GIRGIR, CINGAR,USTURA DERKEN GELDİK CAFCAF’A

Cafcaf mizah dergisi İslami camianın şu an genel dağıtıma verdiği tek mizah dergisi.
Dergi bana müdavimi olduğum karikatür mecmualarının serencamını hatırlattı.
Eskiden Gırgır’ı herkes alır okurdu.
O zaman ideolojk tutumdan çok mizah dergilerinin güldürmesi önemliydi.
80’lerde benim bildiğim kadarıyla Rusya’daki bir mizah dergisinden sonra dünyada en çok satan mizah dergisi GIRGIR’dı.

Sonra ANAP döneminde yavaş yavaş yıldızı sönmeye başladı ve ilk ayrılıklar tohumunu verdi.

Gırgır ekibi bölündü denilince LİMON dergisi çıktı.

Fırt ise ahlaksız bir dergiydi .İlkel ve iğrenç bir mizah anlayışı vardı zaten akla zekaya değil nefse hitap ederdi.

Orta 2 yada 3’de okuldan kaçtığım bir gün LİMON’u alıp bir parka gidip okumuştum.Gırgır kadar değildi ya da Gırgır kendisini fena alıştırmıştı bize tiplemeleriyle çizim şekliyle.Fazla tad vermemişti LİMON.

Sonradan Limon’da bölündü Leman çıktı.

Oradan sol ve dünyevi düşüncenin bayraktarlığını yapan Leman,Lemanyak serisi 80 sonrası nesil tarafından tutuldu.

İslami camiada ise İzmir menşeli gayretlerle 1980’lerden sonra ilk mizah dergisi çıkmıştı. Adını malaesef hatırlayamıyorum yayın hayatı kısa sürdü ama o ekibten çıkan insanlarla beraber Necmettin ÇANAK gibi isimler istikrarlı bir şekilde CINGAR’ı yayınladılar.

CINGAR güzel çalışmalara imza attı fakat hiç haketmediği bir şekilde ilgisizlik onuda öldürdü.

Mizah ve karikatür İslami camiada fazla tutulmuyordu işin ilginci seviliyor takdir ediliyor ama dergiler bir türlü satılmıyordu.

Sonra Gırgır ekibinden yetenekli bir isim Hasan KAÇAN, USTURA dergisinin yayın yönetmeni olarak selamünaleyküm dedi fakat bu çalışmada uzun ömürlü olmadı.

Leman’ın çizeri olan yetenekli kalemler bile Ustura’da çizsede camianın ilgisizliğiyle gelen parasızlık derginin can çekişe çekişe ölmesine sebeb oldu.Fakat iyi bir miras bıraktı Kaçan onu da söyleyelim.Sebebi dergi bayilerde sümenaltı edilip satılmamaya çalışılıyordu çünkü ciddi bir rakip olarak görülmüştü.

Hasan KAÇAN’ın kendi çizdikleri zaten mükemmeldi. Kardeşi Metin KAÇAN’da metinler kaleme alıyordu. Şu an nerede yazıyor bilmiyorum ya da ne yapıyor ‘Ağır Roman’ gibi kült bir işe imza atması onun Türk yazın tarihine geçmesine yetmişti zaten ve gericilerin mizah dergisinde yazıyordu.

Hasılı velkelam şimdi yayında olan CAF CAF’da aynı kaderi paylaşacak galiba.

CAF CAF çıkınca dergiyi alıp baktığımda şaşırmıştım.Çünkü argo laflar rahatlıkla kullanılıyor, çizimlerde eskisi kadar islami hassasiyetler gözetilmiyordu.Aslında yeni nesil İslamcılarda böyleydi bir nevi . Tencere yuvarlanmış kapağınıda bulur derken malesef bu dergide aylıktan 3 aylığa doğru gidince eyvah ki eyvah ‘Bu da kapanacak galiba’
dedim .

Bu arada mizah dergilerinin serencamını zikrederken Niyazi Çöl’den de bahsetmek gerekiyor. Karakter sahibi çizgisiyle hemen farkedilen Çöl’de bu çileli yolun yolcularından birisi olarak Caf Caf’da çizmeye devam ediyor.

Dergiyi komple değerlendirmek gerekirse 15 köşeden ikisi üçü güzeldi daha doğrusu bana hitap ediyor ve güldürüyordu. Bu da kalite olarak yayın hayatına devam etmesine yeter diyordum.Fakat İslami camianın ilgisizligi bu dergininde 3 ayda bir çıkmasına sebeb oldu artık.

Belki kalite çok iyi olsa v.s denilebilir ama mizah dergisi okuyuculuğu da ayrı bir sınıftır. Sinema meraklıları ya da roman okuyucuları gibi. Bu yüzden galiba yola mizah sadece mizah yapmak için çıkmalı.Sol ya da Leman okuru kendi cemaatini meydana getirmiş gidiyor ve kendini yeni isimler yeni kalemlerle yeniledikçe yoluna devam edecektir. Fakat karikatürde Hasan BOCURGAT gibi şahsi bir dil ve yol haritası tutturanlar İslami camiada başarılı olurken ‘Dergi’ türünde karikatür çalışmaları bir türlü uzun soluklu olamadı.

Ekip kurmak yayına devam etmek çile doldurmak gibi bir şeydir.

CAF CAF ekibinin bu sabırlı yürüyüşleri için tebrik ediyorum.

Sanat ve sinema noktasında sıfır noktasında olan müslümanların eksi noktada olduğu mizah dergiciliği alanında tek başlarına temsil etmeleri ayrı bir olay.

Sırf bu yüzden takdir edilmeleri lazım ama ne yapalım kader işte.

“Sağırlar çarşısında gazel atma, körler çarşısında ayna satma” demiş Mevlana hazretleri.

CAF CAF ekibinin durumuda buna benziyor galiba.

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

GIRGIR, CINGAR,USTURA DERKEN GELDİK CAFCAF’A” için bir yorum

  • 09/01/2013 tarihinde, saat 13:14
    Permalink

    izmirde çıkan derginin adı “filit” ti..

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 7

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız