HARİTADAKİ BOŞLUKLAR

iki şehir arası, bir solukta geçilmez
iki köy, kasaba
iki kaza arası
öyle hemen..

tozu dumana katsan da

bir çayda geçilmez

....

dağlar, tepeler, çayır, çimen..
önce güzeldir film. oh ne güzel!
derken
gökyüzü dikkatini çeker
buradayım der bütün ihtişamıyla
küçük bir ağaç, köşede..
ben de varım

tablo gibi izlersin bir müddet

derken..

bulutlar üzerine gelir adamın
yavaş yavaş
-canlıymış be bunlar!
dağlar üzerine gelir
bre, kimdir o ben varım diyen?..
üzerine gelir adamın her bir şey
yavaş yavaş
dalga dalga
kimdir o?..
gürler gökyüzü
uğuldar gök
boşalır yağmur
biliyor musun bu kaç ton?
-ne oluyoruz be?..
ve başlar sorgu sual

varlık.. uçsuz bucaksız
v a r l ı k  u ç s u z  b u c a k s ı z
kimsin sen? neden habersiz?..

ve teslim ol der sonra. teslim ol..
kaçamazsın

iki şehir arası
yok olur insan
iki şehir arası
yok, olur insan

ve görürsün şimdi
filmi de ilmi de
toz gibi hissedersin, zerre
tutulmuş 360 derece 3d
bir tek gözün vardır şimdi sadece
bir tek özün
kalmaz afra tafra
ağız, dil mühürlü

daha ay çıkmadı henüz
göğü delen yıldızlar
çıkmadı daha
hele gece karanlığı 
acep ne der
güneş bile bir başka
yabancı ve tuhaf
kaldırıp da başını baktın mı ki hiç

eğilerek geçilir
iki şehir arası
eğilerek geçilir
iki şehir arası
dersin itikaf odası
dersin alemi berzah 

haritadaki boşluklar 
meğer ne çok şeymiş
sanki girdik kabre, döndük hayata
yaz oraya; hayattır, nokta

 

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 0

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız