‘GÖRSEL SANATLAR EĞİTİMİNE GİRİŞ’KİTABI ÜZERİNE

Esat Akbal’ın 2014 yılı ortalarına kadar yapmış olduğu Görsel Sanatlar ve Eğitimi ile ilgili değişik internet siteleri ve gazetede yayınlanan yazıları ile Risale Akademi tarafından düzenlenen Sanat Çalıştaylarında sunduğu çalışmalar kitapta bir araya toplandı.

Bu kitapta yer alan çalışmalarda genel olarak sanatın, özel olarak da görsel sanatlar alanının temel bazı konularına farklı bir nazarla yaklaşılmakta, hakikati arama adına yeni sorgulamalar yapılmakta.

Özellikle geçtiğimiz yüzyılda ve bu yüzyılda gittikçe etkisini gösteren ve kendi ülkemizin bir değeri olarak dünya çapında etkiye sahip olan Risale-i Nur eserlerinde yer alan sanat ve görsel sanatlarla ilgili konular batı tarzı sanat eğitimi karşısında yeniden kimliğimizi sorgulama imkanı vermektedir.

Sanat insan yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. İster ilgi duyalım ister duymayalım, ister sanatla uğraşalım ister uğraşmayalım, sanat mutlaka bizim yaşamımızın içinde yer alır.

Bir film seyrederken, bir müzik dinlerken, bir resme bakarken, bir elbise alırken, bir sergi veya tarihi eser gezerken… mutlaka hoşumuza giden şeyleri güzel diye severiz ve tercih ederiz. Hoşumuza gitmeyenleri ise çirkin olarak nitelendiririz.

Bu insanın yaratılışında konulan bir duygudur. Buna estetik biliminde “Estetik tavır” adı verilir. Etrafımızda bulunan her şey ya güzeldir veya çirkindir. Tabii güzellik ve çirkinlik kişiden kişiye, toplumdan topluma, kültürden kültüre farklılık arz eder. Fakat yine de değişmeyen normlar dediğimiz bir takım evrensel ölçüler vardır ki bunlar bize güzel ile çirkini ayırt etmede yol gösterirler.

Bugün elimizde bulunan ve günlük dilde yazılmış eserlerin çoğunluğu batı toplumu ve kültürünün estetik düşüncesini yansıtmaktadır. Konuya zenginlik katması amacıyla ve farklı güzellik felsefelerini karşılaştırmak için Bediüzzaman’ın Risale-i Nur eserlerinin incelenmesine estetik ile ilgili düşüncelerinin sanat dünyasına kazandırılmasına çaba sarf edildiği görülmektedir.

Ümit ediyoruz ki eğitim ve sanat dünyasına ve estetik bilimine katkısı olur.

İşte kitapta yer alan özlü sözlerden birkaç cümle:

• San’atlı bir eser san’atkârı icap eder.

• Her cemal ve kemal sahibi kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek ister.

• Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.

• Ruhun manevî güzelliğidir ki ilim vasıtasıyla san’atında tezahür ediyor.

• Güzellerin güzel yüzlerinde güzelliği yaratan, elbette o güzelliğe müştakları da yaratır.

• Güzelin güzelliğini arttıran çirkinin çirkinliğidir.

• Herkes kendi san’atında büyüktür.

• Çirkinin icadı çirkin değil güzeldir. Çünkü neticelerin çoğu güzeldir.

• Çok güzellikleri intaç veya izhar eden bir çirkinlik dahi, dolayısıyla bir güzelliktir.

• Bu kâinat bin birlikler perdeleri içinde sarılı bir gül goncası gibidir.

• Hem de san’atı hayaliyesiyle tabiata şakirtlik etmek gerektir. Ta tabiatın kavanini onun san’atında in’ikas edebilsin.

• Her şey zıddı ile bilinir.

• Bu kâinatta görünen bütün güzellikler öyle bir güzelden geliyor ki; bu mütemadiyen değişen ve tazelenen kâinat, bütün mevcudatiyle ayinedarlık dilleriyle, o güzelin cemalini tavsif ve tarif eder.

Farklı sanat ve estetik anlayışını anlama adına giriş niteliğindeki bu çalışma ileride daha derinlemesine tahlil ve değerlendirmelerin yolda olduğunu göstermektedir.

Özellikle Ortaokul, Lise ve Üniversite Güzel Sanatlar Resim/Görsel Sanatlar Alanı Dersleri ile ilgili görevli eğitimciler ve öğrencilere tavsiye ediyor yazarını bu önemli eseri için tebrik ediyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 9

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız