HAYATIN AMACI

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Allah, onlara dünya hayatında zilleti tattırdı. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi! [Zümer 26]

Allah, çekişip duran birçok ortakların sahip olduğu bir adam (köle) ile yalnız bir kişiye bağlı olan bir adamı misal olarak verir. Bu ikisi eşit midir? Hamd Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu bilmezler. [Zümer 29]

İnsanların maddi-manevi ihtiyaçları vardır, bir yandan da ihtiyaç, korku üreten odaklar vardır. Ve her ihtiyaç-korku artışı yeni bağlılıklar demek.. Bu bağlılık ille gidip tapınma demek değildir, lakin Allah’ın yol göstericiliğine aykırı, tabii olmayan bir birikim, ya bir kulluktur ya da bir kulluğa gider. İnsanlar bir anda akıllarına geldiği için mi paraya, isimlere, markalara, sembollere bu kadar değer verir? Ya da onlar için ayetleri inkar edebilir, evirip çevirebilir ya da onlardan uzak durabilir? Bütün bunlar adım adım gelinen şeyler..

Velhasıl kişi Allah’a ve Kuran’a yönelmezse pek çok farklı bağlılık içine girecek ve bölünme yaşayacaktır. Zenginliklere gönül verecek ama hep fakirlikler yaşayacaktır, güç aşkıyla yanıp tutuşacak ama gerçekte toz zerresi olacak.. Burada da “yakınmacılara” bağlanacak.. Ne bağlılığından vazgeçebilecek ne de gerçeği değiştirebilecek.. En büyük mesele ise; kişi hep içten içe yanlışta olduğunu bilecek, sürekli doğrudan kaçacak.. Burada da batıl inançlara, aşırı ideolojilere bağlanacak. Bu iş Marlin Monroyla başlar, Kandilde biter icabında, böyle bir tablo.

Kişi yönelimleri ile varoluşu arasında bir bağ kurmalıdır; sonra bu iş nasıl buraya geldi anlayamaz. O ise herşeyi bilene kulak verebilmekten başka bir şey değil.

Son olarak, şu ayetler enteresandır, çünkü Kuran evrenseldir..

Ve o gün, onları biraraya toplar da sonra meleklere, bunlar mı der, size tapıyorlardı?

Melekler, seni tenzîh ederiz derler, sensin bizim velimiz, onlar değil. Hayır, onlar, cinlere kulluk ediyorlardı, çoğu onlara inanıyordu. [Sebe 40-41]

Eskiden meleklere tapılıyordu ama buradaki soru “melekleri dinliyormuş gibi birilerini dinlemek, melek gibi kusursuz görmek” gibi durumların da eleştirisi olsa gerektir. Ve cinlerden kastedilen de şeytanlar olmalıdır, ama cinlere de tapan sayılı insan vardı zamanında..
…………………………

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 5

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız