GEÇMİŞE ELEŞTİRİ, HAKARET MESELESİ

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Bazılarında genelde geçmişe hakaret, bazılarında ise geçmişi yüceltme gibi bir görüntü oluyor. Bir tür ifrat-tefrit.  

Bu noktayı da iyi belirlemek gerekiyor bu yüzden.

Bizim geçmiş hakkında yaptığımız bütün eleştiriler, aslında bugün anlayabildiğimiz, hülasa edebildiğimiz, yapmamız, yönelmemiz gereken şeyler açısındandır. Bizatihi bir eleştiri değildir, yüzeyseldir. Mesela madem elinde herşeyin bilgisi (Kuran) var, neden soran, araştıran bir iman anlayışı değil de ezberci, bırakın araştırmayı Kuran’ı okumayan bir iman anlayışı gelişti? Ya da “Müslümanların liderliği” meselesi neden bin yıldır çözülemedi? Aslında herşey de biraz birbiriyle ilgili ve iş en sonunda biraz da kader. 

Mesele ise; bugün bütün bunların aşikar hale gelmesi ama öyle değilmiş gibi yapılması. İşte bu aynı şey değildir.

Geçmişi aşırı eleştirenler de biraz bundan dolayı aşırıya kaçıyor. 

Halbuki onlar icabında bu eleştirilerden kurtulabilir, bahaneleri vardır. Bugünkilerin ise onları izlemekten başka bahaneleri yok.

Ve bu bakımdan da birilerinin geçmişe hakaret düzeyinde eleştirileri, anakronizmden, egoizmden ve hakikati sabote etmekten başka bir şey olmuyor. Çünkü hakikati konuşuyorsan sende sakin akıl var demektir.  Yok, ağzına geleni söylüyorsan dediklerin de hikaye olmuş olur.       

………………………….

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 9

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız