HAKKARİ-ÇUKURCA (Bir Mektup-Bir Foto)

“Burası ne cennet ne de cehennem.Burası harikalar diyarı.Burası insanların sustuğu, silahların konuştuğu, kuşların yerine mermilerin havada uçtuğu,pirinç yerine mayınların ekildiği, Zap Suyu’nun yerine kanlarını aktığı, akrepler, yılanların yan yana yattığı, kurtların bile yuva yapmaya korktuğu yer:Hakkari-Çukurca.
Nereye düşmüşüm ben de bilmiyorum.
Neyse gelmeme az kaldı.”

Bu satırların sahibi maalesef artık aramızda değil.

Çünkü yukarıda bahsettiği yerde,benim de aynı bölgede 15 sene önce askerlik yapmam sebebiyle,ezberlediğim bu tarif’teki yerde -bana göre- resmen öldürtüldü!

Oysa o da Güneydoğu’da yaşıyordu ve sağlığında,köyün ağasına karşı köyde başlatılan ve 1 kişinin öldürüldüğü isyanda vardı, yaşasaydı yine var olacaktı…

Herkes gibi evlenecek, çocuk yapacak veya bize ne,belki de hiç Facebook’tan çıkmayacaktı…

Hayır!

“Nereye düşmüşüm ben de bilmiyorum. Neyse, gelmeme az kaldı.” dediği yerden hiç gelemedi…

TSK tarafından götürüldü, PKK tarafından katledildi.

Tıpkı PKK tarafından götürülen ve TSK tarafından katledilenler gibi…

Tıpkı kendinden önceki tam 40 bin annenin evladı gibi…

Ama ne ilginçtir; Ben dün gerçeklerle yüzleştirmeye ve barış’a yönelik bir kaç kelime ettiğimde, bana da öyle bir hücum oldu ki, ben de, Cennet’e girmesi için duacı olduğum bu kardeşimin o sözlerine benzer bir söz etmiş ve “Eyvah! Eyvah! Nerelere geldik!” demiştim…

İster anlayışsızlık ister ahmaklık ister faşizm deyin, bunun adı her neyse, şu an zirvede!

Vatanseverlik maskeli Faşizm ve İslamcılık görünümlü Taassub, hem kendisini hem milleti gaza getirenler eliyle pazarlanırken, 21’lik yeni yetmeler, tutmayı yeni öğrendikleri silahları ellerindeyken katlediliyor ve korku, ülkeyi öyle bir kaplamış ki, kavgacı kargaların sesi, barışçı bülbülleri bastırıyor.

Bense notumu düşerim arkadaş…

Ne Kürtçü ne Türkçü Irkçılığa lüzum yok…

“Ben ırkçı değilim ama bu vatan hepimizin” masalının son kullanım tarihi doldu.
Bu vatan hepimizin, tabi, ama sen Anadili’nde konuşabilirsin, kardeşiz dediklerin konuşamaz???

Senin tabii ki bir devletin ve din’e saygın falan da vardır, bu tartışılamaz bile ama, kardeşlerin de kendi hakları ve halkları için bir özerklik-devlet ve saire her neyse, bundan söz ettiğinde, ‘Kendinde olanı kardeşi için istemeyenin imanı yoktur!’ diyen Peygamber dilsiz, (birbirinize zulm edip birbirinizin self-determinasyon/kendi kendinizi yönetme hakkınızı engelleyesiniz diye değil, ‘Tanışasınız diye farklı kavimlerden yarattık!’ diyen Kur’an mehcur bırakılır!

Bu vatan hepimizinse, işte orada PKK, işte orada THY, atlarsın bir uçağa gidersin!

Ben, kendi adıma, savaş istemiyorum ve yerimde oturup işime bakıyorum.

Savaş isteyen Sosyal Medya gevezeliğini veya Facebook Fedailiğini bıraksın, atlasın uçağa, versin 100 lira, nasıl muhatabı çıkıyorsa, o da çıksın dağa!

Haaa, yok bu mesele show’a döndüyse, birileri orada burada yazdıklarının veya konuştuklarının üzerinden, karısına, çocuğuna, dostuna, arkadaşına hava basıyorsa, ki bu bence kesinlikle böyle, o zaman aklı başında insanlar bir araya gelsinler ve mümkünse bu savaş çığırtkanlarına rica etsinler:

“BU ÜLKE İÇİN BİR ŞEY YAPMAK İSTİYORSAN SUS!

KARINA, ÇOCUĞUNA, KARDEŞİNE, ARKADAŞINA HAVA YAPMAK İSTİYORSAN, BUNU 21 YAŞINDA ÇOCUKLARIN ÜZERİNDEN DEĞİL,
GİDİP KENDİ CANINI VERECEĞİN BİR SAHİCİLİĞİN ÜZERİNDEN DENE!”

Biliyorum ki cevab veren olmaz, zira ‘şehidler’ cahillerin hobi’si olmuş!
Biliyorum ki cevab veren olmaz, zira ‘savaş’ çatışma diye yutturulmuş!
Biliyorum ki cevab veren olmaz, zira bu ülkede ‘Türk-İslamcılık’ Din diye yutturulmuş!

O Allah ki, sözlerin en doğrusunu ve güzelini söyleyendir.

Allah, Türkler’e ve Kürtler’e, birbirlerini öldürmelerini değil güldürmelerini, birbirlerini boğazlamalarını değil kucaklamalarını, birbirlerine şüphe değil güven duymayı,
aralarındaki ihtilaf’tan palazlanan her iki tarafın ırkçılarını ve çakallarını fark ve def etmeyi nasib etsin.

Allah bize, bu ayetin yorumunu değil gereğini yapmayı hidayet buyursun:

Hucurat Suresi, 13.ayet:

“Ey insanlar!
Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve sizi, “BİRBİRİNİZLE TANIŞMANIZ İÇİN” milletlere ve kabilelere ayırdık.
Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdar olandır.”

Duyduk, okuduk, sadık kalıyoruz, iman ettik, amin…

Fatih TEZCAN (Gazeteci-Yazar)

HAKKARİ-ÇUKURCA (Bir Mektup-Bir Foto)” için bir yorum

  • 20/10/2011 tarihinde, saat 23:44
    Permalink

    Bediüzzaman yazının sonundaki ayete meal verirken dikkat çektiği bir nokta vardır o da ‘inkar edesiniz diye değil’ diyerek belirtir

    “Yani, “Sizi taife taife, millet millet, kabile kabile yaratmışım, tâ birbirinizi tanımalısınız ve birbirinizdeki hayat-ı içtimaiyeye ait münasebetlerinizi bilesiniz, birbirinize muavenet edesiniz. Yoksa, sizi kabile kabile yaptım ki, yekdiğerinize karşı inkârla yabanî bakasınız, husumet ve adavet edesiniz değildir.” (Hucurat Suresi: 13)

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 0

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız