ENDÜLÜSLÜ ÇOCUK

sene 1500 bilmem kaç
bir Müslüman, bir çocuk
bir Müdeccel bir Morisko
Belensiye sahillerinde..

denize doğru bakıyor
kaçamak gözlerle..
denize doğru bakıyor
kaçamak gözlerle..

içinde hayaller, içinde ufuk
önündekumdanbirkale
yüzünde belli belirsiz bir ciddiyet
derken bir gemi görüyor ileride
bir silüet..

ve doğruluyor hemen
heyecanla gülerek
gülümseyerek
"ama  içten içe"

babası mı, ne?..

yıkılıyor kale
yıkılıyor yürek
gözleri dimdik
bakıyor öyle..

sanki denizci o da; öteki kara
öylesine aç
sanki yiyecek

bakıyor ve bakıyor ve bakıyor
beklediği mi olacak?..
acaba?.. bu sefer?...

beklediği, o yıllar yılı kulağına fısıldanan, evet
o efsane denizciler mi
Osmanlı mı gelen?
Barbaros mu, Hızır mı?...

bakıyor ve bakıyor ve bakıyor
içinde ufuk kulağında rüzgar
denizi yarıyor hayaller
köpükler çıkararak
denizi yarıyor hayaller
köpükler çıkararak

bir çıksalar..

kaçıncı gemi bu, bu kaçıncı yolculuk?..
ey çocuk
içinde umut
yüreğinde dalgalar
Robenson Cruseo o..
Hayır, Don Kişot!
Hayır!!.. Hayy bin Yakzan!..

Kristof Kolomb?
Hayır, Tarık bin Ziyad!

Amerika’nın keşfinden daha mühimdi
kimse bilmez
Rönesans’tan Reform’dan çok daha önemli
kimse söz etmez
Endülüs'ün çöküşü
Andulus'un göçüsü
acep ne olurdu göçmeyeydi

geride bir tek Elhamra’nın duvarları kaldı
ve o yazı
La ğalibe illellah
La ğalibe illalah..

 

Morisko, Mağribli veya Moritanyalı anlamına gelmektedir. Endülüs’den geriye kalan son Müslüman kalesi Gırnata’nın 2 Ocak 1492 tarihinde düşmesinden kısa süre sonra, Hristiyanlar tarafından kullanılan bir kavram. Zorla isimleri değiştirilen, din değiştiren ya da din değiştirmiş gibi görünen Müslümanlar için.. Hristiyan krallık, yapılan antlaşmaya sadık kalmayıp, (Müslümanlar dinlerini devam ettirebileceklerdi) zorla hristiyanlaştırma politikası gütmüş ve -1609-1614 yılları arasında- moriskoların tümden İspanya’dan sürülmesine kadar geçen dönemde her türlü baskı zulüm ve işkence ile tarihin yüz karası bir döneme imza atmıştır.
Halen birkaç yüz bin moriskonun İspanya’da yaşadığı iddia edilmektedir.

Müdeccel kelimesi ise ‘Deccal’ kavramının da kökü olan ‘dcl’den mezîd mefûl isim kalıbındadır ve ‘Deccal’ın eline düşmüş’ şeklinde ifade edilebilecek anlam içermektedir. Osmanlı kaynaklarında genelde bu kelime kullanılmıştır, bahsi geçen dönemdeki Endülüslü Müslümanlar için..

Müdecceller Osmanlı Devletinden defalarca yardım talebinde bulunmuş, Osmanlılar ise gerek uzaklık, imkan, gerekse de başka sorunlar yüzünden sınırlı bir yardımda bulunabilmiştir.
Bu yardım genellikle gemilerle müdeccellerin Mağrib ülkelerine ya da diğer Osmanlı topraklarına nakli şeklinde cereyan etmiştir. Mesela Barbaros Hayrettin adıyla tanınan Hızır Reis, 1525′den Kaptan-ı Deryalığa getirildiği 1533′e kadar 70.000 müdecceli gemilerle İspanya’dan Kuzey Afrika’ya taşıdı.

Endülüs’ün son merkezi Gırnata’daki Elhamra Sarayı’nın duvarlarında “la ğalibe illallah” yazmaktadır. Yani Allah’tan başka üstün gelecek, galip yoktur.

Belensiye= Valensiya

Hayy bin Yakzan, Endülüslü filozof İbn-i Tüfeyl’in felsefi-romanının adı.
Bu roman, başta benzer bir konuyu ele alan Robinson Crusoe’nun yazarı Daniel Defoe olmak üzere birçok batılı sanatçı ve düşünürü etkilemiştir. Defoe’nin bu romanı adeta çaldığını iddia edenler de vardır.

Cervantes ise; İslami fikirler bulurlar diye engizisyondan korktuğu için, Don Kişot' un maceralarını, Seyyit Hamit bin Engeli adında (kendi uydurduğu bir isim) eski bir mağribli filozofun el yazması kitabından aşırdığını iddia etmek zorunda kalmıştır.

konu hakkında geniş bilgi için www.endulus.net

ENDÜLÜSLÜ ÇOCUK ŞİİR-KLİBİNİ İÇİN TIKLAYINIZ

hasanberk

1975 İstanbul doğumlu şair ve araştırmacı yazar.

ENDÜLÜSLÜ ÇOCUK” için 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 9

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız