buy Instagram followers

GERÇEĞİN KALBİNE YOLCULUK-3 (Ödüllü Sinopsis)

hüvelbaki

 Mehmet Saim’i çağırır, o da gelmez. Camaat avluda Faik’in cenazesini kılar. Mehmet’in omzuna bir el dokunur. Mehmet adını bildiği sınıf arkadaşıyla ilk kez burada konuşur. Mustafa dindar bir gençtir. Beraber mezarlığa giderler. Mehmet “Hüvel-Baki” yazan levhayla ilgili sorular sorar. Mustafa’nın okuyup anlam

Mehmet Saim’i çağırır, o da gelmez. Camaat avluda Faik’in cenazesini kılar. Mehmet’in omzuna bir el dokunur. Mehmet adını bildiği sınıf arkadaşıyla ilk kez burada konuşur. Mustafa dindar bir gençtir. Beraber mezarlığa giderler. Mehmet “Hüvel-Baki” yazan levhayla ilgili sorular sorar. Mustafa’nın okuyup anlam vermesine şaşırır. Mustafa Osmanlıcanın iyi bir çalışmayla 2 haftada öğrenilebileceğini söyler. Levhayı Şehnaz adında bir kadın hattat yazmıştır. Mehmet akşam evde annesiyle hat levhası üzerine konuşur. Levhanın kime ait olduğunu ve nereden geldiğini ısrarla sorar. Anne levhanın dedesine (Baba tarafından) ait olduğunu söyler. 2-3 tane kitabının olduğunu ve vali dedesinin (Anne tarafından) Bu kitabı yazanlardan Said Nursi ile çok mücadele ettiğini, bu kitapları babasının bekçiye attırdığını söyler.
Mehmet arabasında güneş gözlüğü takmış, müzik dinleyerek gider. Bir radyo reklamında kanalları karıştırırken İslami bir kitabevi ilanı duyar. Araba ani bir virajla sağa sapar. Osmanlıca öğrenmek için kitap alır. Banyo yapar. Mehmet Mustafa’yla kantinde Osmanlıca çalışır. Mustafa iyi okuduğunu, sözlük almasını söyler. Mehmet’in kız arkadaşı gelir, şaşırır. Mehmet açıklamak ister. Kız gider. Mehmet evde Osmanlıca çalışırken Jale kitabı arkasından sessizce gelip, kapar. Balkona çıkıp aşağıdaki 4-5 arkadaşına atar. Mehmet Jale’ye tokat atar. İkisi kavga eder. Topluluk Osmanlıca kitabı karıştırır, hemen yere atıp hep bir ağızdan İstiklâl Marşı söylemeye başlarlar. Evde akşam anne Jale’nin Cemil’i çulsuz olduğu için yolladığını, şirketin ayakta kalması için Tarkan’la evlendirileceğini söyler. Mehmet, ‘don değiştirilir gibi sevgili mi değiştirilir!’ diye kızar.
Mustafa Mehmet’i evlerine davet eder. Mehmet sadece dedesinin bulabilirse kitaplarını bulup, inceleyeceğini söyler. Sevdiği kız akşama çıkalım der. Mehmet işim var deyince tartışırlar. Kız sebebini sorar, sende bi değişiklik var der. Mehmet kabul etmez. Mehmet evin bahçesinde yürürken Jale bir köpek saldırttırır. Evden Azra, Altuğ izlerler, gülerler. Mehmet ağaca tırmanır. Cep telefonuyla abisini arar. İtfaiye arabası siren çalarak gelir. Anne Jale’ye yalvarır. Köpek bahçede sağa-sola koşturmaktadır.
Jale evde hüngür hüngür ağlar. Tarkan’ın kendisini bıraktığını, Avrupa’ya gideceğini söyler. Anne hap ve su verir. Gizlice psikiyatrise telefon eder. Mehmed abisi Aykut’la ‘Jaleyi para kudurtuyo, bankadaki paralarını alalım, babamdan istese de alamaz’ der. Aykut kabul eder. Jale’ye sana Tarkan’ı getireceğim diyerek boş kağıda imza attırır. Baba Ankara’ya iş için gitmiştir. Mehmet evin camından Tarkan’ın döndüğünü görür. Abisine telefon eder. Abisi bankadaki paraları işimi yaparsan sana veririm dedi, bende yaptım. Para risksiz bizim der. Akşam yemek sonrası masada baba ekonomik durumlarının kötü olduğunu söyleyip işe yaramaz herifler diyerek hepsini fırçalar. Kamera Mehmet, Aykut, Jale ve Anneyi teker teker gösterir. Baba eliyle vali kayınpederinin fotoğrafını göstererek dedeniz bizzat amcama fabrikasını, ticarethanesini kurdurmuştur. Mehmet diğer dedesini sorar. Baba geçiştirir. Mehmet üstelemek ister, öfkeyle cevap verir. Aykut askere gidecektir. Mehmet ‘Hani adamımızı ayarladıydınız, askerden yırtacaktın?’ der. Aykut, ‘Şirketin durumu kötü, babam prim yapamıyor artık her yerde’der. Mehmet hat levhasına bakar. Faik’in konaktaki sorusunu hatırlar. Konağa arabayla gider. Bekçiye temkinlice kitapları sorar. Bekçi hemen açılır, günah olur diye atmayıp, sakladım satmaya niyet ettiysem de satamadım, der. Dedesinin şapka inkılabında asıldığını öğrenir. İki kitapla eve döner. Mehmet annesine asılan dedemizden bize neden bahsetmeyip unutturdunuz, der. Anne, babasının bunları duymaması gerektiğini, ekonomik kriz içinde olduklarını hatırlatır. Her evin tenceresinin dibinde kara vardır diyerek Mehmet’e dedesini kötüler. Mehmet kitapların adlarını sesli olarak yazar. (Bundan sonraki anlatılan bölümlerde Mehmet sesli okuyarak, çoğu zaman da birkaç defa tekrar ederek Osmanlıca metinleri, kelime anlamlarını okur.) Hubab. Sözlüğü karıştırır, sevgili. Bediüzzaman Said-i Nursi. İkinci kitabı yazar, Hüccetül İslam İmam Gazali. Hüccet. Delil. Mehmet Ali Aynî. Bir kağıt bulur. Okumaya başlamadan önce Aykut eve sarhoş girer. Askere gitmek istemez, banyoya sokarlar. Silah sesi gelir. Anne, Jale, Mehmet banyoya koşar. Aykut aynadaki görüntüsüne ateş etmiş, kahrol PKK diye bağırır. Bayılır. Hastanede baba gelir. Uçağa yetişmem lazım der, bir dakika durur gider.

(Devam edecek…)

………………………………………………..

(Bu sinopsis Esra filmin 1997 yılında düzenlediği sinema filmi sinopsis yarışmasında ikincilik ödülü almıştır.)

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 2

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız