeyin farklı olmasındaki sırdan dolayı delil seni, sadece “ karıncayı yaratanın hurma ağacını da yaratan olduğu” sonucuna götürür. s. 199

-Kendilerinin, ekicisi olmayan bitkiler gibi olduklarını..iddia ettiler. Yapıcısı olmadan bir bina olabilir mi ya da işleyeni olmadan bir cinayet meydana gelebilir mi? s.199

-O’na şekil izafe eden, O’nu birleyemez; O’nu başka varlıklara benzeten, hakikatine ulaşamaz;..başkasıyla kaim olan her şey kusurludur. s.200

-Sonun gelip çatmasından önce kabirlerin darlığını, ümitsizliğin şiddetini , gözleme yerinin korkunçluğunu, paniğin korkusunu, kaburgaların karışmasını, kulakların sağırlaşmasını, mezarın karanlığını, vaat edilenin korkusunu, mezarın üzüntüsünü ve taşların örtülmesini bilemezsiniz. s.206

– (Şeytan) Allah’a 6000 yıl ibadet etmişti. Bunu dünya yıllarında mı, yoksa ahiret yıllarından mı olduğu bilinmiyor. s.210

-İslam’la ilişkiniz sadece isimden ibaret kalmış; imanın sadece şeklini biliyorsunuz. s.218

-Allahtan sakınanları tarif ettiği konuşmasından

-Dünya onları esir etti; ama onlar nefislerini ondan kurtardılar… Onlardan herhangi birinin alameti, onu dinde kuvvetli, yumuşaklıkta kararlı, yakin iman sahibi, ilimde hırslı, hilmde bilgili, zenginlikte tutumlu, ibadette huşulu, fakirlikte güzel davranışlı, şiddet karşısında sabırlı, helali isteyen, doğru yolda çalışan, tamahkarlıktan uzaklaşmış olarak görmendir….Onu, emeli yakın, hatası az, kalbi mütevazi, nefsi kanaatkar, yemesi az, işi kolay, dini iyi korunan, şehveti ölü görürsün. Hayır ondan umulandır; kötülük ondan emin olunan…Kendisine zulmedeni affeder; kendisini mahrum bırakana verir; kendisini ziyaret etmeyeni ziyaret eder…Sarsıcı olaylarda çok vakarlı, kötü hallere karşı çok sabırlı, rahatlıkta çok şükredendir… s.222-223

-Uzaklaşması, kibir ve büyüklenmeden dolayı değildir; yaklaşması da hilekarlık ve aldatma amacıyla değildir. s.224

-Allah’ın kulları! Biliniz ki, Yüce Allah sizi eğlence olsun diye yaratmadı ve sizi ihmal de etmedi. S.225

-Ey insanlar! İnsanları, rıza ve öfke bir araya getirir. Semud’un devesini tek bir adam boğazladı. Hepsi o fiile rıza gösterdikleri için Allah da azabı hepsine teşmil etti. S.232

-Bedenleriniz dünyadan çıkmadan önce kalplerinizi ondan çıkarın! S.233

-(İnsan) Nefsinin cehaletini beğenmiştir.s.249

-(Allah) Seni affına çağırıyor; fazlıyla himaye ediyor. Sen ise başkasına gitmek için O’ndan uzaklaşıyorsun. S.250

-..yoğrulmuş bir tatlı getirmesidir. Sanki bir yılanın salyası ya da zehriyle yoğrulmuştu. S.252

-Allah’a yemin olsun ki, bir karıncadan bir arpanın kabuğunu gasp etmek suretiyle Allah’a isyan etmem için bana feleklerin altındakilerle birlikte yedi bölge verilse, bunu yapmam. S.252

-Allahım! Bana adaletinle değil, affınla muamele et! S.253

-Onların evleri kabir, malları miras oldu. s. 255

-Dünyadan sakının; o çok aldatan, çok kandırıp çok dolandıran, verip çok engelleyen, giydirip giysiyi çok çıkarandır. Bolluğu devam etmez; zorluğu bitmez ve felaketi durgunlaşmaz.s.255

-İlmi rivayet edenler çok, ancak ona riayet edenler azdır. s. 259

-Azimetle ziyafet bir araya gelmez. s. 260

-Çok nasihat eden töhmet elde eder. s.282

-Bazen de bir şeyi istediğin halde sana verilmez; er ya da geç sana daha iyisi verilir yahut senin için daha hayırlı olan bir şeye çevrilmiştir. s.289

-Kesin olarak bilmiş ol ki, emeline asla ulaşamayacak, ecelini asla geçemeyeceksin. Sen, senden öncekilerin yolundasın. s. 290

-Başkasının kulu olma. Allah seni hür olarak yaratmıştır. s. 290

-İffetli bir iş, ahlaksızlık içindeki bir zenginlikten daha hayırlıdır. s. 291

-Zayıfa yapılan zulüm, en iğrenç zulümdür. s. 291

(Devam edecek)

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 4

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız