EN BÜYÜK TEHLİKE: REYTİNGPERESTLİK

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Eskiden medya vardı ve gücü olan, parayı basan, toplumu şekillendirmek için yayınlar yapardı. Lakin bu açıkça dışarıdan bir yönlendirme olduğu için ona göre de insanın bir konumlanışı vardı. Ve bir ölçüde etkili olabilirdi bu.

Günümüzde ise şöyle bir terslik var. İnsanlar büyük bir reyting gördü mü birinde, bir videoda, bir yayında onu reel bir ilgi sanıyor. “İnsanlar buna ilgi gösteriyor, ben de göstermeliyim” algısı oluşuyor. Ayrıca herkes yayıncı bir nevi.. O yüzden de; ayrıca kendisi de böyle popüler olmaya çalışıyor. Bu ise acaip derecede yönlendirilebilirlik demek. Çünkü katlamalı bir etki ve içselleştirme sözkonusu..

Hasılı; birilerinin reytingini bir düğme şişirebiliyorsa -ki böyle bir gücün olduğunu düşünebilirsiniz gayet- o çok belirleyici olabilir. Elbette hevaların, akılların hemen yönelebileceği şeyler vardır, bunlar genelde yüzeysel şeylerdir. Fakat birilerinin bir şeyleri şişirmesi, bir şeyleri küçültmesi, yine de gayet olası ve gayet sonuçlar üretesidir. Mesela bir seminerde şu 200 milyon defa izlenmiş biliyor musunuz, şu 100 milyon defa izlenmiş biliyor musunuz diye trendler ve buna göre sonuçlar çıkarılması gereği şeklinde söylemlere muhatap oldum ve baktım izledim bu videoları, hiç normal gelmedi. Fakat normalleşir de bu.. Onun için reytingçiliği aşmak gerekiyor. Fakat kendi yayıncı olan nasıl aşacak meselesi de az değil.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 1

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız