HAKİKATİN KOLAYLIĞI VE ZORLUĞU

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah ki işte O, zengindir, pek övülendir. Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa ve deniz de (mürekkep olsa), peşine yedi deniz de ona eklense, Allâh’ın kelimeleri tükenmez. . . Muhakkak ki Allâh pek üstün gelendir, pek hükmedendir. [Lokman 26-27]

Allah’ın herşeyi yarattığını söylersek bunu anlamak ve kabullenmek basittir. Çünkü bunca varlık ve sistem bir yaratan gerektirir. Puta tapanlar bile “gökleri ve yeri kim yarattı?” denildiği zaman “Allah yarattı” demekteydiler. Lakin “herşey Allah’ındır” sözü, yaşanan hayatla çok uyumlu gözükmemektedir, işte bütün kafa karışıklığı da buradan çıkmakta. O zaman kafirlerin bu rahatı, zenginliği nedir? Müslümanım diyenlerin bu hali nedir?.. vesaire..

İşte bunun peşine “Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa ve deniz de (mürekkep olsa), peşine yedi deniz de ona eklense, Allâh’ın kelimeleri tükenmez” denilmektedir. Bu kadar çok açıklama, işte bunun açıklanmasıdır. Çünkü bunun anlaşılması, hayatın, kaderin, Allah’ın insandan ne istediğinin anlaşılması demektir ki, o hiç basit değildir. Mesele ise sadece açıklama değil, “sorular” bu noktada. Çünkü sorular varsa açıklama olur, bulunur. İnsanlar ise sorusuz bir imana odaklanmıştır. Sorusuz iman, kesin noktalarda geçerlidir öncelikle. Allah’ın şu devirde bizden ne istediği çok mu basit-aşikar da soru yok?!

Bu sorular olmalı ve hakikatin basit olduğu kadar çok zor olduğu da bilinmeli. Ve iman kabul kadar bu zorluğun peşine düşmektir, aksi halde kabul şüpheli hale gelir.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 1

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız